26 Şubat 1992'de Ermeniler tüm dünyanın gözleri önünde 83 çocuk, 106 kadın, 70 den fazla yaşlı olmak üzere toplamda 613 masum insanı hunharca öldürdü.
Bu katliamın yıldönümü vesilesiyle ülkemizin pek çok yerinde katliam protesto edildi. Protestolar göğsümüzü kabarttı. Azerbaycan Türkleri ve Türkler için önemliydi.
Elbet kalabalıkların içerisinde değişik pankartlar açanlar olabilir sloganlar atılabilir. Açılan pankart ve atılan sloganlarla ilgili Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ' İstanbul da ki mitingde marjinal ve münferit birkaç pankartın olması hocalı katliamına dair acımızı, dayanışmamızı gölgelemeye yetmez…' demiş.
Sayın Başbakanım, bırakalım milletimiz biraz deşarj olsun. Alanlar da meydanlarda da insanımızın duygularını bastırmaya çalışmayın yoksa milliyetçilik duygularımızı tümden yitireceğiz.
Kaldı ki, hepimizin bildiği gibi Türk milliyetçiliği ırkçılık temeline dayanan bir milliyetçilik değildir.
Ne hikmettir ki bilinmez dünyadaki hemen her millet kendi ırkından olanlara ayrıcalıklı davranır. Hatta yasalarıyla kendi milleti korunur. Bizim ülkemizde ise Türkiye'nin asli unsuru olan Türk ırkı diğer ırklarla aynı statüdedir. Pek çok ortamda da Türk ırkı diğer ırklardan geri plandadır. Yapılan uygulamalarla da her geçen gün Türk Milleti öz yurdunda garip, öz vatanında parya durumuna düşmektedir.
Mesela azınlıklara tanına pek çok hak kendi ülkesinde yaşayan Türk ırkına tanınmamaktadır.
Örneğin kendi kültürel varlıklarımız ayaklar altındayken, diğer milletlerin kültürel varlıklarını ortaya çıkarmak için trilyonlar harcanmaktadır.
Ülkemizin bazı kesimlerinde devlet kontrolünde kaçakçılık yapılırken, diğer bölgelerinde suç teşkil etmektedir. Bazı illerimizde kaçak sigara satışı her köşe başında yapılırken, diğer illerimizde suçtur. Sigara satan vatandaş emniyet mensuplarınca hapse atılmaktadır. Bazı illerimizde vatandaşlar elektrik, su faturası ödemezken, ödenmeyen elektrik, su, vergi diğer illerdeki vatandaşların sırtına yüklenmektedir. Bunları ifade ederken elbette hak adalet neyse o olsun istediğimiz için ifade ediyoruz.
Batıdaki polis, hakim, savcı nasıl Türkiye cumhuriyeti devletinin memurları ise, doğudakilerde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin memurları.
Peki bu fark niyedir?
İnsanımızın siyasi düşüncesi önemli değil. Önemli olan milliyetçilik duygularını yitirmemeleri. Bugün olmasa da, bir gün gerekecektir. Bundan emin olun.