CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır’da gençlerle bir araya gelerek pek çok konuda kritik açıklamalarda bulundu. Kendisini "seçilmiş genel başkan" olarak tanımlayan Özel, parti yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulunurken, olası bir "yeni oluşum" kapısını da açık bıraktı.
Gençlerin kendileri hakkında vaatlerini sordukları soruları Özel, topluca şöyle yanıtladı:
“Esas beka sorunu ülkenin gençlerinin dünyanın diğer ülkelerinde gelecek hayal kurması. Bunun en temel sebebi gelecek kaygısı hem ekonomik olarak hem özgürlükler anlamında hem sosyal yaşam anlamında. Bizim CHP olarak gençlere en önemli vaadiniz ne deseniz… Tabii bunu butlan tartışmalarından önceki seçilmiş genel başkan ve partinin başındaki seçilmiş genel başkan olarak yanıtlıyorum. Bizim hayal ettiğimiz gelecekte, bir kez bugünkü meseleyi doğru tespit etmek lazım. Son 23 yıldır ülkedeki özgürlükleri birer birer kısıtlayan, demokrasiden geriye adımlar atan, sonra bir tek adam rejimi kuran, sonra da her şeye devletle parti ayrımının ortadan kalktığı, ele geçirdiği bu imkanları mutlak kendi iktidarı için sürdürüp bir daha iktidarı devretmemek üzere bir şeyler yapmak bu otokrasiye kayıştır, tek adam rejimine kayıştır. Hele hele sonra kamu gücünü ve yargı üzerindeki baskıyı, yargıdaki birtakım aparatları kullanarak da iktidardan gitmemek darbeciliktir.”
'O GÜNKÜ TUTUM HATALIDIR'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı bir televizyon programında, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına destek vermesiyle ilgili “Pişman değilim” açıklamasının sorulması üzerine Özel, şunları söyledi:
“Bir televizyon programında, ‘Hiç pişman değilim’ falan denince büyük bir travma oldu yine haklı olarak hem Kürt vatandaşlarda hem Diyarbakır’da Selahattin Başkan ile ilgili. Bugün benim buraya geleceğimi bilince dün avukatını gece çağırmış. Sonra da burada beni göreceğinden emin olduğu bir kişiye avukatıyla ‘Özgür Başkan'a selam olsun. Diyarbakır’a, Amed'imize hoş geldi’ diye söylemiş Selahattin Başkan. Biz de bunu bütün kent adına başımız gözümüz üstüne aldık. Çok teşekkür ediyoruz.
Ben zaten geçmişte dokunulmazlıklarla ilgili karşı görüşte olduğumu biliyorsunuz, yazıldı, çizildi de. Mücadele ettiğimizi partide. Ama genel başkan seçildikten sonra da bunun yanlış olduğunu söylemiş ve grup toplantısı kürsüsünden o zamanki tutum için bugünkü genel başkan olarak özür dilemiştim. O yüzden o konudaki hatalı tutumun ısrarına yönelik sözlerin bir kıymeti yok. CHP’nin temel tutumu bizim tutumumuzdur. O günkü tutum hatalıdır ve biz şu anda o gün dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda 130 arkadaşımızdan 20’sinin ikna edilerek güya referandumsuz geçmesin diye yapılan işin son derece yanlış, ayıplı, sorunlu olduğunu görüyoruz, kabul ediyoruz. Bunu bir kez daha buradan ifade edeyim.
DÖRT AYAKLI HUKUKİ YOL HARİTASI
"Tarihin en büyük haksızlığına uğradık ancak partide bölünme değil yüzde 99’luk bir bütünleşme var" diyen Özel, mutlak butlan kararına karşı yürüttükleri 4 aşamalı hukuki stratejiyi ilk kez açıkladı:
"Hukuki süreçleri -yani hukukçu arkadaşlar bilirler- atılan arkadaşlarımızın haksız ihraca uğrayan arkadaşlarımızın geri dönülmesi için sulh hukuk mahkemelerini; imzaları teslim ettiğimiz halde bugün cuma sonuna kadar da kurultay kararı verilmedi, o yüzden kurultayın yapılabilmesi için asliye hukuk mahkemesini ve asliye hukuk mahkemesinin 40 gün içinde sadece maaşları ödeyecek, mal almayacak, mal satmayacak, hiçbir şey yapmayıp partiyi kurultaya götürecek bir çağrı heyeti atamasını bekliyoruz.
Diğer taraftan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na partimizde 60 kişi olan ve yedeklerle tamamlandığında dahi 20'li rakamlara düşen PM’nin kanunlar gereğince hızla kurultaya gitmesi gerektiği, bunun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ihtaren bildirilmesi konusundaki talebimizin sonuçlandırılmasını bekliyoruz. Ayrıca Yargıtay üçüncü Daire'de görülecek olan butlan davasında tedbirin kaldırılması ve esastan görüşüldüğünde de istinaf mahkemesinin karar bozulması noktasındaki mücadelemizi sürdürüyoruz."
YENİ PARTİ TARTIŞMASI
Parti yönetiminin mahkeme kararlarıyla fiilen 'kayyıma' devredildiğini savunan Özgür Özel, 26 Temmuz tarihine dikkat çekerek çok büyük bir tehlikeye işaret etti:
"CHP’nin yeniden yönetimine düşünüyoruz hukuk yoluyla. Eğer bu olursa, eyvallah. Olmazsa yani bir yol bulamıyorsak bir yol açmanın gerekliliğine de inanıyoruz. Bu noktada bunun adı biraz önce dillendirilen hiçbir seçeneği dışlamadan titizlikle hepsi için çalışıyoruz, hepsi için hukuki ve teknik hazırlıklarımızı yapıyoruz. Önemli olan bir tek şunu söyleyeyim: 26 Temmuz'a kadar CHP kurultay yapmadığında seçimlere giremeyebilir. Doğru mu? Böyle bir risk var. Bu riski alan alır, biz almıyoruz. Tedbirimizi alıyoruz. ‘CHP’yi bir çukurun içine çekelim. Davalar sürsün. Biz takvimler açıklayalım…’ Ben bunları bırakayım, butlancılarla güreşe tutuşayım.
Beni oraya çekip partinin iktidar yürüyüşünü durdurmak istiyorlar. Biz iktidar yürüyüşünü CHP'de sürdürmek istiyoruz. Ama CHP'ye atanan kayyum, ‘İktidar yürüyüşünü bırak, gel benle güreşe tutuş’ diyorsa onları orada bırakırım, ben iktidara yürümeye devam ederim. Başka bir çaresi yok çünkü."




