EXPO 2020 hedefine kilitlenmiş İzmir'in nüfusu 4 milyon dolayında…

TUİK verilerine göre, 3,7 milyon Türk vatandaşı ise farklı ülkelerde yaşamayı tercih etmiş. 2012 sonu itibariyle bu rakamın 4 milyonu aşması bekleniliyor.

Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Kemal Yurtnaç, 7 kıtada 5 milyonu üzerinde vatandaşımızın yaşadığını söylüyor.

Yapılan araştırmalar, ülke dışındaki her 4 kişiden birinin ise Egeli olduğunu gösteriyor.

Bir milyon Ege'li başka ülkelerde yaşamayı tercih etmiş.

1960 yıllarda ucuz işgücü olarak bilinen yurt dışı Türkleri, günümüzde 5 kıtanın tamamında eğitim, bilim, sanayi ve ticarette söz sahibi olabilmişler. Girişimcilerimizin başarı öyküleri her ay Avrupa dergilerine kapak konusu oluyor.

Peki… Türkiye bu olağanüstü gücünü uluslararası lobide ne kadar kullanabiliyor?

Yedi kıtaya yayılan ekonomik ve sosyal potansiyelimizi sivil diplomasiye yansıtmada ne kadar başarılıyız. Ne kadar organize olabilmişiz?

İşte burası çok tartışmalı…

Oysa yurtdışındaki vatandaşlarımızın örgütlediği yüzlerce sivil toplum örgütü, işadamı derneği bulunuyor.

Özellikle yurtdışındaki Türk İşadamları Dernekleri, Amerika Birleşik Devletleri'nden Avustralya'ya; Afrika Ülkelerinden Rusya'ya kadar geniş bir coğrafyada ülkemizin menfaatlerinin korunması için hükümetler üzerinde baskı gruplarını organize etmektedirler.

İzmir'in EXPO 2015 adaylık sürecinde bu çok güçlü kolumuzu, 'lobicilikte' neredeyse hiç kullanmadık, ya da kullanamadık.

Oysa günümüzde ülkeler arası ilişkilerde 'resmi devlet diplomasisi' yerini 'sivil toplum diplomasisine' bırakıyor. STK'ların gücü yaşamın bütün alanlarını kapsamaya devam ediyor.

İzmir'in EXPO 2020 adaylık sürecinde sürdürülen lobi çalışmalarında bu sessiz güçten yararlanılması için çalışmalar yapılıyor.

Örneğin yurtdışındaki Türk okulları bu alanda ciddi bir sorumluluk üstlendiler.

2015 EXPO adaylık sürecinde ciddi bir deneyime, diplomasi birikimine sahip olduk ve yurt dışındaki Türk okullarının lobi gücünün farkına vardık.

145 ülkede 1200 okulumuzun tamamı İzmir'in EXPO 2020 adaylığına katkıda bulunabilmek için seferber olmuş durumda. Yurt dışına giden bazı heyetlere bu okullarımızın rehberlik ettiğini görüyoruz.

İşte aynı çalışmayı yurt dışındaki vatandaşlarımıza da kaydırarak, İzmir'in heyecanına ortak etmeliyiz.

Özellikle bir milyon Egeliyi…

Her İzmirli doğal EXPO 2020 elçisidir ve yakın çevresini harekete geçirmelidir.

Çünkü İzmir'in önünde daha da zor bir EXPO adaylığı süreci yaşanıyor. İzmir 5 ülkeyle yarışacak,161 devletten oy isteyecek.

Büyük EXPO'lara ev sahipliği yapabilmiş kentler, bugün dünyanın marka şehirleri olmakla kalmamış, en güçlü ekonomilerin, özellikle turizmin lokomotifi olmuşlardır.

Kentlerin tanınırlıkta, bilinirlikte ve markalaşmada ülkelerini geride bıraktığı olağanüstü bir dönemden geçiyoruz.

Yeni ekonomik rekabette ülkeler değil, artık kentler arası mücadele hüküm sürmektedir. Bu nedenle İzmir'in EXPO 2020 adaylığı için Modern İzmir Diasporasının harekete geçmesi gerekiyor.

İzmir adına bütün dünyada EXPO 2020 lobisi yapabilecek, sosyal ve kültürel birikime sahip en az bir milyon hemşerimizi dikkatini buraya çekmeye çalışılmalıyız.

Bugün markalaşan kentlerin başarı öykülerinde EXPO'ların izlerini görüyoruz.

1958 yılından günümüze kadar EXPO'ların uygulandığı kentlerdeki değişime baktığımızda ortaya şu gerçek çıkıyor;

Brüksel'i Belçika'dan daha çok bilinir yapan 1958 EXPO'sudur. 'Barış İçin Demokratik Talep', temalı EXPO, 50 dönüm arazi üzerine kurulmuş,6 ayda 51 milyon ziyaretçi gelmiştir. Dünyanın en özgün mimari yapılarından biri olan 'Atomium' açılmıştır.

