Adem-i merkeziyetçiliğin, merkezi devletin idari ve siyasi erkinin azaltılarak yerel yönetim erkinin artırılması olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz...
Son süreçte genel siyasi erk ile yerel siyasi erkin görev paylaşımı konusunda çeşitli mütalaaları izlemli yorum…
Katıldığım ve katılmadığım yorumlar yok değil…
İşin ilginç yanı yorumu yapanların ana fikrinin yerel halkın özgürlüğünü savunmaları…
Yinede özgürce bu konuların tartışılması ve konuşulması çok güzel…
Benim yorumum ise, Salt adem-i merkeziyetçi bir siyasi ve idari yapının olması gerektiğini düşündüğüm gibi bazen de devletlerin konjonktürel süreçlerine göre merkezi yönetim erkinin güçlenmesi gerektiğini de inandığımı söyleyebilirim.
Tarih sayfalarını karıştırdığımızda, adem-i merkeziyetçi yönetim biçimine yabancı olmadığımızı rahatlıkla görebiliriz…
Osmanlı da İkinci meşrutiyetten sonra güçlenen adem-i merkeziyetçi devlet yönetim biçimi, günümüze kadar gelişmemiş ancak özellikle son yapılan 2004 ve 2005 yıllarındaki yerel yönetim yasaları yerel yönetimleri güçlendirmişti…
Yerel Yönetimler için son çıkan yasalar yeterli değilse de ülkenin bulunduğu siyasi süreci değerlendiren bazı üstatlar, adem-i merkeziyetçi bir siyasi yapının ülkeye büyük zarar vereceğini hatta parçalanmaya kadar gideceğini savunuyorlar…
Her zaman şunu unutmamamız gerekir değerli dostlar, demokrasiyi sindirmek güçlü bir yerel siyasi erkle olur…
Neticede gelişmiş toplumlar adem-i merkeziyetçi yönetim tarzını çok iyi bir şekilde uygulayabiliyorken biz niye uygulayamayalım…
Liberaller daha ileri giderek Kürt sorununun adem-i merkeziyetçi bir yapıyla sonlanacağına inanıyorlar…
Zaten sorunun başı orda, ne zaman yerel güçlenmeli diyorsak, karşımıza hep Kürt sorunu(kanaatimce hiçbir Kürt kökenli Türk vatandaşın sorunu yok) yüzünden merkezi yönetimin yerele vereceği yetkiler sınırlı kalıyor…
Keşke bu tarz endişeler olmasa da yerel erk mutlak güçlü bir siyasi yapıya kavuşsa…
Çünkü yerel yönetimler şu anki idari vesayet düzeni tepelerinde olduğu sürece hiçbir zaman güçlü bir yerel yönetim olamayacak…
Kısa bir örnek vereyim;
Yerel meclisin aldığı meclis kararlarını, 7 gün içinde mahallin en büyük mülkî idare amirine gönderildiğini biliyor muydunuz?
Bu mülki amirde idari vesayet hakkını kullanarak halkın seçtiği meclis üyelerinin aldığı kararları idari mahkemeye dava açarak denetlediğini biliyor muydunuz?
Şimdi gel de yerel özgürlükten bahset…
Eski yerel mevzuatta meclis kararlarını onama makamı mülki amirdi…
Gerisini siz düşünün…
Adem-i Merkeziyetçi siyasi düşünceden korkmayalım…
Adem-i Merkeziyet siyasi düşünce, özgürlük demek, demokrasi demek…
Dileğim, salt yerel siyasi erkin, bir gün, güzel ülkemde de uygulanabilmesi…