Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bornova Belediyesi tarafından hayata geçirilen Doğanlar Kent Bostanı açılış töreninde konuştu.
Özel’in konuşmasından satır başları şöyle:
Son yerel seçimlerde bir tarihi hep birlikte yazdık. Unutmayalım, çok kazanmak istediğimiz, Cumhuriyet'in 100. yılındaki bir seçimden çok istememize, çok çalışmamıza rağmen büyük bir üzüntüyle çıkmıştık. Hiçbirimiz artık başımızı karşıya doğru değil, hep yere doğru bakarak yürüyorduk. Birbirimizin yüzüne gözüne bakmıyor, öğretmen evlerine emekli öğretmenler gitmiyor. Komşular birbirine çayı kahveye geçmiyor, geçse de ağızlarını bıçak açmayan, bir duygusal kopuşun yaşandığı ve Cumhuriyet'in geleceği için de, kentlerin geleceği için de büyük endişelerin hazır olduğu günlerden geçiyorduk. O günlerde biz düştüğümüz yerden kalkmaz isek, ayağa kalkmaz isek, birbirimize sarılmaz, tutunmaz, moral vermez ve bu ülkeye umut olmaz isek, yaklaşan yerel seçimlerin bir felaket getirdiğini ve kentleri zaten yönettikleri yerlerde kentlere karşı suç işleyen, kentleri talan eden bir anlayışın yerel seçimlerde de büyük bir zafer, başarı elde etmesinin endişesi içindeydik.
Bunun için dedik ki partide bir özeleştiriye ihtiyaç var. Bunun için de bir değişime ihtiyaç var. Değişim için yola çıktığımızda yolda hemen yanımızda bulduğumuz iki kişiden birinin sağında, birinin solunda oturuyordum biraz önce, ikisinin arasında. Bunlardan bir tanesi, tabii ki o gün de bugün de ilçe başkanımız olan Ertürk abim vardı, Ömer Ekşi kardeşim vardı, şu an Bornova Belediye Başkanımız. Bir diğeri de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımızdı. Ve o yürüyüşte yola çıktık ve git gide çoğaldık. Ve inandığımız bir şey vardı. İmkansız görülen bir değişimi, sokağın sesini salona, delegelerimize ulaştıran sizler bir değişimi istediniz, gerçekleştirdiniz ve o değişimle birlikte, o değişimin kadrolarıyla birlikte, o değişimin anlayışıyla birlikte, biraz önce izlerken hepimiz duygulandık, kırmızı yelekliler dediğimiz gençlik kollarından gelen arkadaşlarımıza gerçekleştirdik.
İZMİR'İ KAYBEDECEKSİNİZ DEDİLER, İZMİR BİZDEN VAZGEÇMEDİ!
İmkansız görülen değişimle birlikte, o kadrolarla birlikte, o değişimin anlayışı ile birlikte kırmızı yelekliler dediğimiz gençlik kollarından gelen arkadaşlarımıza güvendik. Tüm demokratları kucaklayarak ama tek adam rejimine karşı hep birlikte demokrasiyi savunarak yerel seçime gittik. O yerel seçimlerde AK Parti ilk yenilgisini aldı. En büyük zaferlerden birini de İzmir’de elde ettik. Bugün İzmir’i de kaybedeceksiniz diyenlere İzmir’in bizden vazgeçmeyeceğini ve İzmir’in Atatürkçülerin kalesi olduğunu herkese gösterdik. Bugün İzmir’de 8 kadın, 12 genç belediye başkanının yerel seçimlerden sonra görev yaptığı bir süreçteyiz.
BENİM İKİ GÖZ BEBEĞİM VAR: BİRİ MANİSA, BİRİ BORNOVA
Söz vermek siyasetçiye dairdir ama sözü tutmak CHP’nin işidir. Biz Ömer Başkanın çağrısıyla Bornova Sarnıç’taydık. Benim iki göz bebeğim var. Biri Manisa, biri Bornova. En büyük dostlukları yaşadığım Bornova. İkisinin arasındaki Sarnıç köyünde orman yangını ve camide yaşanan hasarı gördük. O gün söz verdik. Buraya yakışır bir cami yapalım, köy evi yapalım dedik. CHP’li belediyeler cami ise cami, okul ise okul, ihtiyaç neyse onu yapan yerel yöneticilere sahip. Ömer de o arkadaşlarımızdan bir tanesi.
Bornova son 5 dönemdir CHP’den vazgeçmiyor. Biz de Bornova’yı Ömer Eşki’ye emanet ettik. O gün bugündür Ömer kardeşim Bornova’ya hizmet ediyor. Bornova’da 20 caddede 46 km 106 bin ton asfalt serildi. 7 kent market açıldı. 3 kent lokantası açıldı. Kent kasabı hizmete girdi. İlkokul öğrencilerine beslenme paketi dağıtılıyor. 17 bin 600 vatandaşa yemek servisi yapılıyor. 1,9 milyon metrekare yeşil alana ulaşıldı. Bu yapılan işler son derece önemli ve kent açısından da çok önemli buluyorum.
