Cumhur BULUT
Şehirlerin ruhu… Buca, Menemen, Konak ve …
9 Ağustos 2022 Salı

Ümit Yaldız’a…

 

Ana rahmine benzer yaşadığımız şehirler…

Bizi biz eden, bizi büyüten ne varsa, bizi büyütenleri de büyüten ne sayılıyorsa hepsi şehirlerin içinde; hepsi onda mefruş.

Hem de öyle bir ahenkli birgüzelliğe sahiptir ki şehirler sevgili yüzü ancak bu kadar güzeldir.

O yüzden şehir sevmek kız sevmek gibidir, yüreğini titretir, dizlerinin bağını çözer adamın… Vazgeçilmez bir tutkudur.  Dermanı olmayan dert ve şifası olmayan hastalık gibidir…

Öyle görünür ki şehir adama, aşağıdaki dizeler gibi coşturur şairi…

“Bu şehr-i İzmir ki bimisl ü behâdır

Bir sengine yek pâre Yunan mülkü fedadır”(1)

Feda etmeyen de zaten utanır zaten…

Evet ruhu vardır şehirlerin, kucağında büyüttüğü insanlara sirayet eden, üflenen bir ruh…

Hatta hatırlarsınız bir keresinde İzmir için şu satırları kullanmıştım;

Şehirlerle insanlar arasında birbirini sımsıkı saran, çok derin ve de kuvvetli bağlar olduğunu bilirim. Fakat, “Şehirler mi insanları var eder, yoksa insanlar mı şehirleri?” sorusunun cevabını bir türlü bulamadım.(2)

***

Yıllar önce Amin Maloof’un meşhur romanlarından “Semerkand” a başlamıştım. Okuyamadım. Kitabın ortasına bile gelemedim. Kızdım bıraktım, bir daha da elime almadım. Kötü roman mıydı? Amin yazamamış mıydı? Elbette hayır!

Kızdım! Çünkü Semerkand’ı Asya’nın Türklüğün parlayan yıldızı Semerkand’ı romanına isim yapan, konu eden bizden biri olmalıydı. Ben olmalıydım, sen olmalıydın…

Irkçılık mı bu sizce?... Yok, hemen “evet” demeyin lütfen. Semerkand ile ilgili bir roman yazılacaksa eğer, tarihi veya güncel, bunu biz yazmalıydık…

Ha İzmir, ha İstanbul, Ankara, Yozgat, Muğla, Bursa veya Konya, ile ilgili bir roman bunu biz yazmalıyız. Buradaki “biz”i n’olur hepimiz olarak anlayın.

Olmuyor ama yazamıyoruz. Neden? Şehirlerimizle bağlarımız kopuk da o yüzden!

Siz bakmayın her tatil fırsatında akın akın köyümüze kaçıp yolları doldurduğumuza, küçük anı tazelemeleri, aile büyüklerinin çekim gücü ya da ne bileyim adet yerini bulsun düşüncesi sadece…

Dedim ya şehir sevmek başka, hem de çok başka.

***

Bir İzmir romanı… neden olmasın? Olur olur da bu şehri tutkuyla seven kaç kalem, kaç kişi vardır ki? Kalemine İzmir’in ruhunu aktaracak, kaç kişi…

Evet, şehirlerin ruhu insana sirayet etmiyor artık. Çağımızın hastalıkları sebebiyle diyelim biz buna… Ne yapsın insan. Bir koşuşturmacanın içinde savrulup gidiyor. Şehrin bütün mekanları bir taş, bir kaos yığını onun için. Geçim sıkıntısı, var olma savaşı ve gelecek kaygısı insanla mana arasındaki en büyük engel.

Bu engelleri aşıp da şehre, mekâna ve zamana gönül gözüyle bakmak çok zor…

Bu sebeple kayboluyor şehirler, ölüyor şehirlerin ruhu… İnsan ölüyor aslında, insan taş ile toprak arasında yeniden doğacağına, her dem sıkışıyor, yok oluyor. (3)

***

Keşke durdurabilsek bu ölümü. Kendimizi ve şehirlerimizi kurtarabilsek…

İşte İzmir’de ölümden kurtarmamız gereken birkaç yer size…

Buca, Konak, Menemen… Siz buna Selçuk’u, Tire’yi ve Bergama’yı hatta başkalarını da ekleyebilirsiniz.

Ben önce Buca diyorum… Kaybettiğimiz, kalıntılarıyla yani yıkıp geçtiklerimizden sonra arda kalanlarla bile yetineceğimiz Buca, eski evleri, eski sokakları ve gelenekleri ile hala hayatta olduğunu söyleyen bir ilçemizdir. Bugün tüm güzel özellikleri hiçe sayılarak ruhundan uzaklaştırılmış olsa da sanki bir tutsak ellerinden, bir uzansak şöyle yeniden kendini bulacakmış gibidir Buca…

Menemen mi? Orada biraz duralım belki de İzmir’in en eski Türk şehirlerinden biridir Menemen. Tabii ki biz Foça’ya, Çanakkale’ye ya da ne bileyim Ayvalık’a giderken yol üstünde bile durmadığımız bu şehre hiç bizimdir diye bakmıyoruz ki!

Biliyorum, çünkü habersiziz Menemen’den… Oysa Menemen bin yıldır bizim olandır, bizden olandır. Bize ruhundan üfleyen beldelerden biridir. Gitmediyseniz, gidin, Taş Han’ı, beş yüz yılı aşkın camilerini, türbelerini, eski sokaklarını ve o sokaklarda; “ben buradayım, şahidim bütün olan bitene” diyerek efelenen eski evlerini bir görün.

