12 Mart’’tan, Umudumuz ECEVİT’’e:
’“Ecevit yanlısı kurultay delegeleri sıkıyönetimce gözaltına alınacak’” tehditleri ve ECEVİT’’in; ’“Demokratik bir partinin özgür üyeleri mi yoksa kapıkulları mı olacağız?’”’¶ söyleminin belleklere kazınması ve İsmet İNÖNÜ’’nün istifası ile sonuçlanan 5.Olağanüstü Kurultay ardından, tüzük gereği toplanan yeni bir kurultayda da (14 Mayıs 1972) ECEVİT Genel Başkanlığa seçiliyordu.

Aralarında Prof. Turan GÜNEŞ, Prof Besim ÜSTÜNEL, Prof. Ziya Gökalp MÜLAYİM ve Doç.Dr. Deniz BAYKAL’’ın da bulunduğu çoğu SBF kökenli akademisyen, CHP’’nin yeni programını hazılamaya başlamışlardı.
-Bu düzen değişmelidir.
-Toprak işleyenin, su kullananındır.
-Ne ezilen ne ezen, insanca, hakça bir düzen kurulacaktır genel başlıkları altında üretilen sloganlar, ECEVİT’’in şiirsel dilinde sihirli sözcüklere dönüşüyor ve kitlelerin CHP’’ye dönük ilgisinde gözle görülür artış oluyordu.
ECEVİT’’in Kars’’a yaptığı bir gezide kendisini görmek isteyen yaşlı bir kadının ’“Karaoğlanımı görmek istiyorum’” sözü basında yer alması üzerine, ’“Karaoğlan Ecevit’” devlet partisi CHP’’yi Anadolu ile yakınlaştıran bir figüre dönüşüyordu.
Çoğu şiirsel anlatımlı sloganlar Süleyman GENÇ önderliğindeki ’“sosyal demokrat’” gençlik kollarınca kentlerin görülebilen her alanına, şehirlerarası yollara ve dağ yamaçlarına yazı olarak aktarılıyordu.
Akgünlere sloganı ile girilen 1973 seçimlerinde CHP %33.3 oy oranı ile 185 milletvekili çıkarıyor, aynı yıl yapılan yerel seçimlerde CHP, aralarında İstanbul, Ankara ve İzmir’’inde bulunduğu bir çok kentin yönetimini ele geçiriyordu.
Bülent ECEVİT, Turan GÜNEŞ ve Deniz BAYKAL’’ın destek verdiği, Kamil KIRIKOĞLU ve Süleyman GENÇ gibi sol kanatçıların karşı çıktığı CHP-MSP koalisyonunu ECEVİT, MSP ile ortaklığın; dindarlıkla laikliğin ve dindarlıkla 'özellikle ekonomik alandaki ilericiliğin' çeliştiği yolundaki 'tarihsel yanılgı'yı gidereceği özeleştirileriyle kuruyordu.
Özellikle MSP’’lilerin bürokraside yoğun kadrolaşma çabaları ve çekişmelerle devam eden CHP-MSP koalisyonu, ekonomide ve sosyal politikalarda kayda değer bir gelişme sağlayamasa da Gümrük Tekel Bakanı Mahmut TÜRKMENOĞLU’’nun uyguladığı ’“tütüne yüksek fiyat’” politikası, tütün üreticisi köylü ile CHP’’yi yakınlaştırıyordu.
Buna karşın Ahmet İSVAN Başkanlığındaki İstanbul Belediyesi ’“fakirlere gıda ve süt vb.’” yardımı gibi projelerle, Vedat DALOKAY Başkanlığındaki Ankara Belediyesi, toplu ulaşım ve metro girişimi gibi projelerle, İhsan ALYANAK Başkanlığındaki İzmir Belediyesi, Tanzim Satış Mağazaları ve Konak civarındaki eski yapıları radikal biçimde yıkması ile ünleniyordu.
İhsan ALYANAK’’ın Alsancak’’taki İngiliz Kilisesi’’nin duvarının bir bölümünü yıkmak istemesi Dünya’’da büyük yankı buluyor ve ALYANAK, Papa’’yı İzmir’’e davet ederek olayı kendi lehine çevirme becerisini gösteriyordu.
1974 Temmuz’’unda Kıbrıs’’a yapılan çıkarma ECEVİT’’i Türk Halkının gözünde ’“Kahraman’” düzeyine yükseltiyor, bu kahramanlığı tek başına iktidara çevirme hırsı ile CHP-MSP koalisyonu bozuluyor ve Milliyetçi Cephe Hükümetleri’’nin kuruluşuna zemin hazırlıyordu.
ECEVİT’’e gerek CHP-MSP Koalisyonunun kurulmasında gerekse de bozulmasında karşı çıkan parti içi ’“sol kanat’” tasfiye edilmek isteniyor, 14 Aralık 1974 yılında toplanan kurultayda ’“sosyal demokrat’” sözcüğü yerine ’“CHP’’nin demokratik sol bir parti olduğu’” karara bağlanıyordu.
Sol kanadın önderi durumundaki Genel Sekreter Dr.Kamil KIRIKOĞLU ve arkadaşları parti meclisinden tasfiye edilerek yerlerine Orhan EYÜPOĞLU Genel Sekreter, Ali TOPUZ ve Deniz BAYKAL Genel Sekreter Yardımcılığına getiriliyordu.
Ali TOPUZ ve Deniz BAYKAL ilk icraat olarak sol kanadın kontrolündeki CHP Gençlik Kolları’’nın yönetimini ele geçirmek için CHP dışı sol fraksiyonları da kullanmak dahil her türlü tertibe başvuruyor, toplanan CHP Gençlik Kolları Kurultayı’’nda CHP’’nin soyal demokrat gençleri üzerine Zeki ALÇIN’’ın örgütlediği parti dışı sol fraksiyonları saldırtıyordu.
Bu tarihte Rahşan ECEVİT, kurduğu köylü derneği eliyle kendine bağlı kadın örgütlenmesine girişiyor ve bu dernek bünyesindeki kadınlar vasıtasıyla partinin kadın kollarının yönetimine egemen oluyordu.
Tüm bu iç huzursuzluklara rağmen Bülent ECEVİT halktaki yüksek popüleritesini koruyor ve hız kesmeden Anadolu’’yu karış karış gezmeye devam ediyordu.