Artık dayanamıyorum, yazacağım arkadaş, tutmayın beni yazacağım. AKP'liler darılacakmış, CHP'liler kızacakmış vız gelir! Getirin eser-i cedit kağıtlarını ahan da yazıyorum. Okuyanlara mübarek olsun, okumayanların vay haline, …
Kitabımı kıraat edenler bilir, daha önce de yazmış, 'Türkiye Dünya'nın Merkezi' demiştim, Evet gerçekten de öyle. İnanmayan Ülker'in Kola Turka' sının Arap ülkelerindeki pazar payına baksın.
Ne alakası var şimdi bir meşrubat ile bunun diyeceksiniz, okuyun da görün diyorum ben de…
'Türk-Turca' isminin 'marka' değeri Balkanlardan Afrika'ya, oradan Türkistan'a kadar çok yüksek seviyede. Adı geçen mamülün sadece ismiyle kazandığı satış rakamları şaşılacak düzeyde. Sırf bu ad, sırf bu marka bölgenin tek geçerli şifresi!
Düşünsenize, son bir yıl içinde bizim elimizin değmediği hiçbir ihtilal, hiçbir nümayiş ve hiçbir hükümet değişikliği gerçekleşmedi coğrafyamızda. Nasıl olduğunu anlayamadım ama her yerde biz ve her yerde bizim elimiz var vesselam…
Eee büyük devlet olmak kolay değil tabii. Yüzlerce yıldır 'etki ve ilgi alanımızda' bu ülkeler.Ben diyeyim üç yüz siz deyin beş yüz yıl Türk Korumasında kaldılar. Kültürümüzden; dilimizden, müziğimizden ve algımızdan etkilendiler... Sonra Cola Turca içip, aşk entrika ve ihanet konulu dizilerimizi izlediler…
Elbette bunlar olunca doğal olarak çevrenizdeki ülkelere müdahil oluyor, içişlerine karışıyorsunuz… Çok masum hareketler bunlar. (diyeceksiniz).
Mısır deyip geçmeyin mirim, geçerli müzik Türk Müziğidir orada… Yani Mısır adam-akıllı etkisinde kalmıştır Türk sanatlarının. Ya Libya'ya ne dersiniz? Ben söyleyeyim; 'Teşkilat-ı Mahsusa' nın ilk kuruluş anından beri en etkili olduğu ülkedir Libya. Milliyetçi Ömer Muhtar ile Büyük Türk Milliyetçisi Atam Mustafa Kemal Atatürk'ün eski 'gerilla' arkadaşı oldukları da malumlarınızdır.
Tunus, Fas ve Cezayir'in de onlardan farklı olmadığını zaten hepimiz biliyoruz… Türk hasretiyle yanan halkların yaşadığı ülkeler bunlar. Bizi özlemelerinin, bize meftun olmalarının şaşılacak bir tarafı yok.
Ha bir de Suriye var. Şu Türkçenin gayr-ı resmi dil olduğu, Kuzeyinde Türk nüfusunun çokça yaşadığı, gölgemizden çekinen ülke…
Bu saydığımız Arap-Berberi devletlerine dahlimiz Hariciye Nazırımız Davutoğlu'nun mu, yoksa Başvekilimiz Sayın Erdoğan'ın mı marifetidir bilemiyorum, fakat, ortada seksen yıldır uyuyan ve şimdilerde uyanan bir 'Türk Gücü Gerçeği' var.
Sahi madem ki bu 'etki' tarihe dayanıyor öyleyse neden bu kadar beklenildi, yıllarca susak kalındı anlamadım gitti!…
Üzerinde biraz düşününce Türklerin keşfi, Cola Turca'nın keşfiyle mi gerçekleşti diye şüpheleniyorum ben de sizler gibi. Ya öyle ise? Yani 'Türk' adı sayesinde bütün Balkan ve Ortadoğu ülkelerine rahat girilebileceği keşfini başkaları yaptıysa ne olacak?...
Biz, ne duruma düşeceğiz o zaman, 'maşa' mı?
Olmaz da değil hani, şu USA'nın Yeni Dünya Düzeni dediği, post-modern emperyalizm çalışmaları son yıllarda hız kazandı. BOP bunun alameti farikası. Eş-Başkanlığımız da malum, değil mi yahu?...
Ne oldu şimdi, ne demek istedik?
Birileri Türklerin tarihten gelen etki alanını, isim-marka gücünü ve kültürel hacmini keşfetti de 'bizi değerlendiriyor mu?' (Şu inceliğime bakar mısınız, 'kullanıyor' demedim, 'değerlendiriyor' dedim)…
Yok artık, daha neler, duymamış olayım!
Lütfen daha da ileri gidip bu ülkelerde anlı şanlı cemaat okullarından olduğunu ve hepsinin de 'Möselman' kimlikli AKP'ye kanarak vizeleri kaldırıldığını falan söylemeyiniz, art niyet ararım, kasıt ararım, onu da söyleyeyim…
Oh be, yazdım işte, en sonunda yazdım!...