21 günlük Mekke ve Medine ziyaretinden hemen sonra, bu kez Peygamberler Kenti Şanlıurfa'ya geldim. Bir grup gazeteci meslektaşımla birlikte üç gündür Şanlıurfa'dayız.

Organizasyona, Uluslararası Balkan Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ekrem Selimler, Balkan İşadamları Derneği Başkanı İsmail Karaduman, Balkan Anadolu Derneği başkanı Ender Öztürk ve derneğin eş Başkanı Niyazi Gültekin ev sahipliği yapıyor.
İzmirli İşadamları 'Balkan Anadolu Kardeşliği ' adını verdikleri bu çok önemli girişimle halklar arasında diyalogu geliştirmeyi ve ön yargıları gidermeyi amaçlıyorlar. Şanlıurfa'da bulunduğumuz 3 gün süresince düzenlenen etkinlik, söylem ve söyleşilerle barışın, kardeşliğin dili gelişti.
Şanlıurfa'da gördüklerim karşısında şaşkınım!
Rahmetli Özal'ın bize hep söylediği 'Şanlıurfa tarımın, bilimin, kalkınmışlığın, hoşgörünün yıldızı olacak.' sözü yıllar sonra şekillenmiş.



Fırat Nehri Mezopotamya medeniyetlerine taşıdığı bolluğu ve bereketi şimdi, Harran ovasına sunuyor. Kurtuluş savaşı destanı asıl şimdi yazılıyor.
Kurtuluş savaşımızın simge şehri Şanlıurfa bakımlı, temiz, hoşgörülü yüzüyle bütün Türkiye'ye ' sizi bekliyorum' diyor.
2004 yılı seçimleriyle iş başına gelen Şanlıurfa Belediye Başkanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba bu gelişmeyi şöyle özetliyor 'biz kentlinin yaşam kalitesini yükseltiyoruz. Buraya gelen yatırımcılar için gerekli şartları oluşturuyoruz, bu şehirde herkesi kucaklayan $zenginlik, hoşgörü ve büyüme yatırım yapma olanakları var'



Manisa'dan Şanlıurfa'ya gönderdiğimiz Vali Celalettin Güvenç, kısa sürede kent halkı tarafından sevilmiş. Yemek yediğimiz restaurant, bindiğimiz takside, sohbet ettiğimiz her ortamda Vali Güvenç için 'süper vali' diyorlar.
İnanç turizmi öylesine gelişmiş ki, şehir kültürel ve sosyal doksunu ko€ruyarak binlerce yıllık tarihinin bütün izlerini sergiliyor. Biz 3 gün kalabildik, lakin yetmedi.
Beni en çok etkileyen ise Harran Üniversitesi oldu…
Dicle Üniversitesinde Rektörlük Basın Danışmanı olarak görev $$ya$$ptığım 1989'lı yıllarda Şanlıurfa Ziraat Fakültesi bize bağlıydı. Rektörümüz Prof.Dr.Sedat Arıtürk tarafından sık-sık Şanlıurfa Ziraat Fakültesine gönderiliyordum. Kampus alanında tek ağaç bulunmayan, bakımsız bir bina ve barakalarda okuyan öğrenciler vardı.
Kampus öylesine kuraktı ki.. Ziraat Fakültesi Dekanının odasına plastik süs çiçekler konulmuş, bu durum büyük tepkilere neden olmuştu.
Şimdi ise, Amerika, Fransa, İspanya, İtalya ve Yunanistan dahil, meslek yaşamım boyunca gördüğüm en görkemli yeşil en modern üniversite kampusunu Şanlıurfa'da gördüm.
Harran Üniversitesi'nin Osmanbey Yerleşkesinde anfi tiyatroda düzenlenen geceye katıldım,
Şanlıurfa- Mardin Karayolu'nun 18. Kilometresinde 27.000 dönümlük bir arazi üzerinde kurulan Harran Üniversitesi kampusunda öğrenci yurtları,sosyal yaşam alanları, spor salonları, beş bin kişilik kafeterya, Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı 1000 öğrenci kapasiteli Kız ve Erkek öğrenci yurtları. Bir denizi andıran yapay göl tüm kampusu kucaklamış. Fırat nehri bu bilim yuvasına bütün güzelliğini yansıtıyor.
Harran Üniversitesinin Rektörü Prof. Dr İbrahim Halil Mutlu, üniversitesini tanıtırken haklı bir gurur yaşıyor 'Türkiye'de böyle bir yerleşke yoktur' diyor.
Ben de Şanlıurfa'dan gururla döndüm.