Yüksek Öğrenim Kurulu, aldığı bir kararla, yıllık öğrenimini yedi yılda bitiremeyen öğrencilerden öğrenim katkı payının alınmasına karar vermiş. Geçen yılın üçüncü çeyreğinde, YÖK öğrencilerin ne zaman dilerse o zaman eğitimini bitirebilir(Yani sonsuz haklı bir öğrenim) kararı almıştı. Ayrıca ücretlerin kaldırılmasına da ön ayak olarak, Bakanlar Kurulu, harçları, katkı paylarını kaldırmıştı. YÖK ilave bir hata yaparak da bütünleme sınavları getirerek öğrencilerin derse devamını, pratikte kaldırdı.
Ben halen İstanbul Ticaret Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde ders veriyorum. Bu öğrenim yılında devamda bir düşüş gözlüyorum. Öğrencilerimin vize ve bitirme sınavlarında genel bir isteksizlik mevcut.

YÖK, öğrenimi, süresiz, ücretsiz ve de devama bağlı olmaksızın bitirebilir hale getirdiği için , öğrencilerin bir kısmının 'eylemci olması yolunu açtı'.Ülkeyi istikrarsızlığa sokmak isteyen guruplar öğrenci kitlesinin sadece yüzde birini maaşa bağlayıp onları meydanlara sürmesi kafi. Binlerce adı öğrenci ama profesyonel eylemci sokaklarda eylem ve gösteri yapabilir.

Doğru olan Yüksek Öğrenimin ücretli olmasıdır. İsteyen her öğrenci, sebep göstermeksizin bir borç senedi imzalayarak öğreniminin ilerde hayata atıldığında taksit taksit ödeyebilmelidir. Öğrenci bir yükümlülük altında olduğunu hissetmeli, ileriye ait plan yapabilmelidir. Borçlandırılarak yapacağı öğrenim ona sorumluluk almasını ve verimli olma alışkanlığı verecektir. Öğrenci bu durumda dilediği kadar(altı yıl ile sınırlı )ders alıp mezun olabilir. Ayrıca öğrenci paralel geçişle dal değiştirebilmelidir.

Bizim yüksek öğrenim bir sınav ile başlayabildiğinden çocuğun mezun olduğu okul önem taşımamalıdır. Öğrenci, ben sınavı verirsem istediğim dal dan mezun olabilirim dediğinde , yani önü kesilmediğinde daha bilinçli bir öğrenim programlaması yapabilir. Tercihinde yanılmış ise onu düzeltebilir.

YÖK aldığı kararla yaptığı yanlışın bir kısmından dönmüş oldu. Ümit ederim ki yanlışın diğer kısmından da döner.