Bir uktedir içimde ramazan akşamları…Serinliği bir başkadır,güzelliği bir başka….
Bütün şerbetler size halkedilmiştir,bütün tatlılar size amade…Sofra sizin için kurulur,çaylar size demlenir…Ol vaktin en güzeli teravih vaktidir.Rehavetin taht kurduğu bedenlerde ibadetin zevki bir başkadır.Şükrün şükrüdür adeta…Teşekkür ettiğin Rabbine teşekkür ettiğin için tekrar teşekkür edersin…Gecenin ilk yönelişidir o Cemalullah'a doğru…İftarın telaşesi bitmiş,açlığın yerini doygunluk almış ve ayaklar caminin, cem olma yerinin yolunu tutmuş…Karanlıkta bir gül peri edasıyla süzülürsün camiden içeriye…Nerdeyse kimseye görünmeden kimseyi incitmeden huzura yönelirsin.İşte makamın burası…Makam…En şerefli konumundur senin.Kul olma makamı…Hem de kardeşlerinle beraber…Kıldıkça kılmak istersin…Son selamı verdiğinde ise;ne de çabuk bitti diyesin gelir.Şerbetler sunulur ziyadesiyle buz.Hava serin mi serin…Ve gömersin kafanı duyguların en güzeli arasına.
Namaz aşktır,yöneliştir.Namazsız hayat kabir hayatı gibidir sanki…Viran olmuş hayat gibidir…Namazla dirilir bedenler…Su hayattır…Abdest hayat lutfeder azalarına,namaz nur olur gelir yerleşir gözlerine ve alnına o şeref mahalline.
Oruç aç kalmadır…Susuz kalma.Aç ve susuz da yaşanabileceğinin öğretilmesidir bedene .Beden bineğinin terbiye edilmesidir.Ben Ben Ben diyen egonun Sen Sen Sen demesidir.
Oruç ,vasıtasız şeysiz doyma sanatıdır.
Oruç ,benliği tümüyle Yaradana sunma zanaatıdır.
Oruç ,yontmadır,yontulmadır.
Oruç ,bazen yememenin,bazen dememenin,bazen uzak durmanın elzem oluşunun kabuludür.
Oruç ,ne olursan ol yönelişinin mayasıdır.
Oruç, mesafeleri kısaltır Cennete giden,mesafeleri uzatır Cehenneme düşen…
Oruç, ruh dirilmesidir.
İftar zaferin ilanıdır,o yüzden toplu yapılır,birlikte açılır.Kurulu sofraların nizam bekçisi melekler duanın sözcüsüdürler.İftar şölendir,gücendirmeyen…İftar dua kapısıdır,redde yol bulunmayan…Nimetin teşhiridir insanoğluna,hilafet makamında.
Sahur berekettir,bir bardacık içecek de olsa rahmetin kasnağıdır.
Teravih dönüşü elinde el feneri rahmetli dayım yürürken Erciyesin yollarında 'ah Betülsüm derdi,bir gün bunlar da matal olacak'…Dediği gibi oldu,erken ayrıldı aramızdan ve bir matal oldu ramazan akşamları Hisarcık bağ yolları …
Ramazana dair oruca dair ne duygular yazmak isteyen ben bir engelle karşılaştım.Hayatımızda kalan son dini halkalardan biri olan ramazanın hedefinden şaştırılması gibi bir engelle…
Nerdeee o güzelim Ramazan akşamları,yürekten gelen şen dostluklar.Sevgiyle,minnetle,özenle hazırlanmış nezih sofralar…
Siyasilerin şov masasına dönüştürmediği herkesin birbirine yettiği,katığını paylaştığı Ramazan Akşamları.
Dili olsa da söylese o iftar sofraları…Riyasızlığın,kardeşliğin çeşmesinden akan tatlı suyun şırıltısında içilen kahvelerin kırk yılı geçkin hatırlarını ve hatıralarını anlatsa bize asarcığın Erciyese dönük patika yollarında kendisinde kayan ayakların fütursuz Cenneti adımladıklarını…Ah bir anlatsa dili olsa da gördüklerini şahit olduklarını seslendirse...
Ama elbet bir gün,iki ihtiyar bir çocuğun gelip geçtiği o yolların hikayesi mahşerde tüllenir de; belki kararan hayatımda bir işaret fişeği olarak çocukluk günlerimin riyasız, katıksız,derin kendiliğinden kavi inancı altında kendime bir yer bulabilirim.