Kemal Kılıçdaroğlu, yaklaşık bir yıl önce CHP Genel Başkanı oldu.
Önce Referandumla boğuştu.
Ardından, parti içinde ağırlığını perçinlemek için kurultay yaptı.
Sonra da genel seçim döneminde gezmedik, konuşmadık yer bırakmadı…
Gerçekten insanüstü bir çalışmaydı Kılıçdaroğlu'nun yaptığı…
CHP'nin adı sanı geçmeyen il ve ilçelere bile gitme cesaretini gösterdi. İnsanlarla bire bir sıcak ilişkiler kurdu…
Toplantı alanlarındakiler öylesine kalabalık ve öylesine coşkuluydu ki, başta Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm CHP'liler, 'Bu kez galiba oluyor' düşüncesine kapıldılar…
Peki, yanıldılar mı?
Bu soruya yanıt vermek için beklenen oy oranlarına bir göz atmak gerekir…
CHP, 2007 genel seçimlerinde yüzde 20.9 oranında oy aldı…
Şimdi ise bu oran yüzde 26' ya çıktı…
Yüzde 5'lik artış başarı gibi görünse de, kamu oyu yoklamaları 8-10 puandan fazla artış olabileceğini gösterdiği için, CHP'liler bundan tatmin olmadı…
Yüksek beklentinin asıl nedeni, Kemal Kılıçdaroğlu'nun gelişiyle halkta oluşan umuttu. Çünkü o güven veren kişiliği ve Gandi türü fizyonomisiyle herkeste bir sempati yaratmıştı…
Peki öyleyse, beklenen bu yüzde 30'luk orana neden ulaşılamadı?
Başka bir anlatımla, beklenen yaklaşık 10 puanlık artış neden 5 puanda kaldı?
Bunu açıklamak için bir yığın sebep saymak mümkündür…
Ancak bence en önemlisi, Kılıçdaroğlu'na sempati duyanların yarısının –tereddüt geçirmelerine rağmen- oylarını yine de eski partilerine vermiş olmalarıdır…
En az yüzde beş olan bu oy, bu seçimde 'geri gitmiş' olsa da, Kılıçdaroğlu'na gelecekte yönelebilecek oydur…
Kaldı ki, artık genel başkanlıktan liderliğe geçmiş olan Kılıçdaroğlu, gelecek seçime kadar geniş halk kitlelerini yanına çakabilecek potansiyelde görünmektedir…
Yeni liderlerin olağan dönemlerde inandırıcı ve güven verici bir profil çizebilmeleri için uzun zamana ihtiyaç vardır…
Önce Referandumla, sonra da parti içi sorunlarla boğuşan Kılıçdaroğlu'nun birkaç aylık çalışma ile halkın geniş kesimlerinde yarattığı sempatiyi yüzde otuzları aşan oya dönüştürmesi kolay değildi…
Ancak, onun CHP oylarını 3.5 milyon artırmasını görmezlikten gelmek de en azından haksızlık olacaktır…
CHP'ye oy vermeyen, ama Kılıçdaroğlu'na sempati duyanların sayısının yüksek olduğu düşünüldüğünde, CHP'nin geleceğinin oldukça açık olduğu iddia edilebilir…
Kılıçdaroğlu'nun da söylediği gibi, halkla bütünleşme çalışmaları kesintisiz sürdürülürse, 2015 seçimlerinde CHP'nin iddialı olmaması için bir neden yoktur…
Peki, beklenen oy oranının altında kalınmasında başka nedenler de etkili mi?
Olmaz mı hiç!
Ama ne yazık ki, bunları yazmak istediğimde kalemimin boyası bitiveriyor işte…