Teknolojik gelişmelere paralel olarak endoskopik ameliyat teknikleri de hızla gelişim göstermiş ve geniş uygulama alanları bulmuştur. Kadın hastalıkları alanında da benzer gelişmeler söz konusu olmuştur.’¶
Açık ameliyata göre endoskopik, yani kapalı ameliyat tekniklerinde hastanın daha hızlı iyileşmesi ve daha kısa sürede günlük yaşamına dönebilmesi mümkündür. Aynı zamanda ameliyat sonrası daha az ağrı, daha kısa süre hastanede kalış ve bayanlar için önemli bir konu olan daha kozmetik sonuçlar söz konusudur.
Endoskopik cerrahinin hastaya sağladığı birçok avantaj vardır. Bunlar; hastaların operasyon sonrası hızlı bir şekilde iyileşmeleri, hastanede yatış süresinin daha kısa olması, hastanın ameliyat sonrası hissettiği ağrının daha az olması, işe geri dönüş zamanının kısa olması ve karına büyük bir kesi yapılmaması nedeniyle daha kozmetik sonuçlara sahip olmasıdır. Kadın hastalıkları alanında uygulanan iki temel endoskopi yöntemi laparoskopi ve histeroskopidir.
Laparoskopi genel anestezi altında yapılan ve göbek deliğinden ince bir teleskopun karın içine sokularak karın içi organlarının görüntülenmesini sağlayan bir ameliyattır.
Laparoskopi ile karın alt bölgesinde açılan 3 - 5 mm'lik deliklerden içeri sokulan aletler ile rahim, yumurtalık ve tüpleri ilgilendiren hastalık veya problemleri doğrudan gözlemleme ve cerrahi girişim yapma olanağı vardır. Yumurtalık kistleri, dış gebelikler, myomlar, gebe kalabilirliği artıran tüp cerrahisi ve endometrioz laparoskopik olarak kolayca tedavi edilebilmektedir.
|
|
Halk arasında 'kansız' ya da 'kapalı' ameliyat olarak bilinen modern cerrahi yöntemi laparoskopi; en sık olarak kısırlık araştırmalarında, gebe kalmada güçlük çeken infertil hastaların takip ve tedavileri esnasında gebe kalmalarına engel olacak bir problemin var olup olmadığını araştırmak amacıyla yapılır. Kadın daha önce yumurtalık veya rahimle ilgili iltihaplı bir hastalık geçirmişse veya karın bölgesinde herhangi bir ameliyat uygulanmışsa yumurtalık kanallarındaki durumu değerlendirebilmek için laparoskopi yapılabilir.
En sık yapılan operasyonlar, yumurtalık kistleri, çikolata kistleri, miyom ve yumurtalık kanallarıyla ilgili operasyonlardır. Gerektiğinde sebebi belli olmayan kronikleşen kasık ağrıları veya belli hastalarda kısırlık sebebinin araştırılması ve tedavisinde laparoskopi uygulanmaktadır. Günümüzde laparoskopinin sınırları oldukça genişlemiş; rahmin çıkartılması (histerektomi), kanser ameliyatları, rahim sarkması ve hatta idrar kaçırma operasyonları da yapılabilmektedir.
Laparaskopi, tanısal amaçlı (Diagnostik Laparoskopi) olarak; tüplerin açık olup olmadığına, yumurtalığın genel görünümüne ve yapışıklık olup olmadığına, tüp-yumurtalık ilişkisine, rahmin genel görünümüne incelenmesi şeklinde olabileceği gibi tedavi amaçlı da (Operatif Laporoskopi) uygulanabilir.
Histeroskopi özel bir kamera sistemi ile rahim içerisinin görüntülenmesidir. Düzensiz kanamalarda, rahim içinde polip veya myom şüphesinde veya çocuk sahibi olamayan çiftlerde rahim içinin değerlendirilmesi gerektiğinde uygulanmaktadır. Yapılan çalışmalar histeroskopinin, küretaj yöntemi ile rahimden parça alınmasına göre daha üstün bir yöntem olduğunu göstermiştir. Histeroskopi ile rahim içini görebilmek polip veya myom gibi rahmin bir bölgesine yerleşen hastalıkların atlanma ihtimalini ortadan kaldırır.
Tüp bebek tedavisi öncesi, rahmin içinde embriyonun tutunmasını engelleyen bir olumsuzluk olup olmadığı, histeroskopi ile ortaya çıkarılabilir. Bu olumsuzluklar: rahim boşluğuna doğru büyümüş olan myomlar, polipler veya doğuştan rahimdeki şekil bozuklukları (rahmi ikiye ayıran zarlar vs..). Bu bozuklukların hem tanısı hem de tedavisi aynı seansta yapılabilmektedir. Eğer hastanın tekrarlayan erken gebelik kayıpları var ise, yine rahim içinin araştırılmasında histeroskopi başvurulması gereken yöntemlerden birisidir.
