Tüketim alışkanlıkları sürekli değişime uğramaktadır. Bu değişime paralel olarak ödeme araçlarında da farklılıklar gözlemlenebilmektedir. Bu araçlar içerisinde; ulusal ve yabancı para ile nakit, kredi kartı, banka kartı, işyeri (satıcı işletme kartı) kartı, indirim kuponu, iade işlemlerinde müşteriye verilen ve para yerine kullandırılan gider pusulası, banka çeki, işletme (alışveriş veya hediye) çeki sayılabilir. Hediye çeki; işletme tarafından basımı yaptırılan, işletme tarafından uygun bulunan bilgileri taşıyan ve genellikle ilgili işletmelerde kullanım hakkı verilen bir ödeme aracıdır. Bunlar toplu veya münferiden müşteriye para karşılığı verilebilmekte, zaman zaman iade işlemleri sonucunda müşteriye verilmekle birlikte işletmede çalışan personele de değişik isimler altında verilebilmektedir. Bunun dışında işletme dışındaki üçüncü şahıslara da para karşılığı verilebilmektedir. Üçüncü şahıslara çeklerin para karşılığı verilmesi daha çok yılbaşı, bayram gibi özel günlerde kendisini göstermektedir. İşletme çekleri (hediye veya alışveriş çeki olarak ta isimlendirilmektedir) hamiline yazılı olabileceği gibi doğrudan isme yazılı da olabilmektedir. Hediye çeklerinin teslimi 3065 sayılı KDV kanununa tabi olup olmadığı tereddüt konusudur. Katma Değer Vergisi Kanununun 2'nci maddesinin 1'nci alt maddesinde 'Teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesidir. Bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii teslim hükmündedir. Malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesinin başlatılması veya nakliyeci veya sürücüye tevdi edilmesi de mal teslimidir.' hükmü yer almaktadır. Bu maddeye göre hediye çeklerinin müşteriye teslim edilmesi, mal veya hizmet teslimi anlamına gelmemektedir. Hediye çekleri firmaya döndüğünde mal veya hizmete ait fatura düzenlenmektedir. Mal veya hizmete ait fatura düzenlenmesi katma değer vergisine tabidir. Hediye çeklerinin teslimi sırasında mal veya hizmet ifası gerçekleşmediği için katma değer vergisi hesaplanmasına gerek yoktur. Ayrıca hediye çeklerinin para yerine geçiyor olması, onun para niteliği taşıması anlamına Gelmektedir. Para niteliği taşıyan bir belge olması nedeniyle de KDV'ne tabi olmamalıdır. Firmalar hediye çeki uygulamalarına zaman zaman bayilerini de dahil etmektedir. Bu durumda bayiler hediye çekleri karşılığında müşteriye teslim ettiği mal veya hizmetin tutarını ana firmadan talep edebilmektedir. Firmalar yeni yıl ve bayramlar gibi özel günlerde personeline hediye çekleri verebilmektedir. Hediye çekinin personele verilmesi aynı ücret olarak dikkate alınmalı ve gelir vergisine tabi tutulmalıdır. Hediye çeki tutarı net ücret olarak düşünülmelidir

PROMOSYON ÜRÜNLERİNDE VERGİ
Rekabetin çok yoğun olduğu günümüz şartlarında işletmeler, satışlarını artırmak için bir malın yanında ayrıca bir bedel tahsil etmeksizin başka bir mal veya eşantiyon ürünler vermektedirler. Ayrıca, gazete, dergi vb. gibi yayın faaliyetinde bulunan kuruluşlar da bu yayınlarının tirajını artırmak amacıyla promosyon kampanyaları düzenlemektedirler. Promosyon ve eşantiyon olarak verilen ürünlerin KDV tabi olup olmayacağı, söz konusu ürünler için yüklenilen KDV'sinin ne olacağına ilişkin tereddütler oluşmaktadır. Bu yazımızda, bir promosyon ve eşantiyon olarak verilen ürünlerin katma değer vergisi karşısındaki durumu Katma Değer Vergisi Kanunu ve bu konuda yayınlanmış olan 50 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Ticari hayatta, ticareti yapılan mallara olan talebin artırılması amacıyla, bir takım pazarlama teknikleri geliştirilmekte, satışı yapılan malın yanında başka bir malın ayrıca bir bedel alınmaksızın verilmesi de sıkça karşılaşılan bir pazarlama tekniği olarak ortaya çıkmaktadır. Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 2/1. maddesinde, bir malın tasarruf hakkının malik veya adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devrinin teslim sayılacağı ve KDV'nin konusuna gireceği belirtilmiş olup, ticari bir işletmenin gerçekleştirdiği bedelsiz teslimler de bu çerçevede katma değer vergisine konu olmaktadır. Ancak, firmaların iktisadi faaliyetini genişletme, emsal işletmelerle rekabet edebilme, üretim veya satışını yaptıkları mallara olan talebi koruma veya artırma amacıyla bir malın yanında başka bir mal verilmesi şeklinde gerçekleşen işlemlerde, promosyon ürünü açısından bir bedelsiz teslim söz konusu olmamaktadır. Zira firmanın genişleyen faaliyetiyle bağlantılı olarak işletmede yaratılan katma değer artmaktadır. Nitekim piyasadan satın alınan veya ithal edilen malların promosyon ürünü olarak müşterilere verilmesi, mükellefler açısından pazarlama gideri niteliğini taşımakta ve bu malların alış bedelleri Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1 numaralı bendine göre gider olarak kaydedilebilmektedir. Dolayısıyla, firmanın yarattığı katma değer içerisinde vergilenen promosyon mallarının müşterilere verilmesi sırasında katma değer vergisi hesaplanmasına gerek bulunmamakta ve bu ürünler için yüklenilen katma değer vergisinin ise prensip olarak

