Kime sorduysam doyurucu bir yanıt alamadım.
Ağırlıklı görüş CHP listelerinin değişmeyeceği yönünde…
Kılıçdaroğlu'nun YSK tarafından adaylığı düşürülen Atilla Sertel'i yazmak dışında listeye müdahale etmeyeceğini söylüyorlar. Zaten bu görüş nedeniyle CHP'ye başvuran aday adayı sayısında 'tarihi' bir düşüş yaşandı.
Listenin değişmeyeceğine dair yaygın kanıya rağmen örgüt hareketli…
Kontenjanın düşürülmesi talebi Kılıçdaroğlu'na ulaştı.
Özellikle önseçimde kritik sıralarda olanların başını çektiği talep 6 olan kontenjan sayısının 4'e düşürülmesini öngörüyor. Topun ağzındaki isimlerse Zekeriya Temizel, Selin Sayek Böke ve Tuncay Özkan… Tabi ki Roman Mahallesi'nden yükselen çatlak sesler de Özcan Purçu'nun koltuğunu sallamaya çalışıyor.
Talep sahiplerinin sosyal medya üzerinden de yürüttükleri kampanyalarda kontenjanın düşürülmesinin İzmir için sağlıklı olacağı vurgulanıyor.
Onlara kocaman bir 'Günaydın' demek geliyor içimden…
Önseçimin hemen ardından bu konuda defalarca yazmış, çağrıda bulunmuş bir gazeteci olarak, o gün bu tabloya ses çıkarmayanların bugün akıllarının başlarına gelmiş olmasından memnunum tabi ki. Ama meseleye bakışlarında hala sorun var.
Bana sorarsanız İzmir'e 4 kontenjan bile fazladır.
Önseçime giren Kılıçdaroğlu'nu da kontenjan kabul ettiğimizde İzmir'de CHP listelerindeki 'ithal' sayısı 7'yi buluyor. Bu durum CHP'den aday olan vekillerle kentin kuracağı bağın önünde en büyük engel… Kaldı ki ithal vekillerin 6 aylık performansları bile yetti.
Zeynep Altıok Akatlı dışında kentle bağ kurma gayretinde olan yoktu aralarında…
Sonuçta diyeceğim odur ki Kemal Kılıçdaroğlu rakibin elini tepeden tırnağa değiştireceği ortamda aynı yanlışları yaparsa, sandıkta onu bekleyen yine hüsran olacaktır.
Listesinde çok önemli revizyonlar yapması beklenen AK Parti'de Binali Yıldırım'ı sahaya inişi bile sonuca yansıyacaktır.
Kaldı ki son süreci iyi yöneten, çok sürpriz oy almasını beklediğim CHP hem tabanının hem de kentin sesine kulak vermek durumundadır.
Kılıçdaroğlu'nun önünde iki seçenek var.
Ya kontenjan sayısını azaltacak.
Ya kontenjanları yerlileştirecek.

Kentin yapısı/dokusuna uygun isimlerle sahaya inecek…
Yani listelerde sadece CHP üyelerini değil seçmenlerini de düşünecek.
Üyelerle seçmenler aynı değil mi diyeceksiniz haliyle…
Olmadığını biliyoruz.
En azından dikey-yatay açmazı var.
Konak en bariz örneği…
Üye ağırlığı Gültepe-Kadifekale aksında…
Oy/seçmen Alsancak-Güzelyalı…
Önseçimde de sorun buydu esasen…
Vekil adayları belirli bir yapıyı yansıttı. Ama seçmen listelerde çoğunlukla kendini göremedi. Bu söylediğim birinci bölgede daha yoğun yaşandı tabi ki. İkinci bölgede nispeten daha sağlıklı sonuç vardı.
CHP liderinden beklenen 14 yıldır CHP'yi sırtında taşıyan kentin seçmenlerini de gözetmesi…
-Efendim ulusalcı da var listede Kemalist de… Daha ne istiyorsunuz?
-İzmirli yok, İzmirli… Mesele bu.

*
MHP'de değişiklik 3.sıralardan itibaren var.
Teşkilatın ilk ikilerin yani seçilmişlerin değişmemesi noktasında bir tavrı var. Üçlerden sonra bazı rötuşlar olabilir.

*
AK Parti'de ise başta Binali Yıldırım olmak üzere listede çok sağlam operasyon bekleniyor.
Orman ve Su Bakanı Eroğlu'nun ikinci bölgeye hatta Afyon'a kaydırılabileceği…
Necip Kalkan ve İbrahim Ethem Yorulmaz
gibi yerel seçimde kaybetseler de performanslarıyla göz dolduran isimlerin ödüllendirilebileceği…
Atilla Kaya ve Aydın Şengül'ün daha iyi bir yerden kendilerine yer bulabileceği…
Konak siyasetinin önemli simalarından Fevzi Bayram'ın HDP'ye karşı set olma noktasında çok iddialı olduğu…
Hatta başvuru yapmamış olsa bile İlknur Denizli'nin yeniden sahaya sürülebileceği…
Ve iş dünyasından bazı sürpriz isimlerin listelerde yer bulabileceği konuşuluyor.
Yani konuşulanlara bakarsak, Almanya'dan, Tunceli'den, Ağrı'dan transfer hatasına bu kez düşmeyecek AK Parti…
Daha İzmirli bir kadroyla deneyecek şansını…
Tabi ki AK Parti için sağlıklı bir değerlendirme için 12 Eylül'ü yani kongreyi de görmek lazım. Kongrede ortaya çıkan fotoğraf listelere dair sağlıklı ipucu verecektir bizlere.