Nerede o eski valiler… (kavaslara bakınca)
Hatta nerede o eski buzdolapları, mobilyalar dendiğini bile duymuşsuzdur.
Ya da bizzat Sayın Başbakan tarafından açılan 'Yeni Türkiye' başlığı üzerinden 90 yılı eskitmek, eskiyi kötülemek hiç değil. Ama zaman zaman 'Nerede o eski Türkiye' diye iç geçirmişliğimiz olmuyor değil.
Özellikle de milyonların meydanlara aktığı İzmir'de…
Tamamen sivil…
Ve samimi…
*
2011'de 188 bin…
2012'de tam 413 bin…
29 Ekim 2013'te 438 bin…
10 Kasım 2013'te 1 milyon 89 bin kişi.
*
Dile kolay 1 milyon 89 bin kişi… Kimse kusura bakmasın, 1 milyon insanı bir pazar günü bir yerden bir yere getirmek ciddi bir meseledir. Fevkalade bir motivasyon gerektirir.
Siyasi partilerin 'bindirilmiş kıtalarına' hiç benzemez. Dürüm-ayran dağıtılmaz ama son dönemde biber gazı ve cop yeme ihtimali yüksektir.
Tarifi imkansız bir sevgi…
Alkışlanacak bir cesaret. İnadına sevgi… İnadına bağlılık!
Atatürk'ü yedirmeyiz!
Diyeceksiniz ki Atatürk'ü yemek isteyen mi var? Başbakan Erdoğan bile ilk kez 'Atatürk'ü cümle içinde kullandı ya… Daha ne olsun!
Dile kolay 1 milyon 89 bin kişi…
Ki 9 Eylül'ün 29 Ekim'in 10 Kasım'ın Türkiye'si bunun en net kanıtıdır.
Bırakın sökülmesini… Budanmasına bile tahammülü yoktur milyonların…
Koro halinde 'Türk'üm, doğruyum… diyen' meydanlar açık seçik ifade etmiştir ki…
Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin 'eskisi' değil 'eskimeyenidir'
Başbakan Erdoğan'ın da dünkü konuşmasında altını çizdiği gibi…
Mustafa Kemal herkesin Atatürk'ü olsun. İstismar edilmesin…
Ama 'yasak' da edilmesin… 'Yok' da sayılmasın…
Aslında değil. Normalleşen Türkiye ancak böyle mümkün olabilir.
Hep birlikte.
Çizgi filmlerin kötü karakterlerini andıran Sayın Vali pek de sayın olmayan bir ifade kullandı 10 Kasım törenlerinde. Kendisini protesto eden vatandaşına herkesin duyacağı desibelde küfretti. Hem de 'karısını satan adam' manasına gelen ve Anadolu'nun pek çok kentinde 'cinayet nedeni' kabul edilen 'gavat' diyerek.
'Öyle demedim, böyle dedim' yalanı kameralarca kısa sürede tekzip edildi Sayın Vali'nin…
Daha önce 'kadın doktora taciz' ve 'resmi ihalelere fesat' gibi ağır ithamlarla karşı karşıya kalan… Çiller'in 'TAK-ŞAK' paşasını bile kıskandıran bir hızla Erdoğan'ın kızlı-erkekli çıkışını 'talimat' kabul ettiği için hedef tahtasına konulan.
Protesto edileceğini bile bile resmi törenlere giden…
Sonraki durağı İzmir olması beklenen pek sayın vali protestocu vatandaşa parmak sallayarak alenen 'gavat' dedi.
Özür bile dilemedi. Ve hala görevde…
24 saat sonra cılız bir açıklama: 'İnceleme başlattık'
Neyi inceliyorsunuz sayın bakan? Sayın Başbakan…
'Dikizci' diyen Kılıçdaroğlu'nun 'ağzına biber sürmek caizdir' diyen Sayın Arınç…
Grup başkan vekilleri, hükümet sözcüleri, il başkanları…
Klavye delikanlıları, Melih Gökçek, Hüseyin Çelik, Egemen Bağış?
Ne bekliyorsunuz?
*
Vali kim? Devlet!
Küfreden? Devlet!
Yalan söyleyen? Devlet!
*
Şimdi birileri çıkıp bunu da 'yedirmeyiz' derse onlara tek şey söylerim.
Biz zaten bunu yemeyiz efendim. Size afiyet olsun!