Son yazılarımın ana teması birkaç aydan beri pompalanan olumlu havaya rağmen küresel krizin henüz bitmediği yönündeydi.’¶ Ayrıca, Türkiye ekonomisi’’nin bu krizi atlatmasının kolay olmayacağını, çünkü ekonomi yönetiminin ne reel sektör, ne de ekonomi politikalarının sağlam bir tabana bastığı yönünde tespitlerim de vardı.
Perşembe günü ABD’’den gelen 3. çeyrek pozitif büyüme verileri ile ’“bu işin bittiği ve resesyonun sona erdiği’” neredeyse resmen ilan edilmek üzereydi.
Hatta, küresel seviyede resesyonun 2009 yılı bitmeden sona ereceği yönünde bazı açıklamalar hem bölgesel hem de küresel yayın organları ile duyurulmaktaydı.
O kadar heyecan yaşandı ki, pozitif büyüme rakamları ve resesyondan çıkış özlemi, petrol fiyatlarını 70 dolarlardan 80 dolarlara bir anda taşıdı ve borsalar yüzde 2-3 oranlarında arttı. Hem küresel, hem de ülkesel olarak, bu mutluluk tadılmıştı!..
Lakin, cuma günü Türkiye saati ile 16.00 civarında ABD’’den bir veri daha geldi.
Bu veri, büyüme verisi kadar önemliydi; çünkü, ABD ekonomisi’’nin tüketim ve üretim trendini açıklıyordu.
ABD’’den gelen Eylül ayı tüketim harcamaları verisi, 2009 yılının en büyük düşüşüne işaret ediyordu. ABD’’li tüketiciler tüketmiyordu ve 3. Çeyrek büyüme verileri pozitif gelse bile tüketicilerin ne üçüncü, ne de dördüncü çeyrekte tüketim harcamalarını arttırma yönünde niyetleri yok görünüyordu.
Peki, ABD’’li tüketiciler harcama yapmıyor, ABD’’li üreticiler de üretimi daraltıyor ise; ABD ekonomisi 3. Çeyrek’’te nasıl yüzde 3.5 oranında büyüme kaydetmiş olabilirdi?
Bunun yanıtı, aslında önceki yazılarımda vardı.
ABD ekonomisi, bol keseden para basarak, piyasasına bol bol para dağıttı.
Karşılığı olmayan bu paralar, özellikle finans piyasalarına ve biraz da ikinci el konut piyasalarına ’“sanal bir hareketlilik’” getirdi. Bu sanal hareketin sonucunda da ABD ekonomisi 3. Çeyrek’’te ’“pozitif büyüme’” kaydetti.
ABD ekonomisi, yaklaşık 1 trilyon dolara yakın teşvik dağıttı.
Bu teşvikleri de tüketici ve üretici arasında paylaştırarak. belli sektörlerde kayırma ve yoğunlaşma yaşadı. Ancak, ABD’’nin ekonomi yönetimi, ’“taşıma su ile değirmenin dönemeyeceğini’” zaman içinde bizzat öğrenecektir.
Kriz bitmedi; sadece, bol para basan ekonomiler ’“geçici ve sanal bir rahatlama’”ya girdi.
Sağlıcakla kalın, Egeli kalın.