Şok bir haberle sarsıldık, Göztepe ve spor kamuoyu gibi…
Göztepe'nin centilmenliği, beyfendiliği, özverisi ile bilinen, servetini Göztepe uğruna harcamaktan gözünü kırpmayan fedakar başkan, sevgili dostumuz ağabeyimiz Bülent Özkul hayatını kaybetmişti.
Sevenlerini zamansız ölümüyle yasa boğan, işin üzücü yanı yaşamına da kendi eliyle son veren Özkul, bir döneme de damga vurmuştu. Ama o bir tekstil kralı olmaktan çok hep beyefendiliği, nezaketi, centilmenliği ile gönüllerde iz bıraktı.
Yine Göztepe'de başkanlık yapmış babası Merhum Zeki Özkul'la birlikte büyüttüğü ve bir tekstil devi yaptığı Özkul Giyim'i 'Women of Özkul' adıyla Avrupa ve Dünya pazarlarına taşıyan Bülent Özkul, babasından kalan Göztepe sevgisi ile sarı – kırmızılı kulübü zor günlerinde sırtlamış ve uyarılara karşın servetini Göztepe için harcamaktan çekinmemişti.
Tekstil imparatorluğu banka kredileri, acımasız dış rekabet yüzünden çatırdarken, Özkul da zor günlere adım atmıştı. İstanbul'da başka alanlarda faaliyet de gösterdi, olmadı. Aile yaşamında da değişikliğe giden ve çocukluk arkadaşı ile ikinci evliliğini yapan Özkul, bir şövalye gibi zorluklarla, sıkıntılarla mücadele etti. Tekstil krallığından, mütevazi bir yaşantıya dönen yaşam çizgisinde hep dik durmaya çalıştı. Ancak herşeye karşın, kibarlığından centilmenliğinden, Göztepe sevgisinden ve sportmenliğinden ödün vermedi.
Son olarak Göztepe Taraftar Derneği ile ilgili çalışmalar yapan ve kurucu başkanlığını da üstlenen Özkul, zor günlerin izini kırlaşan saçlarına gömerken, içindeki fırtınaları hiç dışarıya yansıtmadı. Mütevazi yeni yaşamında vakarından, gururundan, nezaketinden ve centilmenliğinden hiçbir şey yitirmedi.
Ancak son hareketi, Bülent Özkul'a yakışmadı. Şövalye son darbesiyle hepimizi can evinden vurdu.
Ah be Bülent Abi! Ah be centilmen şövalye!
N'aptın böyle?