1958 yılında Arafat'ın öncülüğünde kurulmuştu EL- FETİH.
Laik ve Sosyalizmden etkilenen bir ideolojik çizgisi vardı.
Altı yıl sonrada Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdülnasır'ın ve çeşitli Arap ülkelerinin destekleri ile de daha da genişleyerek Filistin'de Kurulu tüm örgütlerin çatısı altında toplandığı FKÖ'ye dönüştü.
Yıllarca Filistin'in özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine öncülük etti Filistin Kurtuluş Örgütü.
Arap ve Körfez ülkelerinin desteğini aldı bu mücadelesi boyunca, dünya sosyalist hareketinin de.
1991 Körfez savaşında Irak'ı destekledi Arafat liderliğinde.
İşte o zaman başta ABD ve AB olmak üzere birçok körfez ülkesinin de tepkisini çekti Arafat ve örgütü El- Fetih.
Maddi ve manevi tüm destekler çekildi, yoksulluk artıkça arttı Arafat yönetiminde ki Filistin topraklarında.
Mücadele zayıflayınca İsrail yetkilileriyle 1993 yılında Camp David ve Osloda masaya oturmak zorunda kaldı FKÖ yetkilileri.
Oslo görüşmeleri sonunda yapılan anlaşmayla İsrail Filistin Özerk Yönetimini tanıdı. Filistin'de İsrail'i.
1967 işgali öncesindeki sınırlara çekilmeyi, Gazze Şeridi'nin tamamını ve Batı Şeria bölgesinin ise bazı bölümlerini Filistin otoritesine bırakmayı kabul etti kendi muhalefetine rağmen İsrail yönetimi.
Savaş tamtamları o yıllarda sustu bu anlaşmalarla.
Ancak Filistin'in kendi içinde ki kurt harekete geçti.
HAMAS'tı adı.
Kurucusu Şeyh Ahmet Yasin 1936 yılında Suriye'nin El Çura bölgesinde doğmuş 1948 yılında İsrail'in kurulmasıyla mülteci durumuna düşmüştü.
Gazze'ye göç etti, orada öğretmenlik yaptı.
Mısır' da ki Müslüman Kardeşler Örgütü'nün bir üyesiydi.
1952 yılında arkadaşıyla tutuştuğu bir güreşte omuriliği sakatlandı ve felç oldu.
Ellerini ve kollarını o olaydan sonra hiç kullanamadı.
Ancak müthiş zeki ve hitabet yeteneği yüksekti.
1966' da Mısır'da örgüt üyeliğinden tutuklandı ve bir yıl hapis yattı.
Gazze'ye geri dönüp çeşitli camilerde vaazlar verdi, cami çıkışlarında yardım topladı.
Sevilen ve zevkle dinlenilen bir vaizdi.
O konuşunca camiler dolup taşıyor, özel toplantılarına katılmak için herkes sıraya giriyordu.
İslamcıydı ve Şeriat hükümlerinin uygulanacağı bir İslam devleti istiyordu.
Halkı etkiledikçe para gücüde arttı, bu parayla sosyal ve dini faaliyetlerini de arttırdı.
FKÖ ve Arafat karşıtıydı da.
1973 yılında İsrail hükümetinden MOSSAD'ın da desteğiyle Gazze'de 'İslami Merkezi' adı altında bir
Merkez açma iznini aldı.
İsrail Şeyh Yasin'e bu merkez için para toplama, okul, cami, hastane gibi dini ve sosyal kurumlar açma yetkisini de vermişti.
İsrail'in ve onun istihbarat örgütünün Yasin'e yakınlaşmasının amacı Laik ve Sosyalist çizgideki El Fetih ve FKÖ'nün Filistinliler üzerindeki etkisini kırmak, Filistinlilerin daha fazla İslamlaşmasını sağlamaktı.
Çünkü halk İslamlaştıkça İsrail ABD'nin dostu Arap ülkeleri vasıtasıyla onları daha kolay kontrol edebilecekti.
Ancak evde ki hesap çarşıya uymuyor, İslami Merkezi ve Yasin verilenle yetinmiyor, güçlendikçe huysuzlaşıyorlardı.
Sonunda 1984'te İsrail Ahmet Yasin'i ateşli silahlar bulundurmak ve İsrail devletini yıkıp yerine İslami bir devlet kurmak gerekçesiyle tutuklattı ve 13 yıl hapse mahkum etti.
Bir yıl sonra Yasin tutuklu takası sonucu serbest bırakıldı.
Serbest kalan Yasin radikal kesimlerin merkezin dini faaliyetten vaz geçip silahlı mücadeleye başlaması baskılarıyla karşı karşıya kaldı.