Ve Konak… Baştan başa tarih, baştan başa mana… Kemeraltı, Agora, Kadifekale… Basmane, Alsancak… Tabii ki diğer ilçelerimize olan ilgisizlik, boş vermişlik ve gaddarlık Konak’ın da ruhunu hançerliyor…

Gidin derim, gidin Basmane’den Agora’dan doğru çıkın Kadifekale’ye de İzmir’i görün…Eski yaşanmışlıkları, tarihin bırakın fısıldamayı, kulaklarınızı sağır edercesine haykırdıklarını bir dinleyin. (fakat şimdilerde sakın tek başınıza gitmeyin, Allah muhafaza. Yazık ediyoruz yazık!!!).

Diğer ilçelerimiz, köylerimiz, mahallelerimiz farklı mı sizce!

Şehirlerimiz ölüyor, şehirlerimizin ruhu ölüyor, aslında biz ölüyoruz.

Şehirlerimizin ruhunu yaşatamazsak bizden sonrakileri de biz öldürüyoruz…

DİP NOTLAR:

1) Şair Nedim’in İstanbul için yazdığı şiiri bilirsiniz. İşte o şiiri değiştirdim. Kötü mü ettim?

2) https://www.egedesonsoz.com/yazar/baslik/15101 Aşkın ve İstiklalin Zaferi yazımızı hatırlarsınız…

3) Hacı Bayram Veli Hz.’nin muhteşem şiiridir. Şehir ve İnsan ilişkisini çok veciz bir şekilde anlatır. Gerçi şiir tasavvufi manada başka anlamlar da içerir ama…

 

“Çalabım bir şâr yaratmış iki cihânâresinde

Bakıcakdidâr görünür ol şârınkanâresinde

Nagehan ol şâra vardım ol şârı yapılır gördüm

Ben dahi bile yapıldım taş u toprak âresinde”

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 10 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Az Bilmiş 24 Ağustos 2022 Çarşamba 13:53

Sayın BULUT, okudum, beğendim, güzel bir yazı olmuş. (Fakat, “Şehirler mi insanları var eder, yoksa insanlar mı şehirleri?” sorusunun cevabını bir türlü bulamadım.2) Benim fikrim her ikisi de diyorum. El eli yıkar el yüzü yıkar. İşte her 5 yılda halk önüne gelen sandıkta ŞEHRİEMİN seçtiği için, yerel yönetimler bizim işimiz. Demokrasilerde halk doğru adrese oy verirse hizmetleri zamanında yapılır. Aynı gömlek iliklemek gibi. İlk düğme yanlış iliklersen 5 yıl çöpe gider. Şimdi olduğu gibi.

Yorumu oyla      0      0  
Kemal 12 Ağustos 2022 Cuma 08:12

Hem Milli hemde Dini duygularımızı harekete geçiren bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık.

Yorumu oyla      0      2  
Bülent Işık 11 Ağustos 2022 Perşembe 22:45

Ilçelerimiz, köylerimiz, mahallelerimiz farklı mı sizce demiş ama köyler mahalle yapıldı.

Yorumu oyla      1      0  
Ümit Yaldız 11 Ağustos 2022 Perşembe 17:10

Öğreten, düşündüren ve kenti hissetmemizi sağlayan yazı için Cumhur Bulut kardeşime teşekkürler.

Yorumu oyla      0      0  
şeraFettin ZEYREK 10 Ağustos 2022 Çarşamba 20:48

eh ilk defa solu ve solcuları eleştirmeden güzel bir yazı yazmışsın. kutlarım.

Yorumu oyla      0      0  
Kegen Bey 10 Ağustos 2022 Çarşamba 16:49

Hiç bir Türkçü yabancılarla vatanını paylaşmaz. Cumhur gibi derin bir bilgi deryası olan adam. bu konuda hiç taviz vermez. Oğuz sen fitneyi bu şekilde değil de şöyle yap. AKP ile aynı fikirde olmadıkları yönünden git daha karlı çıkarsın

Yorumu oyla      0      3  
Oğuz Kaan 10 Ağustos 2022 Çarşamba 15:12

Güzel İzmirimizin en büyük sorunlarından birisi de sığınmacılar ve yurda kaçak giren yabancılar. Cumhur bey bu konuda pek sevdiği Tunç Soyer ile aynı düşüncede olduğu için bu konuları hiç gündeme getirmiyor.

Yorumu oyla      2      2  
Yazık oluyor 10 Ağustos 2022 Çarşamba 14:52

Aliağa, gemi?

Yorumu oyla      1      0  
Mehmet Gülgör 9 Ağustos 2022 Salı 18:04

Kalemine sağlık.Şehirler de insanlarla birlikte ruhsuzlaşıyor. Herkes kendisi gibi düşünsün egosu ile şişinen tipler maalesef anlamaz sizi. Hatta bu ne ya bile derler.Ama siz bu yolda yürüyün bence.Herkese mesajınız olsun. Zaten öbür türlüsünü herkes yapıyor.Hoşça kal kardeşim.

Yorumu oyla      1      3  
Remzi Taktakoğlu 9 Ağustos 2022 Salı 17:49

Urla''yı da unutmamak gerek.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Kırkağaç’ın tarihsel ve kültürel birikimi
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Komşuda kadın
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
42 yaşında Azrail’e iki çalım attı!
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İzmir bir Avrupa şehridir vesselam!
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Ekinoks Kardeşliği
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Krizin nedenleri
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Perşembenin gelişi…
Filiz SEZER
Filiz SEZER
Mutluluk Diktatörlüğü
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Demokrasi de…
Dr. Hakan Tartan
Dr. Hakan Tartan
Ufak ufak deliriyoruz; amma…
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva