Kenan Evren adı sizlere ne ifade ediyor bilmiyorum ama bana baskı, zulüm, parçalanan hayatlar, gözü yaşlı analar babalar evlatlar, yargısız infazlar, işkence tezgahlarında ve darağaçlarında teslim edilen canlar anlamına geliyor. Amerika'nın 'Bizim çocuklarının' marifetleri saymakla bitmez. Tam anlamıyla korku imparatorluğunun ve büyük bir karanlığın adı Kenan Evren…
O yüzden herhangi bir cümlenin, herhangi bir yerinde Kenan Evren kelimesi dahi tüylerimi diken diken etmeye yetiyor. Bu arada 'O dönem kan gövdeyi götürüyordu, sokağa dahi çıkamıyorduk' edebiyatı çoktan çürüdü bilesiniz. Lakin Evren'in yargılandığı davada, Savcılığın verdiği mütalaa; 1977 1 Mayıs Olayları, Maraş, Çorum, Sivas, Malatya, vb. katliamları devletin bilinçli eylemleri olarak sayıp da işkencenin bilinçli bir devlet politikası olduğu gerçeği var… Ayrıca dönemin cellatlarının marifetlerini böbürlene böbürlene anlattıkları röportajları her yerde bulabilirsiniz.
Tahir Canan Türkiye'nin en uzun süre cezaevinde kalan siyasi mahkûmu. Canan, 32,5 yıl tutuklu kaldıktan sonra 30 Nisan 2013 yılında tahliye edildi. 12 Eylül duruşmasını izledikten sonra davaya ilişkin 'AKP sürecin mağduru değil mağrurudur. Mağrurlar mağdurların adına yargılama yapmaz' yorumunu yapmış. Bu tespite aynen katılıyorum ancak AKP hükümetinin yaptığı anayasa değişikliğiyle Evren ve Şahinkaya'nın yargı önüne çıkarıldığını da unutmamak lazım…
'Gerçekten, o mütalaanın mahkemede okunduğu anda, Kenan Evrenin yüz hatlarındaki, o gel gitleri, o gerilimi görmek gerekirdi! O donuk yüzler simsiyah oldu.' Anayasa referandumunda 'Evet' verme nedenim işte bu resmi görebilme ihtimaliydi… Yargılanmasından herhangi bir sonuç beklemeden 'Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim' diyen Yılmaz Erdoğan gibi bende bu kareyi görebilme ihtimalini sevmiştim.
'12 Eylül'ün geç yapıldığına'inananlarla' 'olgunlaşmasını' bekleyenler arasında yapılan o bilinen tartışma da ordu içindeki egemen mantığın darbe yapmak üzerine kurulu olduğu gerçeğini savcılık bize bir kez daha anlatmış oluyor. Bu gelişmeleri küçümsemek, yıllardır anlattığımız kontra-gerilla vakasını devlet aklına kabul ettirdiğimizi görmemek anlamına gelir! Devletin insanlık suçu işlediği gerçeğini, bu dava nezdin hal savcılık mütalaasıyla bir devlet aklı olarak bunu bize anlatmış oluyor…' diye devam ediyor Canan.Açıklamanın en can alıcı noktası ise tüm bu çalışmaların; gelecek nesillere, olumlu bir miras bırakmak adına yapılması gerektiği.
İçindeki irin tamamen temizlenmeden hiçbir yara şifa bulamaz…