Buna kısaca birçok faktör diyebiliriz. Ancak bunu kür3sel anlamda düşünecek olursak…
…burada daha çok küresel anlaşmalar, ilkim değişikliği ve kotalar öne çıkıyor.
Küresel emperyalist güçler ürettiklerini satmak için yeni pazarlar arıyorlar. Bunun için biraz sonra anlatacağım gibi herkesten önce örneğin Afrika'nın ücra köşelerine kadar gidiyorlar.
Bugün için dünyanın en büyük ortaklık projesi 28 ülkeli 'Avrupa Birliği' Bunun ardından şimdi de 5 geniş ülkeli 'Avrasya Birliği' geliyor.
Rusya; Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Belarus'la daha önceden planladığı gibi Avrasya Birliği'ni oluşturuyor. Kendi aralarında gümrük birliği oluşturan bu ülkelerde, ticaret serbest olacak. Yani dört ülke Rusya'dan petrol, silah ve işlenmiş ürünler satın alıp, Rusya'ya tarım ürünleri satacaklar. Bu da Türkiye'nin zaten azalmış olan Rusya pazarını sekteye uğratacak.
Diğer yandan ABD, Almanya'nın başını çektiği AB ile Trans Atlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTİP ) anlaşmasını imzalamaya çabalıyor. Bu gerçekleşirse ABD malları AB üzerinden Türkiye'ye gümrüksüz girerken, Türk malları ABD'ye girerken vergiye tabi olacak. Bu da rekabetin Türkiye ticaretinin aleyhine döneceğini göstermesi bakımından önem arz ediyor.
AB bir yandan kendi birliğindeki üyeleri arttırmaya uğraşırken…
…diğer yandan Kenya, Burundi, Uganda, Tanzanya ile Ruanda'dan oluşan Doğu Afrika topluluğuyla kapsamlı bir ticaret anlaşması imzalıyor. AB bu ülkelerden kahve, kesme çiçek, çay, tütün, balık ve sebze başta olmak üzere 2.2 milyar Euro'luk mal alacak. Bu anlaşma ile Türkiye'nin AB'ye kahve dışındaki diğer tarımsal ürünlerin ihracını kaybetme tehlikesi bulunuyor.
Bunların yanı sıra ABD'nin 12 ülkeyi kapsayan bir Trans-Pasifik Ortaklık (TPP) anlaşması inşa etme çabası son zamanlarda ortaya atılıyor. Bunun nedeni her ne kadar Çin'i tecrit etmek gibi görünse de…
…sonuçta bu da bir ticaret anlaşması olacak ve Türkiye'nin 12 ülkeye ihracatını engelleyecek.
Çin'de, ABD'nin bu hamlesine Rusya ile başta enerji olmak üzere yüz milyarlarca dolarlık ticaret anlaşmaları yaparak karşılık veriyor. Bu da tarımsal ihracatı etkileyecek.
AB sütteki kotayı bu yıl, şekerdekini de 2017 yılında kaldırıyor. Bu daha fazla süt ve şeker üretimi demek…
…ayni zamanda daha fazla ihracat, gelecekte cebinizdeki pazarlara el atmak demek.
Bunlar göz önüne alındığında…
Özellikle ABD, AB, Uzak doğu ülkeleri, Rusya ve Doğu Afrika ülkeleri ile ticaret ve bu ticaretin içinde tarım ürünleri ihracatı önemli oranda düşecek. Böylece yeni pazarlara gereksinim duyulacak. Bu durumda Türkiye'ye, AB üyesi olmayan Balkan ülkeleri ile Ortadoğu ve Avrasya Birliği üyesi olmayan Orta Asya ülkeleri kalabilir.
İklim değişikliği gelecekte dünyanın tarımsal üretimini etkileyecek önemli bir sorun. Burada en fazla etkilenecekler arasında Türkiye'de var. Uluslararası Atom Enerjisi İcra Direktörü Mari van der Hoeven, tüm çabalara karşın şu an küresel ısı artışında, 3,6-5,3 santigrat derecelik bir yola girildiğine dikkati çekiyor. Dünyadaki insan faaliyetleri, salınan sera gazları nedeniyle yeniden değişecek.
Bu yıl Türkiye'de fındık, kayısı, incir, zeytin, üzüm gibi tarım ürünlerinde yaşanan kalite ve verim kayıplarının nedenlerini uzmanlar küresel ısınmaya bağlıyorlar. İleride ürün desenleri buna göre belirlenecek. Belki de Türkiye'nin ihraç ettiği ürünlerle ithal ettiği ürünler yer değiştirecek.
Sonuçta Türkiye tarımı sıkıntılı bir sürece girecek.
Bu yazıyı 'Tarım Bayramı' sebebiyle Türkiye tarımında yaşanacak sorunlara dikkat çekmek için yazdım. Bu yıl tarım eğitiminin 169. yılı. Dile kolay 169 yıl. Bu nedenle her 10 Ocak günü tarım eğitimine başlanmasının yıl dönümü bayram şeklinde kutlanır. Bu yıl da böyle oluyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası her yıl bunu çeşitli etkinliklerle kutluyor. İzmir Şubesi de bayramı Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile birlikte bu yıl farklı etkinliklerle kutluyor.
Katılımcıların çok şeyler öğreneceği bayram ardından bir hafta sürecek 'Tarım Haftası' etkinlikleriyle devam edecek.
Bu vesileyle tarım camiasının bayramını kutluyorum.
Bir de 10 Ocak 'Çalışan gazeteciler günü' Gazetecilerin de bayramını yürekten kutluyorum.