Seçim startı verildi. Vatan, millet, seçmen aşkıyla tutuşan, kendinden çok halkını düşünen aday adayları boy gösterecek yine kulislerde’… Ne müthiş sevgidir bu’… Ah ah’… Bu sevgiyi ancak o müthiş ateşi içinde hisseden bilir!
Aday adayları şimdilik çıktılar meydane, bakalım hangisi diğerinden merdane’… Rakibinden bir adım önde olmak ve haneye puan yazdırmak için kişiye has ne yetenekler sergilenecek kim bilir?
Sıra gözetmeksizin, tek tek uygulamaya konacak taktikler’… Kafakol, künde, bire bir markaj, dar alanda kısa paslaşmalar, her konumda çalım atabilme’… Yumuşak bir bileğe sahip olmak şart tabii bunun için! Ancak hepsinden önemlisi atletizm’… Rakipleri geride bırakmanın hiç kuşku yok ki en önemli yolu maraton koşmayı da engelli koşmayı da iyi bilmek. Eğer bir de sprinterlık varsa serde’… İşte o kocaman bir artı olarak yazılır haneye.
Üst düzey bir performans için elbette dayanıklı bir bünye ve nefesi mesafeye göre ayarlayabilmek önemli. Rakipleri elemine etmek ve hedefe ulaşmak pek de kolay değil yani!
Sonrasında, ilk etabı geçmenin gururu’… Vekillik adına düşülen yolların meclis kapısına vardığı renkli rüyalar’… Listelerde alt sıralarda yer almanın burukluğu, üst sıralarda olmanın mutluluğuyla harmanlanmış duygular ve ikinci etaba bilenmiş azimle kocaman bir merhaba!
Hizmet aşkının çizdiği yolun gerekleriyle dolu koşuşturma’… Yorgunluk, uykusuzluk ve elbette manevi haz’… Eh tabii biraz da maddi hafiflik’… Dilinde söz ve müzik kırat süvarisi bir bilene ait türkü ’“kendim için bir şey istiyorsam namerdim’” her şey halkım için’… Cebinde mazbata’… Ver elini Ankara’…
İzleyeceğiz’… Göreceğiz de demek isterdim ama oldum olası bu işler şimşek hızıyla ve derinden yürütülür, o yüzden sadece izlemekle yetineceğiz. Gördüklerimizi de anlayabilecek miyiz?O da algıya bağlı diyelim’…
Genel merkezler de boş durmayacak elbette bu süreçte. Rakip partiyi ters köşeye yatıracak aday hamlesi peşinde olacaklar. Teklifler çoktan ulaşmıştır gidecekleri adrese’… Geçmişte olduğu gibi yine şaşıracağız adaylarla parti isimlerini yan yana koyduğumuzda. Şaşırmaktan öte belki de şok olacağız, genel başkanlarla aynı kürsüyü paylaşanları gördüğümüzde’… Kapitalist sistemde seçim, seçimlerde ince taktikler olmazsa olmazı sistemin!
Ağır işçi ev hanımları, esnaf ve sanatkar temsilcileri, emeğinden başka satacak şeyi olmayan emekçi, memur, öğretmen, işçi’… Emekli, köylü, çiftçi olacak mı transfer listelerinde partilerin?
Olmaz mı?
Olacak tabii’… Hatta listelerin en üst sıralarında olacaklar. Yaşamı avuçlarında yeşerten, hayata ve üretime yön veren insanoğlunun yönetme yeteneğinin olmasından doğal ne olabilir ki?
Bakın liste başlarında kimler kimler olacak! Süper marketlere karşı birleştirici projeleri ile bakkal Ahmet amca’… Çarşı pazar enflasyonunu, evde yangına dönüşmesini matematik uzmanlarını kıskandıracak bir hesapla dengelemiş Semra Hanım’… Maaş zamlarını ilk elden yönetmeye talip emekli Mümtaz Bey’… Ürünlerin tarladan direkt pazara taşınması ve destek primlerinin daha da geliştirilmesi projeleriyle çiftçi Hüsnü baba’… Memur ve öğretmenlerin sorunlarına çözüm ve ücretlerinin iyileştirilerek ikinci işe ihtiyaç duymayacak hale getirilmesi projeleriyle Hasan hoca’… Asgari ücret, iş güvencesi ve işçi hakları alanında iyileştirmeleri derhal hayata geçirmeye kararlı, şantiye ölümlerine savaş açmış OSTİM, tersane ve maden işçileri temsilcileri’… HES karşıtları, çevreciler, Kaz dağları sakinlerinin temsilcileri ve daha birçoğu bizler adına mecliste olacak. Sorunlarımız, sıkıntılarımız içimizden insanlarca dile getirilecek bir kez daha. Bundan büyük mutluluk olur mu?Demokratik sistem olarak tarif edilen işte bu!