Washington Seattle 'de 1962 yılın düzenlenen 'Bilim' temalı EXPO'ya katılan 24 ülke arasın da Türkiye'de vardır. 6 ay açık olan EXPO, 9,5 milyon ziyaretçiyi çekmiştir. Seattle Uzay İğnesi, ALWEG Treni, unutulmaz özellikleri olmuştur. O gün yapılan binaların büyük kısmı bugün halen kullanılmaktadır.

Örneğin Washington Pavyonunu, Pasifik Bilim Merkezi olmuştur.

Yine Amerika'da New York'ta 1964 yılında 'Karşılıklı Anlayışla Gelen Barış' temalı EXPO düzenlendi.

1960 yıllarda insanlığın en çok gereksinim duyduğu iki büyük değer vardı 'Kesintisiz demokrasi ve sürekli barış' . Bizim darbeler yapıp başbakanımızı astığımız yıllarda dünyanın sloganı farklıydı ve EXPO'ların teması onurlu yaşam biçimine odaklanmıştı.

1964 yılında 6 ay, 1965 yılında 6 ay açık kalan bu EXPO organizasyonu. 24 ülkenin katılımı ile 51,5 milyon ziyaretçiye ulaşmıştır.

Kanada ' Konfederasyon Oluşunun 100.Yılı' onuruna 50 milyon ziyaretçi çeken 1967 EXPO'suna ev sahipliği yaptı. Montreal, Quebec'deki fuarda, EXPO pasaportları ilk kez kullanılmayabaşlanmıştır.

Bu organizasyona 62 ülke katıldı. 20.yüzyılın en başarılı EXPO'su ilan edildi. Büyük buluşmanın üçüncü gününde 12 saatlik sürede 569 bin ziyaretçi ile bütün zamanların rekoru kırıldı.

Kanada'da genelinde büyük kutlamalar yapıldı. Montreal Belediye Başkanı Jean Drapeau'yu efsaneleştiren de bu EXPO organizasyonundaki başarısı ve Rusya'ya karşı koyduğu duruş oldu.

Buradaki tek öngörüsüzlük; alanda kurulan binaların çoğu değerlendirilemedi. Bazıları erken çürüdü. EXPO alanı şimdi park olarak değerlendiriliyor.

İzmir'in EXPO 2020 sürecine dahil edemediği sponsorluk ve dayanışmanın en güzel örneği 1968 EXPO' sunda San Antonio, Texas'ta yapıldı.

ABD şirketleri sponsorlukta seferber oldu. Eastman Kodak, Ford Motor Company, General Electric, General Motors, Humble Oil (şimdiki Exxon Mobil), IBM, RCA, Güneybatı Bell (şimdi AT & T, Inc), Frito Lay, Pepsi-Cola, , American Express, Chrysler, 3M Migros, LDS Kilisesi, Hemis Fair,

İşte bu şirketlerin çok büyük sponsorluklarıyla ,'Amerika Uygarlıklarının Buluşması' Temalı EXPO gerçekleşti.

Şunu yazmadan geçemeyeceğim. Burada EXPO alanıyla ilgili olarak halk arasında reform düzenlendi. Alan halkın oylarıyla seçildi. (Yıl 1968…)

Halen yayınvericisi olarak kullanılan 622 foot (yaklaşık 190 m) yüksekliğinde bir kule, buEXPO'nun sembolü olmuştur.

Japonya'nın teknolojide ulaştığı düzeyi dünyaya duyuran en büyük organizasyon 1970 Osaka, Japonya EXPO'su ile gerçekleşmiştir. 'İnsanlığın Uyum ve Gelişmesi' temalı EXPO 6 ay açık tutulmuştur.

1974:
Spokene, Washington fuarında ABD firmaları ekonomik krizi öne sürerek fazla katkıda bulunmadılar. 'Yeni, Temiz Bir Çevre' Çevre temalı olarak yapılan EXPO, 1000 Dönüm bir arazi üzerine kuruldu. 6 ay açık kaldı. 5 milyon ziyaretçi çekebildi. Spokene EXPO'su bir kentin nasıl değişebileceğinin en güzel örneğidir.

Hemen belirtmeliyim ki…

EXPO'lar da iflaslarda yaşanmıştır.

1984 New Orleans EXPO'sunda ciddi sorunlar yaşandı. 'Nehirler Dünyası ve Yaşam Kaynağı Olarak Su' temalı EXPO'ya 22 ülke katılmış. 6 ay açık kalmış, ancak o tarihte EXPO iflasını ilan etmiştir. Bu nedenle 1984 yılından beri Amerika'da hiç bir EXPO yapılmamıştır.

EXPO uzmanları bu olayı bir yol kazası olarak değerlendirseler de, ABD bu tarihten sonra BİE üyeliğinden ayrıldı. Sadece 7 milyon ziyaretçisi oldu. Alan için 350.000.000 Dolar harcanmıştı ve bu paranın dönüşü mümkün olmadı.

EXPO'ların asıl efsaneleri mimarlardır
. Japon mimar Kiyonori Kikutake 1975 Okinawa, Japonya EXPO'su yüzen bir ada inşa etti. 'Özlenen Deniz' temalı EXPO bütün dünya da heyecan verici bir projeyle gündeme geldi.

