Türkiye referanduma yoğunlaşırken partiler tavırlarını belli etti. Başbakan Erdoğan, Türkiye genelinde mitingler düzenleyerek milletten 'evet' için oy istiyor ve 'evet'in faziletini anlatıyor.’¶ Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi ve Türkiye Partisi AKP'ye referandumda destek verip oyumuz 'evet' diyenler arasında. AKP'ye referandumda destek veren partilerin muhafazakar partiler olması dikkat çeken en önemli unsur olurken, referandum için de kafalarda soru işareti bıraktı.
'Hayır' diyen partiler ise CHP, MHP, DP ve DSP. 'Hayır' deyip de sesini duyuramayan bir partide LDP, Liberal Demokrat Parti. LDP Genel Başkanı Cem Toker parti olarak referandumda oyumuz ’“hayır olacaktır’” dedi. ’“Partimizin tüm organlarıyla konuştuktan sonra oy çokluğuyla aldığımız karar 'hayır'dır’” diyen Genel Başkan Cem Toker; ’“Bu kararın ülkemiz ve milletimiz için daha sağlıklı olacağına inanıyoruz, bu anayasa değişikliğinde hak ve özgürlüklerin genişlediğine inanmıyoruz! Dünyanın her anayasasında yargı ve yürütme zihniyeti önemlidir. Zihniyetlerde özgürlüğün ağırlıklı olması esastır. Bu anlayışla biz Liberal Demokratlar her zaman Yasaksız Türkiye'yi savunduk’” dedi.
Geçen hafta Vatan Gazetesi’’nde Can Ataklı'nın köşesinde yer alan, LDP Genel Başkanı Cem Toker'in sözleri bütün samimiyetiyle partisi LDP'nin ve Toker'in niçin 'hayır' diyeceklerini anlatıyor. İşte o sözler;
’“Demokratik intihar
Bir an için referanduma sunulan paketin maddelerini bir kenara koyalım. Zihniyet ve icraat sicilinde 'yıllarca onlar bizi fişledi, şimdi sıra bizde' demekten tutunda, Meclis Başkanı'nı 'sen mi susturacaksın, ben mi susturayım' diyerek azarlamaya, yasa dışı telefon dinlemelerden, patronları 'köşe yazarlarını kapının önüne koyun' uyarılarına varan, 23 Nisan'da bir çoçuğa 'artık Başbakan sensin, istediğini asarsın istediğini kesersin' nasihati veren bir partinin yürütmesine ve yasamasına referandumla yargıyı da kontrol altına alacağı daha fazla yetkiyi vermek demokratik intihardır.’”