Mehmet KARABEL
Diyanet Reisi Z Kuşağı'nı nasıl keşfetti?
30 Haziran 2021 Çarşamba

Günün sözü:

“Genç nesille iletişim kurabilmenin yollarını bulmakta acele etmeliyiz!”

Saatli Marif Takvimi’nden değil…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin…

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’tan…

***

Dört yıldır o ruhani koltukta oturan…

Elinde kılıç…

Ayasofya’da ilk hutbeyi okurken…

“Bizim inancımızda vakıf malı, dokunulmazdır, dokunanı yakar; vakfedenin şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar!” dedikten sonra…

“Mustafa Kemal Atatürk'e lanet okuyor” diye eleştirilen…

Prof. Erbaş’in elindeki kılıç ise…

Osmanlı’dan kalan bir gelenek…

Bi’de mesajı var o kılıcın…

Eğer imam…

Kılıcı sağ eline alırsa “kullanma” niyetinde olduğu…

Ve düşmanı…

(O düşman kimse artık…)

Korkutmayı amaçlıyor…

Normal hutbelerde ise…

Kılıç sol ele alınıyor…

***

Başka, başka?

Mesela, ne hikmetse…

30 Ağustos’ta Zafer’den ve vatan bütünlüğünden bahsedilirken…

Zafer’in kahramanı…

Cumhuriyet’in kurucusu Atatürk’ün adı bile anılmıyor…

Koskoca Diyanet Makamı’nın başındaki

Prof. Dr. Erbaş’ın…

Ata’nın “yasaklı” halinden haberinin olmaması mümkün mü?

***

Bütün bunlar olağan bi’şekilde yaşanırken…

Diyanet İşleri Başkanı…

Neden durup dururken…

Şöyle dedi:

“Çağı dikkate almadan, eleştirilere kulak vermeden, farklı fikirleri görmeden gençlerle diyalog kurabilme çabaları sonuç vermez!”

***

Aslında zor değil, bilmeceyi çözmek…

Ama…

Biz yine de “bilmece çözermiş” gibi yürüyelim…

Diyor ki, sayın Diyanet Reisi:

“Son yıllardaki (Z Kuşağı) ifadesi hepimizi ilgilendiriyor… Onlarla iletişim kurabilmemiz için ona göre bir üslup, ona göre bir yaklaşım tarzı belirlememiz gerekiyor…”

***

Demek ki…

“Millet İttifakı”nın erken ya da zamanında yapılacak…

Bir seçimde…

Neden umutlarının bir kısmını “Z Kuşağı”na bağladığını…

“Cumhur İttifakı” da sonunda keşfetmiş olacak ki…

Diyanet gibi bir makam…

(Sanki içlerine doğmuş gibi…)

İlk kez…

“Z Kuşağı”nı kastederek…

Onlarla iletişim kurmak zorundayız diyerek, “sıkıntı”yı dile getiriyor…

İyi de…

Diyanet, neden daha önce “Z Kuşağı”nı başrole taşımadı?

Cevap veriyorum…

Büyük olasılıkla “Z Kuşağı”nı tanımıyorlardı ya da…

“Bunları hoş tutalım; ne yapacakları belli olmaz!” dediler…

***

Şu “Z Kuşağı”nı büyüteç altına alalım…

1997–2012 yılları arasında doğanlar bu takımı oluşturuyor…

Ha’di dediğinizde sandığa gidecek olanlarının sayısı…

Altı milyondan aşağı değil…

***

Bu çocukları ilk keşfeden siyasetçi Muharrem İnce…

Özellikleri ilginç…

Bireysel davranmak O’nların yaşam biçimi…

En küçük gelişmeyi bile sorguluyorlar…

En önemi ayrıcalıkları…

İnternet üstünden sosyalleşmedeki müthiş yetenekleri…

Bilgiye o kadar çabuk ulaşıyorlar ki…

İster istemez…

Her şeyden çok çabuk sıkılıyorlar…

Aslında…

Herkesin alkış tuttuğu bi’özellikleri daha var…

İstisnasız hepsi…

Anti-otoriter tiplerden oluşuyor…

***

Cumhur İttifakı’nı oluşturan kanat…

Daha düne kadar…

Bi’gıdım olsun “Z Kuşağı”ndan söz etti mi?

Hayır…

O zaman, neden Diyanet İşleri Başkanı…

O kuşağı kastederek…

(Belki de Z Kuşağı dememek için…)

“Genç nesille iletişimde acele etmeliyiz!” dedi…?

Ardından…

“Z Kuşağı’nı sevelim, sevilelim” itirafı geldi…

Diyanet Reisi Prof. Erbaş’ın şu sözleri…

Biliniz ki…

Yarın…

Belki yarından da yakın…

Türkiye’nin “siyaset arenası”nda manşet olacak:

“Son yıllarda ‘Z kuşağı’ ifadesi hepimizi ilgilendiriyor... Çocukluğumuzdaki anlayışla, 2000 sonrasındakilerin yetişme çağı ve gördükleri çok farklı... Onlarla iletişim kurabilmemiz için ona göre bir üslup, ona göre bir yaklaşım tarzı belirlememiz gerekiyor... Özgürlüğüne düşkün, hayatına müdahaleden hoşlanmayan bu kuşak, şeffaflık bekliyor…”

***

Diyanet’in Başkanı…

İlk kez, kendilerinden bahsettiği “Z Kuşağı”nı keşfetmenin…

Tadını çıkarırcasına…

Üstüne basa basa…

Sözlerini şöyle noktalıyor:

“Yargılamadan, etiketlemeden, gençlerimizin fikirlerini, düşüncelerini, ideallerini, hayallerini dinlememiz gerekiyor... Yetişkinler olarak planlarımızı yeni nesilleri kuşatacak şekilde genişletmek durumundayız... İstiyoruz ki, gençlerimiz iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, faydalıyı zararlıdan ayırt edebilsin!”

***

İyi de…

Herkesin yanına çekmeğe çalıştığı…

O meşhur “Z Kuşağı” sormaz mı sayın Diyanet Reisi’ne…

Şarkılardaki gibi:

“Daha önceleri nerelerdeydiniz?”

Nokta…

Sonsöz: “Her yerde olmak gibi bir duan varsa, gönüllere gir; çünkü sevenler, sevdiklerini gönüllerinde taşırlar… / Hz. Mevlana…

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Tayfun MARO
Tayfun MARO
İzmir’in sosyal demokratları
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Veda zamanı!
Dr. Hakan Tartan
Dr. Hakan Tartan
Tasarruf öyle olmaz; böyle olur!
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Asıl sorun Arapça tabelalar mı?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Pâyidar… Son Balo…
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Hayvancılıkta neden geriledik?
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
Toptan ve perakende anılar…
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Bir portre Recai Acar...
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Bir başkadır Göztepe sevgisi
Oytun NALBANTOĞLU
Oytun NALBANTOĞLU
Şampiyon Göztepe!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA EGE'DE SON SÖZ
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva