EGEDESONSÖZ- Konak Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı Birinci Birleşimi, Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu idaresinde gerçekleştirildi.

HIZINIZA KİMSE YETİŞEMİYOR
Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan kavgayı gündeme taşıyan CHP’li Meclis Üyesi Cemal Küpeli, “Büyükşehir Belediyesi geçmiş Meclis toplantısında istenmeyen görüntüler gördük. Çok çalışkan bir başkanımız var. Buradan hepinize soruyorum. Fakirliği övdünüz, çocuklarınıza şirketler kurdunuz. İsraf haram dediniz, saraylarda ve saltanatlarda yaşadınız. Bu halkı görmediniz arkadaşlar. Ülkeyi nereden nereye getirdiğinizi burada saymaya kalksam günler yetmez, aylar yetmez, seneler yetmez. Sizi tebrik ediyorum. Bunca zaman zulme karşı yapmış olduğunuz varyasyonlarda, bu ülkede güllük gülistanlık gibi, ülke süper ülkeymiş gibi bütün dünyaya sergiliyorsunuz ya pes doğrusu. Gerçekten hızınıza kimse yetişemiyor” dedi.

AYNI BÜYÜKŞEHİR İLE Mİ ÇALIŞIYORUZ?
AK Parti Meclis Üyesi Emrah Erol ise yanıt olarak, “Kıymetli üstadım konuşurken, Büyükşehir Belediye Başkanı öyle bir tablo çizdi ki; 'Aynı Büyükşehir Belediye Başkanı ile mi çalışıyoruz, farklı bir belediye başkanı ile mi çalışıyoruz?' şaşırdım doğrusu. Şimdi kendisi basından izlediği kadar olan biteni görüyor ama kendisi Büyükşehirde olmadığı için Büyükşehirde olanlar, orada olan arkadaşlar meseleyi çok iyi biliyor. Arası iyi olmadığı için de yeteri kadar bilgi alamamış, onun da farkındayım. Şimdi birincisi; bizim Cumhurbaşkanımıza, liderimize bakış açımız, sizin kendi genel başkanlarınıza bakış açınızla aynı değil. Bizim milletvekillerimize, genel sekreterimize, genel başkan yardımcılarımıza bakış açımız yine sizin milletvekillerinize, genel sekreterinize, genel başkan yardımcılarınıza bakış açınızla aynı değil. Buradan neyi ifade etmek istiyorum? Şimdi öncelikle mecliste o gün faaliyet görüşülüyor; biz de faaliyete yaklaşık bir hafta boyunca gece gündüz çalıştık. Birtakım doneler hazırladık. İzmir’in çöp, çukur, çamur içine battığının resimlerini anlatarak, göstererek, yansıtarak orada ifade etmeye çalıştık. Neden? Çünkü biz İzmirlinin 1 milyon oyunu almış AK Partili ve Cumhur İttifakı'nın, MHP'li meclis üyelerinden oluşan bir grubuz. 1 milyon oy aldık. Bunun karşılığında da orada İzmir’in yaşadığı tüm sorunları dile getirmek istedik” ifadelerine yer verdi.

GENCECİK KIZ KARDEŞİMİZİ SAVUNDUK
Erol açıklamasının devamında, “Ama her yerde 'demokrasi' naraları atan o zat, bize bırakın sunum yaptırmayı, konuşmayı, mikrofon dahi vermedi; mikrofon özgürlüğümüzü elimizden aldı. Ardından bir takım kendini bilmez Büyükşehir Meclis üyeleri, belediye başkanları; Cumhurbaşkanımıza ve parti genel sekreterliğimizden tutun genel başkan yardımcılarımıza hakaretvari söylemlere girdi. Biz tabii ki de bunların cevabını vereceğiz. Çünkü biz partizan değiliz, bir lider partisiyiz, bunu kabul ediyorum. Biz liderimize, Cumhurbaşkanımıza, genel başkan yardımcılarımıza, milletvekillerimize söz söyleyenin sözünü keseriz. Orada haddini bildirmemiz gerekiyorsa, hangi dilden anlıyorsa o dilden bildiririz. Ben oradaki görüntülerden ötürü rahatsızım. Bu şekilde kamuoyuna yansımasından dolayı rahatsızım ama baktım ki belediye meclis üyeleri bu durumdan gayet memnun. Kendi meclis üyeleriniz de memnun ve onları savunan bir takım meclis üyeleri de memnunmuş. Demek ki biz orada doğru olanı yapmışız. Ne yapmışız? Genel başkanımızı savunmuşuz. Ne yapmışız? Gencecik bir kız kardeşimizi savunmuşuz. Kız kardeşimiz orada söze başladığı anda hakaretlere uğradı. Bugün biliyorsunuz davası da açıldı. O sizin çok methettiğiniz, bize hiçbir şekilde Büyükşehir Belediye salonunu vermeyen Büyükşehir Belediye Başkanınız var ya; İzmir yollarında yürüyemez hale geldik. Neden? Arabayla gidilmiyor, her taraf çukur. Kokudan gidilemiyor; kendisi 'koku yok' diye iddia ediyor ya, öyle bir durum söz konusu değil. İzmir’i çöp, çukur ve çamur haline getirmiş; halini yüzüne vurmamıza müsaade etmedi. Onun yanında kalkıp milletvekillerimize dil uzattı. Asla ve asla hiçbir yerde; ne vekilimize, ne genel başkanımıza, ne genel başkan yardımcımıza söz ettirmeyiz” dedi.

SESİNİ KISABİLECEĞİNİZ BİR GRUP DEĞİLİZ
Erol, “Kusura bakmayın, ben çıkan haberlerden sizden daha beter mutsuz oluyorum. Birtakım haberler çıkıyor ve belediye başkanımız -tenzih ediyorum- bir açıklama yaptı. Orada diyor ki: 'Cumhuriyet Halk Partisi’ni yıpratmaya yönelik bazı haberler bunlar.' Yahu arkadaş; davacı Cumhuriyet Halk Partisi, davalı Cumhuriyet Halk Partisi, olayı yapan Cumhuriyet Halk Partisi; biz bu işin neresindeyiz? İma edilen yine bizleriz. Bakın şunu ifade edeyim; biz kamuoyunda duyduğumuz hiçbir şeyi gelip burada bilmeden dile getirmiyoruz. Ne diyoruz? Soruyoruz; 'Bilgi kirliliği var Sayın Başkan, bunu açıklayın. Konak halkı duysun, Konak milleti bu olayın aslını öğrensin' diyoruz. Siz de Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yoktunuz ama basından okuduğunuz kadarıyla, yandaş basından gördüğünüz kadarıyla tabii yorumladığınız için size bir şey demek istemiyorum. Ama şunu defaatle ifade edeyim; biz sesini kesebileceğiniz bir grup değiliz. Biz genel başkanına, milletvekillerine söz söyleyebileceğiniz bir grup da değiliz. Biz partimizin hiçbir mensubunu -orada yine ifade ediyorum- gencecik bir kızımıza hakaretler edildi. Yeri gelince 'kadın hakları, kadın hakları' diye hep birlikte burada bağırıyoruz. Orada kimse benim partilime veya bir partilinin bulunduğu, kadınların bulunduğu bir yere parmak sallayamaz. Bu Büyükşehir Belediye Başkanı değil, kim olursa olsun. Biz buna müsaade etmeyiz. Bir grup olarak da parmak sallayabileceğiniz bir grup da değiliz. Biz 25 yıldır -siz beğenirsiniz, beğenmezsiniz- bu ülkede her dönem oyunu arttırarak iktidar olmuş bir partinin mensuplarıyız. Nasıl ki size saygı duyuyoruz, yerel yönetimlerde sizin çizdiğiniz doğrultuda katkı sağlamaya çalışıyoruz; biz de Büyükşehir Belediye Meclisi'nde, ilçe belediye meclislerinde aldığımız oy oranına bakmaksızın söylediğimiz her sözün dikkate alınmasını isteriz. Çünkü biz burada kendimizi temsil etmiyoruz. Ben Büyükşehir’de tekrar söylüyorum; 1 milyon oy veren Cumhur İttifakı'nı temsil ediyorum. Burada yine Cumhur İttifakı seçmenlerini temsil ediyorum. Burada Konak halkını temsil ediyorum, orada Büyükşehir İzmir halkını temsil ediyorum. Bundan sonra da hiçbir yapılan karşılıksız kalmayacak, açık ve net ifade ediyorum” dedi.

YAP-BOZ HALİNE GETİRMEYİN
AK Parti Meclis Üyesi İlhan Önen 2026 Yılı Plan ve Proje Müdürlüğü Ücret Tarife Değişikliği hakkında yaptığı konuşmada, ücret tarifesinde 28 kalemden sadece 2 kaleme ücret değişikliği yapılmasına tepki gösterdi. Önen, “2026 yılı plan ve proje müdürlüğü ücret tarifesinde değişiklikle alakalı komisyonda da olumsuz oy kullandık. Bununla alakalı neden olumsuz oy verdiğimize dair bir açıklama yapma ihtiyacı duyuyorum. Yani artık gerçekten de bizim aklımızla alay ediliyor. Neden aklımızla alay ediliyor diye ifade ediyorum? Çünkü tarife cetvelinde revizyon diye getirmiş olduğunuz bu türde 28 kalem ücret tarifesi var. 28 kalemin 26'sı aynen duruyor, iki tane ücret tarifesinde indirim yaptık diyorsunuz. Yani bu indirim yapılan yer de artık alışkanlık haline mi geldi bu? Önce belediye fiyat artışlarını fahiş olarak yükseltiyor, sonra iki tane iş hareket görmeyen kalemde indirim yaptık diyorsunuz. O da neye göre indirim? 2025'teki yıl sonundaki fiyat tarifesine çekiyorsunuz. Ondan sonra burada indirim yaptık diyerek açıklama yapıyorsunuz. Yani bırakın artık bu kelime oyunlarını veya bu gizli cümleleri. Burada 28 kalemde 26'sında hiçbir değişiklik yok. İki tanesinde göstermelik yapıyorsunuz çünkü hiçbir şekilde bir işlem görmeyecek bu ücret tarifelerinde. Ondan sonra burada ücret tarifesini değiştirdik diye açıklamalar yapılacak. Biz bunu kabul etmiyoruz. Artık bu fiyat tarifelerini yap-boz haline getirmeyin. Vatandaş sene başından ne ödeyecekse sene sonuna kadar bu ücreti ödesin, esnaf ne ödeyecekse onu ödesin. Üç ayda bir, altı ayda bir fiyat tarifesi değişir hale geldi. Bu artık çocuk oyuncağı değil. Bununla alakalı olumsuz görüşümüzle beraber biz oy çokluğu veriyoruz” diye konuştu.

Tugay'ın 'tip' çıkışına Kemeraltı esnafından 'özür' çağrısı: Salonlardan çıkıp çarşıya gelsin!
Tugay'ın 'tip' çıkışına Kemeraltı esnafından 'özür' çağrısı: Salonlardan çıkıp çarşıya gelsin!
İçeriği Görüntüle

GERÇEKLERİ SAPTIRMAYIN!
CHP Grup Başkanvekili Kazım Umdular ise, “Az önce AK Parti grup sözcüsü arkadaşımızın ifade ettiği konulara bir açıklık getirmek istiyorum. Şimdi burada 'aklınızla alay ediliyor' ya da 'kelime oyunları yapılıyor' gibi ifadeleri doğru bulmuyoruz. Biz burada bir çalışma yaparken, özellikle plan ve proje müdürlüğümüzün ücret tarifelerini belirlerken çevre ilçe belediyelerdeki uygulamaları da baz alıyoruz. Buradaki amaç, vatandaşın üzerindeki yükü artırmak değil, tam tersine diğer belediyelerle olan makas aralığını daraltarak bir standart yakalamaktır. Evet, 28 kalemin 26'sı sabit kalmış olabilir; ancak bu, o kalemlerde bir sorun olmadığı veya fiyatın makul olduğu anlamına gelir. İndirim yapılan o iki kalem ise en çok işlem hacmi beklediğimiz ve vatandaşın doğrudan talebinin olduğu alanlardır. Dolayısıyla yapılan işlem 'göstermelik' değil, ihtiyaç odaklı ve piyasa koşullarına uyum sağlama amaçlıdır. Siyaset yaparken gerçekleri saptırmayalım lütfen” dedi.

