Haberi okuyunca sizler de çok şaşıracaksınız!..
Hafta sonu Spor Toto 2. Lig'de bölgesel derbi diye nitelenen Göztepe-Aydınspor 1923 maçı oynanacak...
İzmir Valiliği İl Güvenlik Kurulu, bir karar alıyor ve konuk ekip taraftarlarının stada girişini yasaklıyor, ayrıca maç nedeniyle de haberde yansıtıldığı biçimiyle 'olağanüstü hal ilan ediyor!..
Nedir bu 'olağanüstü hal?' diye soracak olursanız; haberi okuyalım:
'Rakip takım Aydınspor 1923 taraftarlarına deplasman yasağı getiren kurul buna rağmen herhangi bir olay yaşanmaması için bir dizi önlem aldı. İzmir Valiliği, Aydınspor 1923 taraftarlarının İzmir'e girişlerine de yasak getirdi. Buna göre 'Oluşturulacak kapama noktalarında, gelmesi muhtemel misafir takım taraftarlarının takip edilerek ilimize gelişlerine izin verilmemesine' şeklinde bir karar alan kurul, İzmir'in girişlerini de kontrol altına alacak. Karara göre toplu halde Aydınspor taraftarlarının İzmir'e girilmesine izin verilmeyecek. Ayrıca konuk Aydınspor 1923 yönetici, teknik heyet ve futbolcu kafilesinin İzmir'de bulunacağı süre içinde üst düzey emniyet tedbirleri alacak emniyet, siyah-beyazlılar için koruma kalkanı oluşturacak.'
Bu satırları okuyunca insan ister istemez ürperiyor!..
Bir futbol karşılaşması ve izleyecek olan taraftarlar için alınan önlemlere, getirilen yasaklar zincirine bakın siz?
Böyle bir spor anlayışı; futbola bakış açısı nasıl oluşabilir?

X

Doğal olarak getirilen yasaklara karşı çıkıyor futbol izleyicisi...
Göztepe Yalı Grubu Başkanı Behçet Şenözhür, 'Sevdamıza yasak koyamazsınız. EXPO'ya aday bir şehirde böylesi bir karar yakışmıyor. Eğer 300 kişilik rakip taraftar grubunun güvenliği sağlanamıyorsa futbol oynamayalım, ligleri de iptal edelim' diye, yasaklamaya karşı duruyor...
Aydınspor Asi Kankalar Taraftar Derneği Başkanı Ertan Öztürk, Yeni Asır gazetesinde yayınlanan haberde belirtildiğine göre İzmir Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü hakkında yasaklar nedeniyle gerekirse dava açacağını belirtiyor. Göztepe ile herhangi bir tartışma yaşamadıklarını; sezon başında İzmir'den TSYD Kupası'nı alarak döndüklerini; geçen sezonun da fair-play ödülü almış taraftarı olduklarını anlatıyor...
'Taraftar grubuyuz, azılı katil değil' diyor Öztürk!..
Daha ne desinler?
Onlar son altı aydır, taraftara tribün yasağının; tribünlerde baskının kalkması için birlikte forum düzenleyen; renklerin centilmence mücadelesinin tribündeki birliktelikle daha bir anlam kazanacağını savunan insanlar...
Futbolun bileşenlerinin sevgiyle-saygıyla bir arada olmasıyla sorunların çözüleceğini savunuyorlar...
Hepsi bu!..

X

Futbol izleyicisini birbirlerinden uzaklaştıran bu denli yasakçı uygulamaları okuyup 'şok' geçiriyorsunuz...
Oysa aynı gazetedeki bir başka haberde, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, deplasman yasağını 'ilkel bir yasak' olarak niteledikten sonra bakın neler söylüyor:
'Bu yasağın kalkması için kulüp başkanlarının aralarında anlaşması gerekiyor. Bu yasağı ben koymadım. Zannedildiği gibi valilik ve emniyet de koymadı. Deplasmana giden taraftar sorumluluğu kulüpte olduğu için, kulüp başkanları seyirciyle ilgili bu riski almak istemiyor. O zaman taraftar derneklerinin başkanları kulübe gidip, 'bize bir şans verin, bir daha asla vermeyin' demeleri lazım. O zaman bu yasak kalkar. Çünkü bu ilkel bir yasaktır. Bugün deplasmana götürmediğiin bir seyirci, yarın birbirine yabancılaşıyor. Bence bu noktadan sonra, bu ayıp kulüp yöneticilerine aittir.'
Buyrun bakalım!..

X

Anlaşılan o ki, İzmir Valiliği İl Güvenlik Kurulu durduk yerde bir karar vermiyor; o kurul toplantılarına kulüp yöneticileri de katılıyor bilindiği kadarıyla!..
Peki o yöneticiler, taraftar grupları yasakçı düşünceye de uygulamalarına da karşı çıkıp direnirken neden sessiz kalırlar?
Bindikleri dalı kestiklerinin ayırdında değiller midir?
Taraftara getirilen yasakların 'futbola ihanet' olduğunu ne zaman algılayacaklar?
Ve futbolun salt bir oyun olduğunu nasıl anlatacaklar gelecek kuşaklara!..