KADINLAR EV EKONOMİSİNE KATKI SUNACAK
Bugün 24 metrekarelik parçalara bölünmüş, tarım yapmak isteyen kadınlara alanlar tahsis edildi. Fideler verildi, sulamalarına destek olundu. Buradaki ürünleri evlerinin ekonomilerine katkı sağlamak üzere götürüyorlar. Bu sadece bir mini tarım uygulamasının ötesinde kadınların sosyalleştirdikleri, kendilerine verilen imkan dahilinde üretimin parçası olduğunu bir alan. Kentte kanaat oluşturan, kentin gündemini belirleyen ana öğeler olarak yerlerini aldılar. Bu kent bostanlarını İstanbul’da da Ataşehir Belediye Başkanımız çok sahiplendi. Buradan hem burada olan, olmayan hem de partimize yapılan siyasi saldırılarına Silivri’deki 12 metre hücrelerinde dimdik ayakta duran arkadaşlarımıza selam yolluyoruz.
İNAN, BAŞKANLARA ÇELME TAKMA PEŞİNDE!
Burada benim karşımda İzmir’den oy istemiş, oy almış vekil ve başkan seçilmiş, hyüzünü İzmir’e dönmüşler var. Bir de İzmir’e seçim zamanı gelen, oy isterlerken kente saygılıyız diyerek oy vermeyince bir kere daha İzmir’e hırslanan, kinlenen ve elindeki güçleri İzmir’in aleyhine kullananlar var. Onlar bunu yapmaktan vazgeçene kadar biz kötülükleri anlatmaktan vazgeçmemeliyiz. (Eyyüp Kadir İnan’ı kastederek) AKP’nin gençlik kollarından gelen bir yöneticisi başkanlar ne yapmak isterse çelme takma peşinde. İzmirli bir başkan neyi iyi yaptıysa sanki kendisinin bir parmağı varmış gibi sahiplenmenin peşinde.
AK PARTİ İZMİR’İ ALSA İLK İŞLERİ KARŞIYAKA İSKELESİNİ TÜGVA’YA VERMEK, ASANSÖRÜ OKÇULUK VAKFI’NA VERMEK OLUR
İki ilçede seçimi kaybettik. Aliağa’da şirketler üzerinden siyasete müdahale ediliyor. Bir de Menemen’i kendi hatamızla elimizdeki bayrağı bıraktık. Millet ders verdi. Onun dışında tüm İzmir’i baştan sona kazandık. O günlerde İzmir’i biz alacağız, kaleyi yıkacağız diyorlardı. İşleri güçleri yıkmak ve ele geçirmek. Kavgaya dair cümlelerle İzmir’de siyaset yapan bir anlayışla karşı karşıyayız. İlk işleri Karşıyaka iskelesini TÜGVA’ya vermek, asansörü Okçuluk Vakfı’na vermek olur. Biz geldiğimizde İzmir’in değerleri korunur dedik. Onlar her kötülükten medet umuyor. Havalar kurak gidiyor, belediyelerimiz bin bir gayretle sorunu aşmaya çalışıyor. Onlar yağmayan yağmurdan medet umuyor. Allah’ımıza bin şükür o hasetlere inat önemli yağmurlar yağdı. Bugünden itibaren damla yağmasa 2 yıl su sorunumuz yok. Yalanla dolanla uğraşanlar şimdi çelme çakıyorlar.
SAYGISIZ, AĞZI BOZUK MİLLETVEKİLİNİN YA HADDİNİ SEN BİLDİR YA DA İZMİR BİLDİRECEK
İzmir’de 531 kurs verilen Meslek Fabrikası’na, tapusundaki vakıf şerhi kaldırıldığı halde, hukuka aykırı şekilde el koydular. Mahkemeyi kazandık, o söylediğim kişi müdahale etti, milletin polisini oraya koydu. İçeride 300 milyonluk yatırım boş duruyor. Eğitim alacak İzmirliler de evlerinde boş boş oturuyorlar. Neden AK Parti’nin hasetliğinden ve kıskançlığından. Erdoğan’a söylüyorum, İzmirli belediye başkaları Ankara’da ne yapsa bürokratların odasını basan Gençlik Kolları’ndan gelen milletvekilin var. Saygısız, ağzı bozuk milletvekilinin ya haddini sen bildir ya da İzmir bildirecek. Çirkin üslubu ile gencecik başkanlarımıza karışmasın. Gölge etmesin. Biz İzmir’e hizmet etmek istiyoruz. Senden aldığı güç ile İzmir’e çelme çakıyor.
İZMİR'İN VERGİSİ İZMİR'DE KALSA 30 KAT HİZMET ALIR
Siyaset düşmanlık yapmak için yapılmaz. Bizi silkeleyenlere söylüyoruz. Durduramazsınız. Çalışıyoruz. Hep birlikte de iktidara yürüyoruz. İzmir ile ilgili rakama bakın. Buradan oy alıp İzmir’e yüzünü dönenler var. Oy alamayınca sırtını dönenler. İzmir’de 951 milyar TL vergi topalmışlar. 32 milyar TL yatırım yapmışlar. Kepçe ile alıyor ama çay kaşığı ile vermiyor. Utanmak yok mu? Dokunmasa ve İzmir’in vergisi İzmir’de kalsa 30 katı hizmet gelir




