EGEDESONSÖZ- İzmir Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Aziz Kocaoğlu, Yenigün TV’de Basmane Çukuru’na ilişkin yeni açıklamalarda bulundu.

Büyükşehir'den Kocaoğlu'na Basmane Çukuru yanıtı: TMSF'ye kıyak yok!
Büyükşehir'den Kocaoğlu'na Basmane Çukuru yanıtı: TMSF'ye kıyak yok!
İçeriği Görüntüle

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevindeyken TMSF ile anlaşma yaparak tapuda görünen yüzde 11’lik belediye payını yıllar önce yüzde 30’a çıkartan isim olan Aziz Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin arazide sergi, müze dışında bir şey yapamayacağı, davadan feragat edeceği gibi maddelerin olmasına dikkat çekti. Kocaoğlu, Başkan Cemil Tugay ile Başkan Vekili Levent Yıldır’a yanıt verdi.

Basmane Çukuru-1

FES GİYDİRİRLER, ALDATILAR
Kocaoğlu, Tugay’a yönelik olarak “Ben fes giydirirler, aldatırlar diyorum. Çırak çıkarsın diyorum. Belediyenin, kentin hakkını alamazsın diyorum. Çuvala girilmez diyorum. Bunlarla iş yaparken dikkat edilmesi gerekir. Uyarıyorum. Başka bir niyet yok” dedi.

VER KURTUL ÇÖZÜM DEĞİLDİR

Kocaoğlu şunları söyledi:

“Cemil Tugay’a tamamen ön açıcı, destekleyici şekilde düşüncelerimizi söyledik. İlk defa Cemil Tugay’ı Basmane Çukuru’nda eleştirdik. Ön protokolden kaynaklı eleştiriler getirdik. ‘Ben İzmir’in kalkınmasını, gelişmesini istiyorum, benim önümü kesiyorlar. Benim yaptığım yüzde 100 doğru’ diyor. Biz yüzde 100 yanlış yaptık, İzmir’in kalkınmasını istemedik. İzmir’in kalkınma stratejik planını yapmadık. Hiçbir şey yapmadık biz. İyi niyetli eleştiriler değildir diyor. Sorunu Aziz Kocaoğlu ve Tunç Soyer çözmedi diyor. Çözüm üretmek, ver-kurtul değildir. Çözüm üretirsiniz. Belediyenin menfaati ile TMSF güç birliğini masaya koyup kimsenin mağdur olmayacağı formülü üretirsiniz. Ancak sorun çözeceğim diye belediyenin ve kamunun haklarından vazgeçemezsiniz. İzmir’in iş insanlarının hakkı var ama 4,5 milyon İzmirlinin hakkı var. İzmirlinin malını veremezsin”

BAŞKANLARIN ARASINDA OLAN DAVALARDAN DOLAYI BURASI ÇÖZÜLEMEDİ
Kocaoğlu, Basmane Çukuru ile ilgili sürece ilişkin olarak “Tunç Başkanın başlattığı hukuki sürece başından beri karşıyım. Basmane Çukuru’nun alevlendiği süreçte Oğuz Kaan Köksal, vali sonradan vekil oldu. Onun başkanlığında herkes var, kanaat önderleri var. Basmane konusu açıldı. Orada parayı ver, al burayı dediler. Dedim ki, ‘ben burayı almayı düşünmedim, öyle bir niyetim yok’ Güçbirliği ve EGS 14 milyon dolar para vermiş. Burhan Özfatura zamanında nakit para vermiş ve katlı otoparkı yapmış. Buranın yapılmamasının nedeni eski belediye başkanlarımızdır. Aralarında bitmeyen davalardan dolayı bitmedi. Firma geldi 80 milyon dolar vererek TMSF ile anlaştı. Bizler de evet dedik. Çakmur’un davayı sürdürmesinden dolayı ve dolardaki fiyat artışından dolayı vazgeçtiler. Yapacak olan yatırımcı kaçmadı. Mesut Sancak orada duruyor. Bu iş kökten yanlış. Salhane’deki Tepekule iş merkezindeki arsa takası yanlış. Hilton baştan sona yanlış. Ben Burhan Özfatura’nın cebine 1 kuruş para götürmediğini kendim kadar iyi biliyorum. Ama yanlış. Dürüst olması yanlışı engellemez. Aşık Veysel Rekreasyon alanını kurtarabildik. Bunların hepsi Burhan Bey’in yaptığı işler” dedi.

ÇAKMUR’A CEVAP VERİRDİM AMA YAŞI BÜYÜK

Kocaoğlu şunları söyledi:

“Biz bir sözleşme yapıyoruz. Karşıda iki şirket var. Burada da koskoca İzmir Büyükşehir Belediyesi var. Adamlara tapuyu nasıl veriyorsun? Onlar sana inanmıyor da sen onlara nasıl inanıyorsun? Onlar namuslu insanlar, bir şey yapmadılar o ayrı. Ama sen tapuyu neden veriyorsun? Okuma yazması olmayan adam babadan kalma arsayı kat karşılığı veriyor. En az 2 daireyi bina bitimine bırakır ki bina bitsin. Büyükşehir Belediyesi bunu nasıl yapıyor. Bu sorun yumağı orada düğüm oldu. Kesiyorsun, bitmiyor. Yüzde 12’si Büyükşehir Belediyesi’nin Belediye Hizmet alanı. Geri kalan 88’i, 44’u Güç Birliğinin, 44’ü EGS’nin. Odalar dava açıyor. Ben sorunu çözmek istiyorum. Yüksel Çakmur’a gittim. ‘Yüzde 30’a çıkaracağım’ dedim. ‘Al da gel görelim’ dedi. Kangren olan bir durumun içinden çıkabiliyorsun. Adil bir çözüm bulduk. Tüm meslek odalarını topladık. Yüzde 30 olursa davadan vazgeçer misiniz diye sordum, söz verdiler. Yüzde 30’da anlaştım. Çakmur’a gittim ve bana, ‘hepsini al kardeşim’ dedi. Ben ona bir cevap verirdim de yaşı benden büyük. Biz yüzde 30’u aldık” ifadelerine yer verdi.

YILDIR’A TEPKİ: ETİK DEĞİL LAFI ÇOK AĞIR BİR LAF!
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Levent Yıldır’ın açıklamalarına yanıt veren Kocaoğlu, “Şimdi de başkan yardımcısı olan arkadaşımız laf dolaştırarak sanki Kocaoğlu yüzde 30’u almamış da bugünkü yönetim almış gibi intiba yaratıyor. Dünya alem biliyor ki bunun mücadelesini verdik. Mecazi anlamda kullandığım cümleleri anlamayıp, ‘etik değil’ diyor. Etik değil lafı çok ağır bir laf. Bu sözleşme taslağı olduğu gibi uygulanırsa hangi işin, etik hangi işin yitik olduğunu İzmir kamuoyu öğrenecektir. Bana şimdiye kadar hiçbir Allah’ın kulu, ‘etik değil’ demedi, demez de. İade de etmiyorum. Ortada kalsın. Kim yaşamında etik olursa o alır” dedi.

SİZ BÜYÜKSÜNÜZ, BEN KÜÇÜĞÜM, AFFEDİN BENİ!
Levent Yıldır ve Cemil Tugay’a sorular yönelten Aziz Kocaoğlu, “Yoğunluk artışı yok deniyor. Burada hem Levent Yıldır’a hem Cemil Tugay’a benim bir sorum var. Burada belediye hizmet binası yapılacak mı, yapılmayacak mı? Sözleşmede belediye hizmet alanı var. Sonra da 30 bin metrekare kültür-sanat salonu diyor. Burada belediye hizmet alanı var mı açıklasınlar. Yoksa 30 bin metrekare yer toplantı salonu, tiyatro merkezi mi yapılacak? Yoğunluk artışı yok deniyor. Ben açıklamayı yaptıktan sonra bir değerlendirme çıktı. O değerlendirmenin beni yönlendirdiğini ve yanlış bilgi aldığımı söylüyor. Benim değerlendirmem o paylaşımdan daha öncedir. Levent Yıldır Bey, ‘bize sorsaydı, yanlış bilgi ile yönlendirilmiş’ diyor. Ben sormadım, özür diliyorum. Siz niye sormadınız? Siz büyüksünüz, ben küçüğüm affedin beni. Aziz Kocaoğlu yüzde 12’den 30’a çıkardı demesini biliyorsunuz da protokolü imzalarken siz neden sormadınız?” ifadelerini kullandı.

UYGUN FİYATA SATIP KURTULMASI DAHA EVLİYADIR

Kocaoğlu şunları söyledi:

Protokolün 4.4 fıkrasında yoğunluk oranı 5 emsaldir. 20 bin 800 kusur metrekaredir. Yüzde 30’u belediyenindir. Zemin altı katlar, çatı katı ve yüzde 10’u geçmeyecek şekilde bodrumda ve zeminde yapılacak teras katlar yoğunluğun dışındadır diyor. Bir bodrum yaparsan 20 bin, 2 bodrum 40 bin, teraslarla beraber 64 bin metrekare artıyor. Yarısını attım diyelim 32 bin metrekare kalıyor. 15 bin metrekare arsa. 15 bin metrekarenin yoğunluğu 5 ile çarparsan 75 bin oluyor. Yüzde 50 civarında yoğunluk artışı var. TMSF gelip, ‘bu benim hakkım 1/1000’lik imar planlarını yap’ diyecek. ‘Buraya bir belediye hizmet alanı yapılmaz, ticari ekonomik bütünlük var. Bunu bilmiyor mu böyle cevap veriyor’ diyor. Ticari bütünlük var. Kat karşılığı yok mu? Bina bölüşülemiyor mu? Belediye hizmet alanına daha önce çalışıldı zaten. Ticari iktisadi bütünlük kelimesini kim niye icat etti, ne amaçla kullanılıyor? Ben anlamadım. Kültür merkezinin girişi ayrı olacak diyor. Belediye hizmet alanının girişi ayrı olamıyor mu? Bir çelişki yumağı. Ticaret yapmak istemiyorum, satmıyorum diyor. Zaten ticaret yapamazsın, orası belediye hizmet alanı. Ben çözümsüzlük üretmiyorum. Bu girdaptan kurtulmak için böyle protokoller imzalayacaksan uygun fiyata satıp kurtulması daha evliyadır. Bürokratlar protokoller yaparsa belediyenin başına ne geleceği belli olmaz. Onun için eğer kurtarabiliyorsa yüzde 30’unu kurtarsın. Satışı kim yapacak, nasıl oluyor? Orası da karışık, bir kaos var. Satıp kurtulabilir de. Öyle bir problemle karşı karşıyayız ki bu protokoller devam ederse satıp aldığı parayı da kurtaramayacak. Burası ekonomik bir değer. Senin belediye binan yok. Fuar hollerinde sen personelini çalıştırıyorsun. Senin belediye hizmet binan yok. Kültür Merkezi yapacaksan Basmane’yi belediye hizmet alanı yap. Yüksek tavanlı hollerin izolasyonunu yaparak 25 bin metrekare kültür merkezi yapabilirsin. Belediye binasını da kurtarmış olursun” dedi.

BU SATIŞIN PARASI KİMİN KASASINA GİRECEK?
Kocaoğlu, EGS ve Güçbirliği’nin gözünün satışta olduğunu belirterek “Onlar fuar alanından ayrılmasın diyorlar. Aynı mantıkla Tunç Bey’de dava açtı. Burası benim elimde olsaydı kimseye vermezdim. İzmir, Aydın ve Denizli’den birçok iş adamı bu konuda mağdur oldu. Yurtdışına çıkamadı. Bunun çözülmesi lazım. Bu kangren olan bir problem. EGS de iyi niyetli, Güçbirliği de iyi niyetli. Ben tek başıma çözmedim. EGS ile Güçbirliği hissedar. EGS zaten mal varlıklarını TMSF’ye devretti. Güçbirliği de borçlarından dolayı bu mala haciz konduğu için ‘burası satılınca değer çıkarsa ve bu değerden borçlarımızın haricinde kaynak alacağız ve durumumuz düzelecek’ diyorlarsa o tapunun EGS ve Güçbirliği’nde olduğu söylemi geçerli olur. Bu satıştan para kimin kasasına girecek?” ifadelerine yer verdi.

BUNDAN SONRA DA NE SÖYLERLERSE SÖYLESİNLER CEVAP VERMEYECEĞİM

Kocaoğlu açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;

AK Partili Kaya, İZSU'yu hedef aldı: Pahalı suyun sebebi kötü yönetim ve çürümüş altyapı!
AK Partili Kaya, İZSU'yu hedef aldı: Pahalı suyun sebebi kötü yönetim ve çürümüş altyapı!
İçeriği Görüntüle

“Sözler sahibine aittir. Bizi söz ilgilendirmiyor. Bu tür hayati konularda bırakın belediye başkanlarını bu konuyu 15 sene takip eden İzmir sakini olarak, burada yaşayan bir insan olarak uyarıda bulunmak benim en doğal hakkım. Bir vatandaşlık hakkım. Bunu kısıtlamak istemeye ve bunun üzerine gelmeye, rencide edici laflar söylemeye kimsenin hakkı yok. Ben konuları incelemeye, konunun uzmanlarına sordurarak karar vermeye ve tarafsız hukuk insanlarına okutmalarını ve not almalarını salık veririm. Bundan sonra da ne söylerlerse söylesinler cevap vermeyeceğim. ‘Ben dedim’ dememek girmemek için 7 sene konuşmadım. Belediyede her gün bir sürü olay oluyor. Beni ilgilendirmiyor”

FES GİYDİRMEK NE DEMEK?

Fes giydirmek, birini kandırmak, aldatmak ya da birine oyun etmek anlamına gelen bir deyim olarak kullanılıyor.