Aslında bu konu ilgili fikirlerimi uzun süreden beri gündeme getirmek istiyordum. ’¶

Vadeli İşlem ve Obsiyon Borsası ile ilgili olarak ’“İzmir’’in mi?, İstanbul’’un mu?’” şeklinde tartışmalar devam ederken VOB yetkililerinin 5. yıl pastasını istanbul’’da düzenledikleri görkemli bir tören ile kesmesi herkesi şaşırttı.
İzmir’’de doğan İzmir’’de gelişen ve holdingleşen çok sayıda firmayı İstanbul’’a kaptırmış durumdayız. Bunun yanııra İzmir’’in birçok değerini de İstanbul’’a altın tepsi de sunduk’…Bununla da kalmadık..Çok sayıda kendini yetiştirmiş nitelikli üst düzey yönetici, gazeteci, bürokrat ve siyasetçiyi de İstanbul’’a gönderdik.
Her zaman söylenir’…İzmir Türkiye’’nin 3’’üncü büyük kenti olmasına rağmen hala taşra özelliğini taşımaktan kurtulamamıştır’…Peki sizce bunun sorumlusu kim’…Neden bize ait olanları kaptırıyoruz sizce’…Çünkü elimizdekilerin kıymetini bilemiyoruz’…Bu konular gündeme geldiğinde ilgisiz, tepkisiz kalıyoruz’…Ta ki elimizden uçup gidinceye kadar.
İzmir Vadeli İşlemler Borsası’’nın İstanbul’’a taşınmak istenmesi ile ilgili söylentiler ile başlayan tartışmalara İMKB Başkanı Hüseyin Erkan son noktayı koydu. Belirli zaman aralıklarında bu olayın bazı çevrelerce politize edildiğini savunan Erkan , ’“VOB, İzmir’’in borsasıdir. İMKB’’nin bunu bir yere taşıma niyeti yoktur’” demişti.
Peki tartışmaların başlangıç noktasındaki İMKB’’nin en yetkili ağzından bu sözcükler dökülürken, bu tartışmalar alevlendiğinde İzmir’’de kıyameti koparan VOB yetkililerinin İzmirliye ait olduğunu iddia ettikleri borsanın 5. kuruluş yıldönümü törenlerini İstanbul’’a taşımaları siz ce ne kadar doğru...