Gerek ekonomi, gerekse de siyasi anlamda yeterince kriz yaşadık 2015 yılında. Seçimler, para politikaları, uluslar arası sıkıntılar derken arkeoloji ve restorasyon camiasında da oldukça fazla krizle karşılaştık bu yıl. Hemen hemen her ay, her hafta, hatta gün aşırı bir restorasyon faciası, çeşitli sebeplerden ötürü talan edilen arkeolojik alanların haberlerini okuduk bol bol. Şimdi isterseniz 2015 yılına şöyle bir göz atıp, hafızamızı tazeleyelim. (Dikkat aşağıda yazılı olan durumlar biraz mizah içerir. Ağlanacak halimize gülün istedim.)

1
.Tarihi bir alan olan Bodrum'un Bargilya koyunun sahibinden(!) satışa çıkartılması; 1. derecede arkeolojik sit alanı, sahibinden deniz manzaralı diye bir ilanla vatandaşlarımızın neleri hangi şartlarla satışa çıkarabileceği hususunda bizlere, kendimizi kollamamız gerektiğini hatırlattı… Teşekkürleri borç biliriz…

2
. Hemen ardından bunu gören Kayserili vatandaşımız ise Melikgazi'deki tarihi Rum kilisesini satışa çıkardı. Belli mi olur belki de tutar hesabı…

3
. Ocak ayı içerisinde patlak veren krizimizin diğer örneği de aslında yıllardır sıkıntı halde olan 'kiralık diploma' durumu. Kiralık diploma ile çalışan müteahhitlerin yaptığı uygulamalar o günlerde ses getirdiği gibi halen daha aynı performanslarını korumakta…

4
. Bafa Gölü'nün kıyısında bulunan Beşparmak Dağı'ndaki 8.000 yıllık kaya resimlerinin bulunduğu bölgede, bazı kayaların üzerine sprey boyayla bir gezgin grubunun adı yazılıp, fotoğraf ve görüntüleri sosyal paylaşım sitelerinde paylaşıldı. Gelen tepkiler üzerine gruptan yapılan açıklamada 'yanlışımızı temizlemek istiyoruz' denildi. Neyse ki grup sakinleştirilerek bundan sonraki gezilerini kordonda yapması konusunda ikna edildi.

5
. Dünya'nın ikinci büyük mozaik müzesi unvanına sahip Yeni Hatay Arkeoloji Müzesi'ndeki mozaiklerin, müzeye taşınması sırasında restorasyon çalışmasına kurban gitti. Bakanlık devam eden çalışmayı durdurdu ve inceleme başlattı. Başlattı ama bu sürrealist çalışma yapan arkadaşın durumu hakkında herhangi bir bilgi ortaya çıkmadı.

6
. Mimar Sinan'ın bilinen son eseri Atik Valide Külliyesi'nin şifahanesi gözlere dolgunluk verecek şekilde restore edilerek tanınmaz hale getirildi. Konu hakkında herhangi bir açıklama yine yapılmadı.

7
. Bodrum'da, yol çalışmaları sırasında bulunan 2500 yıllık Helenistik mezarlar, görüşmelerin ardından 'yerinde korunması' kararı adı altında tekrardan toprağa gömüldü. Daha sonra alkışlarla yolu tekrar açtılar.

8. İstanbul-Şile'de bulunan Ocaklı Ada Kalesi, restorasyonu sonrasında Sünger Bob kalesi olarak tarihe geçti.

9. Bursa'da bulunan Sinan Paşa Külliyesi'nin duvarı yıkılarak, oldukça pratik bir yöntemle kamyonların giriş çıkışı için kullanıma açıldı. Otopark mafyalarının işe el atmasından korkuluyor.

10. Sivas'ta Selçuklu hükümdarı​ I. İzzeddin Keykavus'un türbesinin iç bölümündeki sandukalar müthiş bir ustalık performansı gösterilerek eski halini aratacak bir sanduka haline getirildi.
Aslında bunun gibi 10 tane daha vaka sayabilirdim ama galiba ne sizin okuyacak durumunuz var ne de benim yazacak kadar gücüm… İşi espriye vurmak ne kadar doğru bilmiyorum ama gerçekten ağlanacak halimize gülmeye başladık.

Hepinize sağlık sıhhat dolu, faciasız bir yıl temenni ederim…