Japonlar, 1975 EXPO'sun da mimarlık, otomobil, optik okuma, dijital algıyı dünyaya sundu. Yine Japonya' da 1985:Tsukuba şehrinde 'Konut ve Çevresi, Evdeki İnsan İçin Bilim ve Teknoloji' temalı EXPO'yu gerçekleştirdi. 1000 dönüm üzerine kurulan fuar, 46 ülkenin katılımıyla 6 ay açık kalmıştır.

Denizi ve fiziki konumuyla İniciraltı EXPO alanımızı andıran 1986 Vancouver, Kanada, EXPO'sun teması 'Devinen Dünya' idi. Sonra buna ulaşım da eklendi. Yazımı hazırlarken bu kentte sanal bir gezinti yaptım. Size de öneririm. EXPO alanı halen canlı ve ülkenin en büyük sosyal yaşam alanı olmuş. Vancouver Kentinin kuruluşunun 100.yılı kutlamalarının da yapıldığı EXPO, 54 ülkenin katılımını sağlamıştır.

1988'
de yapılanBrisbane, Avustralya, 'Teknoloji Çağında Mola ve Eğlence' temalı, Avustralya'nınkuruluşunun 200. yılının da kutlandığı EXPO 6 ay açık kalmış, 37 ülke katılmıştır. Nehir kıyısında düzenlenen bu EXPO alanı da çok etkileyici. 16 milyon biletli (paralı) ziyaretçisi oldu.

1992:
Sevilla İspanya 'Keşif Çağı' ve Cenova İtalya 'Gemiler ve Deniz' temalı, eş zamanlıdüzenlenen bu uluslararası EXPO'ya 108 ülke katılmış, 6 ay açık kalmıştır. KristofKolomb'un Amerika Yolculuğu'nun 500. yılı kutlanmıştır.

1992 EXPO'su İspanya'ya Madrid-Sevilla arası hızlı treni getirdi

Bu EXPO alanını gezmek için en az 3 günü gerekmektedir. Teleferikler, muhteşem köprüler, dünyanın en büyük ahşap yapıları, tekne ve feribotlarla geziler, Fas sarayı, amiral gemisi insanın hayal gücünün teknolojiyle buluşmasının en iyi örneklerini yansıtıyor.

İklimi ve sıcakkanlı insanlarıyla İzmir'e çok benzeyen Lizbon EXPO'su 1998'de yapıldı. 'Geleceğe Miras Okyanuslar' teması ve EXPO alanın muhteşem projesi bütün dünya da ilgi topladı. 115 ülke katıldı. Lizbon'nun yıldızı bu EXPO ile parladı.

EXPO alanı tamamen sıfırdan inşa edildi. Diğer EXPO'larda olduğu gibi buna da 'ulaşım' damgasını vurdu. Kent EXPO rüzgarıyla Lizbon markasını yakaladı. Mimar Santiago ve ekibinin imzası var.

Alman ekonomisinin zirve yaptığı 2000 yılında Hannover'da 'İnsan, Doğa, Teknoloji' temalı EXPO düzenlendi. 1600 dönüm üzerine kurulanEXPO 5 ay açık kaldı, 187 ülke katıldı.

Dünya devi Çin 2010 EXPO'suna ev sahipliği yaptı. Şanghay'da düzenlenen 'Daha iyi şehir, daha iyi yaşam' temalı EXPO'ya 190 ülke katıldı. BİE'nin 150 yıllık tarihinde erişemediği bir ziyaretçi rakamına ulaşarak 73 milyonziyaretçiyle rekor kırmıştır.

Şanghay'dakiÇatalhöyük'ten esinlenilerek inşa edilen Türkiye pavyonunu 7 milyondan fazla kişi ziyaret etmiştir.

San Fransisco, Brüksel, Sevilla, Lizbon EXPO ' ları kente kattıkları değerlerin yanı sıra bu kentlerin birer dünya markası haline gelmelerini sağladı.

Daha gerilere gidersek; 1851 EXPO'su Londra'ya Crystal Palace'ı, 1889 EXPO'su Paris'e Eiffel kulesini getirdi.

Dünya kentleri arasında bu yarışlar yaşanırken, bizler neler yapıyorduk.

Darbeler düzenleyip, hükümetleri deviriyor, 16 yaşındaki çocukların yaşını mahkeme kararıyla büyütüp hemencecik asıyorduk.

Umarım o günler artık geride kalmıştır.

Şimdi biz İzmir'in önüne konulan bu büyük projeye dört elle sarılmalıyız.

Çünkü İzmir'in EXPO 2020 adaylığı gerçekleştiğinde dünya kenti olma hedefimiz de gerçekleşecek, küresel turizmin, küresel ticaretin, küresel ekonominin de merkezi olacağız.

Bunun için bir yıldan daha az bir süre kaldı. Kentin 'sen-ben' tartışmalarıyla kayıp edecek bir saniyesi yoktur. Kentlilik bilinci olan her vatandaşın İzmir'in bu büyük rüyasına ortak olması, doğal elçi olarak çalışması lazım…

Bunun için sadece 333 günümüz kaldı.