Egedesonsöz İnternet Haber Sitesi’’nde ilkyazımı sizlerle bugün paylaşmak istedim. İlk yazımın konusu da geçtiğimiz Şubat ayında yapılan İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’’nin seçimleri sonrasında yaşananlar’… Ortada ciddi iddialar ve casus krizi var. Taraflar farklı görüşlere sahip olsa da masada ciddi bir sorun var.
Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’’nde 7 yıldır üst düzey yetkili olarak çalışan bir personel, Bölge Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş’’ın ortaokul ve lisedeki sınıf arkadaşı, geçtiğimiz hafta Çarşamba günü öğleden sonra, işten çıkartıldı. Tabi haliyle herkes merak etti, kendi kendine sordu: ’‘Seçimin ardından neden böyle bir gelişme yaşandı’’ diye’… Söz konusu personelin, ’‘seçim sürecinde mevcut yönetim kurulu başkanı Hilmi Uğurtaş’’a rakip olan Bayram Talay’’la çalıştığı iddiaları nedeniyle işten çıkarıldığını’’ duyduk.
Olayda ismi geçen herkesi aramaya başladım. Söz konusu üst düzey yetkiliye ulaştım. Kendisiyle telefonla konuştuk. İddiaları sordum. Yaşadıklarını anlattı. ’‘Bilgi aktarma iddialarının’’ işten çıkartılmasında etkin olduğunu ancak resmi olarak böyle bir ifadenin kullanılmadığını kaydetti. Söz konusu olayı yazacağımı da söyledim. Bu cümleden sonra anlattıklarını aynen aktarıyorum:
’“Benim söylemek istediğim özetle şu: İki yönetim kurulu adayı da benim arkadaşımdı. Ama bir tanesi Hilmi Uğurtaş çok eski arkadaşımdı. Ortaokul ve liseyi aynı sınıfta okuduk. Lise Eşrefpaşa Lisesi, ortaokul da Yeşilyurt Hasan Tahsin Ortaokulu’…
Dolayısıyla ben Bakioğlu Holding’’teyken Hilmi Beyle görüşmeye başladık. Benim bulunduğum kadro boşalınca Hilmi bey, benle çalışmayı arzu etti. Başladık. Beni oraya O getirdi. Hiçbir sorunum olmadan da çalışan bir kişiydim ben. Dolayısıyla mevcut yönetim kuruluna ihanet etmem gibi hiçbir gerekçe yok. Aldığım paradan da, kadromdan da memnundum. Fevkalade güzel projeler üretiyorduk. Ama seçim sürecinde kim konuştu maalesef onu bilemiyorum’…
Bayram bey de arkadaşım olduğu için O’‘nunla da konuşuyordum. Ama seçim sürecinde daha az görüştük. Seyrek görüşmeye başladık. İkisine de şunu söyledim, ’‘ben profesyonelim. Seçimlere girmem. Ne destek olurum, ne de köstek olurum ikinize de.’’ Benim bu söylediğim farklı algılanmış. Birkaç kişide dedikodu üretince kabak bizim başımıza patladı. O yüzdende haksız suçlamalarla karşı karşıya kaldım. Bu zor durumu yaşamaya başladım. Vermek istediğim mesajlar bunlar.’”
Kendisine şunu sordum: ’“Siz istifa etmediniz. Onlar çıkarmış oldu’…’”
’“Tabi tabi. Çünkü ben istifa edersem o zaman suçu kabullenmiş oluyorsunuz. Yok öyle bir şey. Kesinlikle böyle bir şey olmadı. Olmuş olsa, ’‘madem bu riski, bu kumarı oynadın, ceremesine de katlan’’ derdim. Zoruma gidin nokta bu. Yapmadığım için insanın zoruna gidiyor.’”
İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş ise, konuyla ilgili açıklama yapmak istemediğini belirtti. Israrlarımız üzerine, Hilmi Uğurtaş, ’“O benle yakın çalışıyordu. Ben kimle çalışacağıma, yönetim kurulum ile birlikte karar veririm. Kimse buna müdahil olamaz. Güven bunalımı vardı. Bu arkadaşımızla çalışamayacağımı söyledim. Kimseyi de zora sokmak istemem. Başka bir şey söylememe gerek yok. Yasal prosedür neyse işler. Ödenecek olan ödenir. Durum budur. Diğer açıklamalar konusunda bir açıklama yapmıyorum. ’‘Bu yüzden çıkarttılar’’ diyorlarsa bende hukuki yollara başvururum’” dedi.
Konunun bir diğer tarafı haline gelen Hilmi Uğurtaş’’ın rakibi Bayram Talay’’a da, olayla ilgili olarak Hilmi Uğurtaş’’ın ’‘Güven bunalımı vardı’’ açıklaması yaptığını ifade ettim. Söz konusu iddiaları hatırlattığımda Talay, ’“Güven bunalımı bizden dolayı mı?İhaleyi bize çıkarmasınlar. Bunun müsebbibi biz değiliz. İşten çıkartma olunca, bende kendisini (Hilmi Uğurtaş) aradım. ’‘Bu kişiyi işten çıkartıyorsun. Bunun bizimle ilgisi yok’’ dedim. Böyle bir lafı kabul edemem. Bizim hukuk danışmanız, basın danışmanımız, mali danışmanız her şeyimiz vardı. İçeriden bir adama mı kaldık yani. Böyle bir suçlamayı ben kabul edemem. Güven bunalımı ne demek?’‘Bu adam bunu yaptı, bunu yapmadı’’ dersin. Bizim o insanlarla hiçbir şeyimiz olamaz. Bizde seçim atmosferindeydik. Bir şey yapmadık. Bunu iddia eden varsa karşısına dikilirim’” ifadelerini kullandı.
Yukarıda anlattığım olaydan önce, seçim sürecinde yaşananları unutmayalım’… Seçim öncesinde Bayram Talay’’ın, işten çıkartılan O personelin üstü konumundaki, İAOSB’’de etkin ve yetkin, son derece hünerli bir kişiye, ’‘başkanlığa seçilmesi halinde kendisiyle çalışmayacağını söylediğini’’ duymuştuk. Bunu görüştüğüm herkes de doğruladı. Hatta Talay, son derece etkin ve yetkin olan O hünerli kişiye, ’‘seçilmesi halinde görev değişikliğine giderek, kendisini mevcut üst düzey görevinden alıp, danışman yapacağını söylediğini’’ anlattı.
Ne diyelim’… Profesyonel kadroların seçimin içine dahil edilmesi profesyonel kadrolara olumsuz yansıyabiliyor. Seçim dönemlerinde bu tarz söylemler olabiliyor. Sonuç olarak bu olay büyük bir ihtimalle mahkemeye taşınacak. Atatürk Organize’’deki casus krizinde en güzel kararı adalet verecektir.
Bekleyip görelim’…