Ülke siyasi yaşamını; AKP ve Erdoğan'dan önce ve AKP ve Erdoğan'dan sonra olarak ikiye ayırsak yeridir. Erdoğan 2002 yılından yapılan genel seçimlerden bu yana 'sırtı yere getirilemeyen' lider özelliğine sahip. Sadece R.T. Erdoğan adı dahi nerdeyse %50 ediyor. Bir başka deyişle; ülkedeki muhalefeti alt alta üst üste veya yan yana ya da çapraz topladığınızda ancak bir Erdoğan ve AKP'si edebiliyor. Muhalefet liderlerine de sizler bir tanımlama yakıştırın artık…
2002'de %34,2 ile başlayan grafik, 2004'de yapılan yerel seçimlerde %40,1'e, 2007 genel seçimlerinde %46,58'e, 2011'de ise %49,9'a ulaştı. Erdoğan; 2009 ve 2014 yerel seçimlerinden ve 2010 anayasa değişikliği referandumundan yine başarıyla çıktı. Bu kez de 10 Ağustos seçimlerinde aldığı %51,8 ile Türkiye'nin 12. Cumhurbaşkanı olarak Köşk'e çıkacak.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi yaşanan durum bana biraz merhum Necmettin Erbakan'ın 'biz ve diğerleri' tanımlamasını çağrıştırdı. Bu manzarayı görmeye Erbakan'ın ömrü vefa etmedi ama öğrencisi Erdoğan, biri dışında tüm muhalefeti aynı çatı altına toplayarak söylemi hayata geçirdi.
Dışta kalan 'birinin' yani Selahattin Demirtaş'ın söylemi de farklı değildi... Onun söylemlerinde de 'biz' var… Ancak buradaki 'biz'den Türkiye'nin büyük çoğunluğu olan; işçi, emekçi, memur, emekli, genç gibi ülke yaşayanlarını kastediyor...
'Tarihimizde ilk defa halkın içinden biri gerçek bir halk evladı, devletin bir numaralı koltuğuna aday oluyor. İnanın gittiğimiz her yerde bütün ezilen kimlikler, ilk defa kendilerinden birinin, yani halktan birinin Çankaya'ya çıkma ihtimalini seviyorlar' Demirtaş'ın 'yeni yaşam çağrısı' karşılık buldu ve %9,8 gibi bir oranda oy almayı başardı… Bu; %35 civarı bir artış anlamına geliyor…
Çıkan tabloya bakarak Selahattin Demirtaş'ın hiç böbürlendiğini duymadım ama CHP Genel Sekreteri ve İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin'e göre seçimin kazananı CHP! Bir yandan iki partinin 30 Mart yerel seçimlerinde aldığı oy oranına ulaşamayacaksınız ama kendinizi 'kazanan' olarak ilan edeceksiniz! Neyin kafası bu böyle?
Uzmanların Gürsel Tekin'in baktığı pencereyi bulma ihtimali var mı bilemem ancak temel olmadan çatının ayakta duramayacağını, çatıdan inme adayla da bu işin olamayacağını tüm Türkiye artık biliyor.
Sayın Tekin gerçekten bir kazanan arıyorsa mütevazı kampanyasıyla oylarını 1 milyon arttıran
Selahattin Demirtaş'a baksın.