İndirim konusu yapılması gerekmektedir. KDV Kanunu'nun 29/4. maddesi ile vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, KDV Kanunu'nun ana ilkelerine uygun olarak giderme ve indirimle ilgili usul ve esasları düzenleme konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiş bulunmaktadır.
Bu yetki çerçevesinde, promosyon ürünü olarak verilen malın (aynı işletmede imal veya inşa edilenler dahil) tabi olduğu katma değer vergisi oranının;

— Satışı yapılan mala ait katma değer vergisi oranına eşit veya daha düşük oranda olması halinde promosyon ürünü için yüklenilen katma değer vergisinin tamamının indirim konusu yapılması,
— Satışı yapılan malın tabi olduğu katma değer vergisi oranından yüksek olması halinde ise promosyon ürünü için yüklenilen katma değer vergisinden, satışı yapılan malın tabi olduğu orana isabet eden kısmın indirim konusu yapılması, kalan kısmın gelir veya kurumlar vergisi açısından gider veya maliyet olarak dikkate alınması, uygun görülmüştür.
Her iki durumda da, promosyon ürünü olarak satın alınan, ithal edilen ya da aynı işletmede imal veya inşa edilen malların; ne kadarının aynı dönemde ayrıca bir bedel tahsil edilmeksizin verileceği, ne kadarının stoklarda kalacağı bilinemediğinden bu mallara ilişkin olarak yüklenilen vergi, öncelikle 'indirilecek katma değer vergisi' hesabına alınacaktır. Birinci durumda, promosyon mallarının alımı, imal veya inşası ile her hangi bir bedel alınmaksızın müşterilere verilmesi işleminin aynı dönemde veya farklı dönemlerde gerçekleşmesi, bu mallarla ilgili olarak yüklenilip indirim konusu yapılacak katma değer vergisi açısından bir önem taşımamaktadır. Promosyon ürününün tabi olduğu katma değer vergisi oranının, satışı yapılan malın tabi olduğu orandan yüksek olduğu hallerde ise;
— Promosyon olarak verilen malların alımı, imal veya inşası ile ayrıca bir bedel tahsil edilmeksizin müşterilere verilmesi işleminin aynı dönemde gerçekleşmesi halinde, bu mallarla ilgili olarak yüklenilen ve öncelikle 'indirilecek katma değer vergisi' hesabına alınmış olan katma değer vergisinden, satışı yapılan malın tabi olduğu orana isabet eden kısım dışındaki tutar, 'indirilecek katma değer vergisi' hesabından çıkarılarak gider hesaplarına intikal ettirilecektir.
— Promosyon, ürününün satın alındığı ya da işletmede imal veya inşa edildiği dönemde değil de, daha sonraki dönemlerde müşterilere verilmesi halinde ise bu ürünlerle ilgili olarak malların satın alındığı, imal veya inşa edildiği dönem beyannamesinde 'indirilecek katma değer vergisi' olarak beyan edilen tutardan, satışı yapılan malın tabi olduğu orana isabet eden kısmın düşülmesinden sonra kalan tutar, ürünlerin ayrıca bir bedel alınmaksızın teslim edildiği dönem beyannamesinin (İlave Edilecek KDV) dahil edilerek beyan edilecek ve aynı miktar gider veya maliyet hesaplarına alınacaktır. Promosyon ürünü için yüklenilen vergiden indirim konusu yapılacak kısım aşağıdaki formülle hesaplanacak, artan kısım gider veya maliyet olarak dikkate alınacaktır. Öte yandan, promosyon ürünü olarak verilen malların alışı sırasında yapılan diğer giderlere ilişkin yüklenilen katma değer vergilerinin genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılacağı tabidir.
EŞANTİYON VEYA NUMUNE MALLAR VERİLMESİNDE VERGİ
Firmaların belirli zamanlarda, özellikle dini bayramlarda ve yılbaşlarında kendi tanıtımlarını yapmak amacıyla her hangi bir bedel almaksızın kalem, anahtarlık, ajanda, takvim ve benzeri eşya dağıtmaları geleneksel hale gelmiştir. Ticari hayatta eşantiyon olarak adlandırılan bu ürünler, her ne kadar işletmede tüketilmemekte ise de ayni pazarlama gideri niteliğinde olduğundan, bu ürünlerin müşterilere ayrıca bir bedel alınmaksızın teslimi katma değer vergisi hesaplanmasını gerektirmemektedir. Diğer taraftan, firmalar halen satışını yaptıkları veya piyasaya yeni çıkardıkları bir ürünün tanıtımını sağlamak amacıyla numune mallar üretmekte ve bu malları da ayrıca bir bedel tahsil etmeksizin vermektedir. Ana malın bütün, özelliklerini taşımakla birlikte, satışa konu edilemeyecek bir miktarla sınırlı olan ve üzerinde 'Numunedir, parayla satılmaz, vb.' ibareleri taşıyan bu mallar da, işletmede tüketilmemekle birlikte ayni pazarlama gideri özelliğini taşıdığından, bu malların bedel alınmaksızın. Teslimi de eşantiyonlarda olduğu gibi katma değer vergisi hesaplanmasını gerektirmemektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde gerek numune, gerekse eşantiyon adı altında teslim

