Metehan UD/ EGEDESONSÖZ - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, tartışma yaratacak yeni bir karara daha imza attı.

Bakanlık, doğal SİT statüsündeki Türkiye’nin ilk ve tek joeparkı Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı’nın yanı başında açılmak istenen manyezit ocağı ile çevresel etki değerlendirme süreci başlattığını duyurdu.

Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan Proje Tanıtım Dosyası'na göre, Ankara merkezli ruhsat sahibi Supra Maden Enerji Ltd. Şti. tarafından Manisa'nın Kula ilçesine bağlı Kalınharman Mahallesi sınırlarında "Manyezit Ocağı, Kırma-Eleme, Yıkama, Kurutma ve Zenginleştirme Tesisi" kurulması planlanıyor.

PATLATMA YÖNTEMİ
Toplam 532,55 hektarlık ruhsat sahasında gerçekleştirilecek projenin ÇED alanı 24,38 hektar olarak belirlendi. Tesiste yıllık 395 bin ton manyezit üretimi hedeflenirken, cevherin yüzeyde bulunması nedeniyle açık işletme yöntemi uygulanacak. Cevherin iş makineleriyle sökülemeyecek sertlikte olması halinde ise delme ve patlatma yöntemine başvurulacak.



MAHALLEYE 200 METRE
Dosyada, proje alanındaki Poligon-1 bölgesinin en yakın yerleşim birimi olan Kalınharman Mahallesi'ndeki konutlara yaklaşık 200 metre uzaklıkta bulunduğu belirtildi. Projenin yatırım bedeli ise 9 milyon 500 bin TL olarak öngörüldü.

OLUMSUZ ETKİ VURGUSU
Proje Tanıtım Dosyası'nda üretim sürecinin çevre üzerinde bazı olumsuz etkiler yaratacağına da dikkat çekildi. Raporda, faaliyetler nedeniyle toz ve gürültü oluşacağı, fauna üzerinde yer değiştirme baskısı meydana gelebileceği, ayrıca sıvı ve katı atık oluşumunun söz konusu olacağı ifade edildi.

ORMAN VE TARIM ARAZİSİ
Öte yandan maden sahasının, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda orman ve tarım arazisi içerisinde kaldığı bilgisi de dosyada yer aldı. Öte yandan proje sahasının yanı başından Gediz Nehri de geçiyor.



KULA SALİHLİ JEOPARKI HAKKINDA
Kula-Salihli Jeoparkı sahası doğal, jeolojik, kültürel ve arkeolojik zenginliğinden dolayı antik dönemlerden günümüze dek pek çok seyyahın ve araştırmacının ilgisini çekmiş ve eserlerine konu olmuştur. Keppel (1830), Hamilton ve Strictland (1841), Texier (1862), Bresh ve Premerstein (1891), Washington (1900), Philippson (1914) bunlardan yalnızca bazılarıdır. Kula ve çevresinde peribacalarından karstik mağaralara, kanyonlardan volkan konilerine pek çok doğal miras bulunur. Üstün nitelikli jeolojik ve jeomorfolojik mirasın yanı sıra Kula, çok iyi korunmuş Osmanlı kent mimarisiyle zengin bir tarihi ve kültürel mirasa sahiptir.

Prehistorik insan ayak izleri ile birlikte tüm volkanik yapı ve şekiller ulusal ve uluslararası düzeyde bilimsel, kültürel, rekreasyonal ve turistik amaçlara hizmet edebilecek değerde doğal ve kültürel unsurlardır.

Kula Belediye Başkanı Hüseyin Tosun da sempozyuma ellerinden gelen desteği vererek, uluslararası yer bilimleri alanında, Türkiye`nin ve Kula-Salihli Jeoparkı`nın tanınırlığını en üst seviyeye çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.

Kula-Salihli Jeoparkı sahası Paleozoik yaşlı metamorfik kayaçlardan (şist, gnays, serpantinit) prehistorik volkanik püskürmelere dek yer kürenin 200 milyon yıllık geçmişine ışık tutan zengin bir jeolojik çeşitliliğe (geodiversity) sahiptir.

Kula-Salihli Jeoparkı sahasının oluşumunda tektonik faaliyetler geniş yer tutar. Kula-Salihli Jeoparkı'nın içerisinde bulunduğu Ege bölgesi kıtasal çarpışma ve dalma batma süreçlerinin kontrolü altında dünyanın tektonik (depremler, volkanlar) bakımından en aktif sahalarından birisidir.

Kula'da günümüzden kabaca bir milyon yıl önce başlayan volkanik faaliyetler üç ana püskürme döneminin ardından nihayet günümüzden yaklaşık 10 bin yıl önce son patlamalarıyla Türkiye'nin en genç geniş ölçekli volkan topoğrafyalarından birini oluşturmuşlardır.

Kula'nın Jeopark ilan edilme sürecinin 10 yıllık bir geçmişi vardır. Bu süreçte çeşitli araştırmacılarca pek çok değerli eser ortaya koyulmuş olsa da planlama hataları ve tecrübe yetersizliği nedeniyle bu girişimlerin tamamı sonuçsuz kalmıştır. 2011 yılında Kula Belediyesi himayesinde ve Jeopark uzmanı Dr. Erdal Gümüş koordinatörlüğünde hayata geçirilen “Kula Volkanik Jeoparkı Avrupa Jeoparklar Ağı Başvuru Eylem Planı 2012” inisiyatifi neticesinde nihayet 4 Eylül 2013 tarihinde Kula Volkanik Jeoparkı Türkiye'nin ve Avrupa'nın ilk ve tek UNESCO Jeoparklar Ağı üyesi ilan edilmiştir

Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı Koordinatörü ve Akdeniz Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncer Demir, sempozyumun, jeoparkın tanıtımı açısından eşsiz bir fırsat olduğuna dikkati çekti.

Aydın'da uyuşturucu operasyonu: 4 tutuklama
Aydın'da uyuşturucu operasyonu: 4 tutuklama
İçeriği Görüntüle

Turistik amaçla ziyarete gelenlere doğada yürüyüş fırsatı sunan 2 bin 320 kilometrekarelik jeopark, yer bilimcilere de bilimsel çalışma yapma olanağı sağlıyor.

Jeoparkta volkan konileri ve sönmüş lav kalıntılarını inceleyen öğrenciler ve bilim insanları, bölgeden taş örnekleri de toplayabiliyor.