EGEDESONSÖZ – Küresel piyasalarda esen savaş rüzgarları, İzmir’in en köklü pazar yerlerinden biri olan Bostanlı Pazarı’ndaki tezgahları vurdu. Dün çekilen görüntülerde, mutfakların temel taşları olan sebzelerin fiyatları adeta rekor kırdı.

Tatlı ve acı kıl biberin kilosu 500 TL’ye çıkarken, dolmalık ve sivri biber 250 TL, yerli patlıcan ise 200 TL’den alıcı buldu. Kapya biber ve çeri domatesin 300 TL'lik etiketi ise tüketicinin pazar filelerini boş bıraktı.

Wekfwekfwekfekwfew

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaşın etkisi ile ilgili “Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaşın Dolayısıyla ülkemizdeki gübre ve mazot fiyatları hem dış piyasalardaki gelişmelere hem de dolar kuruna bağlı olarak değişiyor. İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleriarasındaki savaşnedeniyle Hürmüz Boğazı’nda gemilerin geçişinde yaşanan aksaklıklar sonucuküresel enerji, gübre ve tarımsal gıda sistemlerine yönelik riskler arttı.Çünkü savaşın yaşandığı bölgedeki ülkeler,petrol, doğalgaz ve gübre üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleridir. Dolayısıyla sevkiyat yollarında meydana gelen kısıtlamalar doğrudan olarak fiyatlara yansıyor.Nitekim 2025 yılının Haziran ayında İran ile İsrail arasında yaşanan çatışma sonrası başta ÜRE olmak üzere gübre fiyatları bir anda yüzde 40’lara varan oranda arttı.” dedi.

656822091 2471138320069524 3059214441776857006 N

Bayraktar’ın açıklaması şu şekilde:

28 Şubat 2026 tarihinde başlayan savaşın ardından da yine aynı senaryo gerçekleşti, gübre ve mazot fiyatları yükseldi.

Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgiler doğrultusunda derlediğimiz fiyatlara göre; savaş öncesindekalsiyum amonyum nitrat gübresinin tonu 16 bin 48 lira iken savaş sonrasındayüzde 26,5 oranında artarak 20 bin 295 liraya yükseldi. Amonyum sülfat gübresi yüzde 23,3 oranında artarak 17 bin 439 liraya, ÜRE gübresi yüzde 19,5 oranında artışla 31 bin124 liraya, DAP gübresi yüzde 9,6 artışla 38 bin 943 liraya ve 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 8,3 oranında artışla 25 bin 888 liraya yükseldi.

Doğru zamanda ve doğru miktarda yapılan gübrelemenin bitkisel üretimde verim artışlarına yaptığı katkı aşikârdır. Çiftçilerimizin maliyet artışları nedeniyle yeterli gübre alamayacak olma ihtimali üretimde verim düşüşüne ve olağanüstü maliyet artışlarına yol açabilir.Yaşanabilecek bu durumdan hem üreticilerimiz de tüketicilerimiz deolumsuz etkilenecektir.

İçinde bulunduğumuz dönem serin iklim tahıllarının üst gübrelemelerinin uygulanma dönemi, sıcak iklim tahıllarında ise taban gübrelemelerinin yapıldığı ekim dönemidir. Yani ülkemizde gübreye en çok ihtiyaç duyulan dönemlerden biridir. Şunu da biliyoruz ki çiftçilerimizin büyük bir kısmı önceden gübre tedariki yapamıyor, zamanı geldiğinde bir şekilde satın almaya çalışıyor. Dolayısıyla çiftçilerimizinçoğunun deposunda gübre olmadığı içinşimdi satın alacaktır. Yani uygulanacak gübrelerin çoğu savaş sonrası yüksek fiyatlardan satın alınacaktır.

Su ürünlerinde ihracat rekoru!
Su ürünlerinde ihracat rekoru!
İçeriği Görüntüle

W E K F K W E F K W E F W E-1

Öyle görünüyor ki savaş sebebiyle yüksek girdi fiyatlarıyla hem üretim maliyetleri artacak hem de çiftçilerimizin gübre kullanamamasından dolayı tarımsal ürün arzında azalma olacaktır. Doğal olarak tüketici fiyatları da bu durumdan etkilenecektir.

Bu süreçte gübre piyasalarının düzenlenmesi için birtakım önlemler alındı. Gübre ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması, gübre ihracatının yasaklanması ve 10 yıldır yasak olan yüzde 33’lük amonyum nitrat gübresinin kullanıma açılması gibi adımlar olumlu hamlelerdir. Fakat buradaki kritik nokta çiftçilerimizin gübreyi satın alabilmesidir. Yani fiyatların makul düzeyde olmasıdır.

Öte yandan çiftçilerimizin önemli girdi kalemlerinden olan mazotta da benzer bir durum söz konusudur.Savaş öncesi litresi 61 lira 41 kuruş olan mazotun fiyatı savaşın ardından yüzde 22,3 oranında artarak 75 lira 12 kuruşa yükseldi.80 liraya dayanan mazotun litre fiyatının yaklaşık yüzde 40’ı vergiden oluşuyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak mazot konusundaki görüşümüzü yıllardır dile getiriyoruz. Mazot tarımsal üretimin her aşamasında kullanılan, olmazsa olmaz bir girdidir. Bu sebeple çiftçilerimizin kullandığı mazottan vergi alınmamalıdır.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, üreticilerimizin artan maliyetler karşısında korunması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Tarımsal üretimin devamlılığı ve gıda arz güvenliğinin sağlanması için temel girdilerde çiftçilerimize yönelik desteklerin artırılması büyük önem taşıyor.Bu kapsamda ilgili kurum ve kuruluşları, savaşın uzama ihtimalini de göz önünde bulundurarak üreticilerimizin üzerindeki maliyet baskısını hafifletecek acil tedbirleri hayata geçirmeye davet ediyoruz.Özellikle gübre ve mazotta bir destek paketine ihtiyaç duyulmaktadır.”

(Fotoğraflar: İbrahim Naki Avşar)