Edilen malların;
— Ticari teamüllere uygun nitelikte ve miktarda olması,
— Ayrıca bir satışa konu olmayacak şekilde verilmesi,
Halinde katma değer vergisi hesaplanmayacaktır. Bu şartlara ilaveten, numune malların firmanın unvanı ve para ile satılmayacağını belirten bir şerhi taşıması gerekmektedir. İşletmenin iktisadi faaliyetini yaygınlaştırmaya ve tanıtmaya yönelik olarak verilen bu mallar için yüklenilen vergiler, genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılacaktır.
ÖRNEK
Bir ilaç firması, piyasaya yeni çıkaracağı bir ilacın tanıtımını sağlamak amacıyla doktorlara, üzerinde 'Numunedir Satılamaz.' ibaresi bulunan ilaçları numune olarak vermektedir. İlaç firmasının bu ilaçlar için katma değer vergisi hesaplaması söz konusu olmayacaktır. Yüklenilen katma değer vergisi ise indirim konusu yapılacaktır. İşletmeler faaliyet gösterdikleri sektördeki paylarını korumak veya artırmak için promosyon ve eşantiyon ürün verme uygulaması yapmaktadırlar. Promosyon ve eşantiyon olarak verilen ürünler, KDV Kanunu açısında bedelsiz teslim hükmünde olsa da, söz konusu teslimler işletmelerin rekabet edebilme, pazar paylarını arttırma, satışını yaptıkları ürüne talebi koruma veya artırma amacıyla müşterilere verilmekte ve bu ürünler için yapılan giderler de işletmeler açısından pazarlama gideri niteliği taşımaktadır. Dolayısıyla, işletmelerin oluşturduğu katma değer içerisinde vergilenen promosyon mallarının müşterilere verilmesi sırasında katma değer vergisi hesaplanmasına gerek bulunmamakta ve bu ürünler için yüklenilen katma değer
Vergisinin ise;

— Promosyon veya eşantiyon olarak verilen ürünün KDV oranı, satışı yapılan ürünün KDV oranından düşük veya eşit ise, bu ürünler için yüklenilen KDV'nin tamamı indirim konusu yapılacak,
— Promosyon veya eşantiyon olarak verilen ürünün KDV oranı, satışı yapılan ürünün KDV oranından yüksek ise, bu ürünler için yüklenilen katma değer vergisinden, satışı yapılan malın tabi olduğu orana isabet eden kısmın indirim konusu yapılacak, kalan kısmın gelir veya kurumlar vergisi açısından gider veya maliyet olarak dikkate alınacaktır.