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve CHP meclis üyesi Melda Erbaykent hakkında, bir arsanın imara açılması sürecine karşı çıkan 3 CHP’li meclis üyesine yönelik saldırı planı yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma Konak Meclis’te gündeme geldi.

ŞİKAYETÇİ YİNE CHP’Lİ
AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız, “Ben şahsınızın böyle bir sürecin içerisinde olduğunu düşünmeyenlerdenim. Ancak bir gerçekliği de bilmek zorundayız. Yani şikâyete konu olan arkadaş sizin paylaşımlarınızın ortada. CHP'nin bir üyesi. Yine şikâyete konu olan diğer isimler de meclis üyeleri. Şikayetçi olan yine CHP’li meclis üyesi. Doğal olarak birbirinizle girdiğiniz bu tartışmanın tarafı biz değiliz ama Konak tarafı. Konak bugün ulusal basında bununla yankılanıyor. Büyükşehir meclisi ile ilgili bilmediği, görmediği, tanık olmadığı bir hikâyeyi kalkıp da şahsım ve Emrah Bey üzerinden bir eleştiri yapacağına önce çıkıp meclis üyeliği yönetmeliğinde açık olan tanımda, 'meclis üyesi şeffaf olur' kriteri içerisinde bizi bilgilendirseydi. Deseydi ki 'kamuoyundaki konunun tarafı değiliz' ya da 'kamuoyundaki yazılanların gerçekliği budur' demesini ben çok daha takdirle karşılardım. Ama tabii bununla ilgili verecek bir cevabı var mı ben bilmiyorum” dedi.

ABDESTİMDEN EMİNİM!
Başkan Çınarlı Mutlu ise iddialar hakkında yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Aşağılıkça, şerefsizce bir kumpasla karşı karşıyayım. Ben bir kadın siyasetçiyim. Kadın siyasetçileri geçmişte bu yöntemlerle korkutmaya, şantajla, tehditle sindirmeye alışmış olabilirler ama ben pek çok hemcinsimin bana gönderdiği, 'yanındayız' mesajlarında olduğu gibi bu anlayışla mücadele edeceğim. Ben ömrümü Mimarlar Odası'nda geçirdim. Parsel bazlı imar planı rantlarına karşı bu kentin 'Kent Suçları Haritası'nı yaptım. Kalkıp da öyle yalanla, dolanla, hapishanedeki bir adam üzerinden milyonlarca liralık, ne diyeyim, hani anlatırken bile zül bulduğum şeylerle hepsiyle mücadele ediyorum. Bir arkadaş bana mesaj çekti geçen gece. Dedi ki bu dava eden arkadaş, 'Ben onu istersem susturabiliyorum' dedi. 'Ne hesap yapıyorsunuz, susturayım mı? Pazarlık edelim mi?' dedi. Bugün o mesajın ekran görüntülerini de savcıya gönderdim. Bu öyle bana gece yarısı mesajlar çekilip benle uzlaşma, benle yol yürüme... Yok böyle bir şey. Ben bu kenti son derece dürüst, şeffaf, bildiğim ahlaklı prensiplerle yöneteceğim. Ya benimle yürüyeceksiniz ya ayrışacağız; ayrışıyorsak da ölümüne ayrışırız. Bu arada arkadaşlar, hakikaten kolay gelmedik bizler bir kadın olarak buralara. Burada kadın siyasetçiler var, çeşitli derneklerde görev alan... Ya kadınla uğraşıyorsunuz, kocasından ne istiyorsunuz? Ben böyle şey görmedim. Yani benim eşim, Mimarlar Odası gibi saygın bir kurumda 12 yıl boyunca Genel Sekreterlik yapan, Türkiye'de oldukça tanınan, bilinen biri. Ona kadar varan iftiralar, daha dün belediye yakın kuruluşların önünden. Dolayısıyla süreç zor ama ben geri adım atmıyorum. Ben mücadeleye devam edeceğim. Ben abdestimden eminim” dedi.