1987 yılında Ahmet Yasin, Abdülaziz El Rantıni ve Muhammed Taha arkadaşlarıyla bir araya gelerek işte bu günkü 'İslami Direniş Hareketi' adlı HAMAS'ı kurdu.
HAMAS Müslüman Kardeşler Örgütünün Filistin Kolu ve FKÖ çizgisini beğenmeyen radikal unsurlar tarafından kurulmuştu.
Kurucu yönetim çoğunlukla öğretmen, doktor ve mühendislerden oluşuyordu.
Tesadüf bu ya çoğu ABD'de yüksek öğrenim görmüştü.
Kuruluştan itibaren HAMAS hem FKÖ'ye karşı hem de İsrail'e karşı mücadele edeceğini açıkladı.
HAMAS'a göre Filistin'in özgürleşmesinin sağlanması için gerçek İslam'a dönülüp Filistin toplumunun yeniden İslamlaştırılması ve soruna İslami düşünceden yola çıkılarak çözüm aranmalıydı.
Filistin'deki çatışmayı İsrail ve Filistin arasında değil, Müslümanlar ile Yahudiler arasındaki bir savaş olarak gördüklerini açıklıyorlardı sıkça.
Hatta daha da ileri giderek bu mücadelenin İslam ve Batı uygarlıkları arasındaki bir mücadele olarak algılanmasını istiyorlardı.
İsrail'i tanımayı ret ediyorlardı ve İsrail'i tanımayı İslam dünyasını parçalamak olarak değerlendiriyorlardı.
Halka yönelik dini faaliyetleri, sosyal yardımları, okul ve cami açma çalışmalarını hiç bırakmadılar.
18 Mayıs 1989'da Yasin ve iki yüz elli HAMAS üyesi İsrail tarafından tekrar tutuklanıp, on beşer yıl ceza verilip 1997'de yine takasla serbest bırakıldılar.
Neyse gelelim yine 1991 Körfez savaşına.
FKÖ ve Arafat Irak'ı destekleyince ABD, AB ve Irak düşmanı Körfez ülkelerinden tepki alırken Irak ve Saddam'ı desteklemeyen HAMAS onlardan övgü ve destek aldı.
Oslo anlaşmasına ise HAMAS yine karşı çıktı ve anlaşmayı tanımadı.
İsrail muhalefetinin başı Netanyahu'da öyle.
Filistinliler ise yıllar içersinde iyice İslamlaştırılmışlardı.
HAMAS bu süreçte güçlendikçe güçlendi, tüm yoksulların desteğini aldı, FKÖ ile bol bol çatıştı.
Yasin hapishane çıkışı Filistin'de muhteşem törenlerle karşılandı.
HAMAS siyasi ve askeri bir örgüttü.
25 Ocak 2006'da yapılan seçimlerde 132 sandalyeden 76'sını HAMAS, 43'nü EL Fetih kazandı.
ABD, AB ve İsrail bu sonuç karşısında çıldırdı ve bu gün hala devam eden ambargoyu başlattı.
Türk hükümeti ise sonucu sevinç ve memnunlukla karşıladı.
Bu tarihten sonra ise HAMAS, FKÖ karşısında gerek silahla gerek siyaset yoluyla Gazze'ye iyice hakim oldu.
Filistin resmen ikiye bölündü Gazze Şeridi ve Batı Şeria diye.
İsrail'le mücadele ve karşılıklı ölümler ise tavan yaptı.
İsrail yıllardır çoluk çocuk demeden binlerce Filistinliyi katledip, uyguladığı ambargoyla açlığa, susuzluğa mahkûm etti.
Başta ABD, AB olmak üzere Arap ve Körfez ülkeleri ile tüm dünya bu gün olduğu gibi bu ölümlere, bu acılara daima suskun kaldı, gizli veya açık İsrail'i destekledi.
Bu gün HAMAS örgütünün yönetiminde ki Gazze Şeridinde binlerce insan öldürülüp, taş taş üstünde bırakılmazken FKÖ 'nün yönetimindeki Batı Şeria'da bir tek cam bile kırılmıyor, kimse aç kalmıyor.
FKÖ silahı bırakalı yıllar olurken HAMAS'ın askeri kolu İzzettin El Kasım Tugayları 1993 ten itibaren beş yüzden fazla İsrail'li sivili öldürüp bağımsız, özgür ve İslam Devleti bir Filistin'i kuracağını iddia ediyor.
Ancak bırakın İslam devleti kurmayı Filistin'i birleştirip, Filistin topraklarında kardeşler arasında bile barışı ve sevgiyi inşa edemiyor.