Metehan UD / EGEDESONSÖZ – İzmir’in Kiraz ve Ödemiş sınırında yer alan ve altın başta olmak üzere birçok metalik madenin aranabileceği saha için gerçekleştirilen ihale, bölge köylerinde tepkiye yol açtı. Maden sahasının sınırları içinde kalan mahallelerin muhtarları, hem geçim kaynaklarının hem de su varlıklarının risk altında olduğunu belirterek projenin durdurulmasını istedi.
“ALTIN YERİN ALTINDA DEĞİL, BİZİM TOPRAĞIMIZDA”
Dokuzlar Mahalle Muhtarı Mahmut Akçaoğlanoğlu, bölgenin yıllardır tarım ve özellikle kestane üretimiyle ayakta kaldığını vurgulayarak, maden projesinin bu düzeni tamamen değiştireceğini söyledi. Akçaoğlanoğlu, “En önemli geçim kaynaklarımız kestane, ceviz ve kiraz. Dokuzlar, Yılanlı ve Kemer mahallelerinde yılda ortalama 4 bin ila 5 bin ton kestane üretiyoruz. Bu kestanenin tamamı Avrupa’ya ve dünyanın farklı ülkelerine ihraç ediliyor. Yani altını yerin altında aramaya gerek yok; bizim altınımız yerin üstünde. Bu üretim sadece bizim köyümüze değil, çevredeki birçok yerleşime de ekonomik katkı sağlıyor” dedi.

Kestane üretiminin binlerce kişiye gelir sağladığını belirten Akçaoğlanoğlu, “Burada yaklaşık 5 bin kişi yaşıyor ancak kestane sezonunda çevre köylerden de çok sayıda kişi çalışmaya geliyor. İki ay boyunca önemli bir ekonomik hareketlilik yaşanıyor. Günlük çırpma ücreti 5 bin lira, toplama ücreti ise 2 bin lira. Bu proje gerçekleşirse bu gelirlerin tamamı ortadan kalkacak. İnsanlar geçimini sağlayamaz hale gelecek” ifadelerini kullandı.
Bölgenin aynı zamanda hayati öneme sahip su kaynaklarını barındırdığını vurgulayan Akçaoğlanoğlu, “Küçük Menderes’in doğduğu yer burası. Sadece biz kullanmıyoruz, Ödemiş ve Kiraz’ın içme suyu da buradan sağlanıyor. Burası küçük, değersiz bir alan değil; koskoca ovayı besleyen bir bölge. Havası, suyu, doğasıyla eşsiz bir yer. Devletimizin bu gerçeği dikkate almasını istiyoruz. Biz yerimizden, yurdumuzdan gitmek istemiyoruz. Atalarımızın mezarlarını başka yere taşımak istemiyoruz. Burada doğduk, burada yaşamaya devam etmek istiyoruz” diye konuştu.
“BU PROJE HAYATA GEÇERSE BİZİM İÇİN HAZİN BİR SON OLUR”
Yılanlı Mahalle Muhtarı Bilal Girgin ise maden sahasının doğrudan köylülerin tarım yaptığı alanları kapsadığını belirterek köy halkının projeye tamamen karşı olduğunu söyledi. Girgin, “Maden sahası aralarında bizim köyün de olduğu 4-5 köyün sınırlarında yer alıyor. Bizim ana geçim kaynağımız kestane ve kiraz. Her yıl binlerce ton birinci kalite kestane üretiyoruz. Bu maden sahası da tam olarak kestane bahçelerinin bulunduğu bölgede yer alıyor. Ayrıca köylülerimizin arazileri de bu saha içinde kalıyor. Bu proje hayata geçerse bizim için hazin bir son olur” dedi.

Bölgenin su kaynakları açısından da kritik önemde olduğunu belirten Girgin, “Kiraz ve Ödemiş’in su kaynakları bu bölgede çıkıyor. Küçük Menderes buradan doğuyor. Sulama barajları bu suyla besleniyor. Bu sadece bizim köyümüzün değil, bütün ovanın meselesi. Köyde bu projeye karşı çıkmayan tek bir kişi bile yok. Herkes endişeli” ifadelerini kullandı.
Devlet kurumlarına çağrıda bulunan Girgin, “Biz devletimize güveniyoruz. Devletimizin sesimizi duymasını istiyoruz. Yerimizden edilmeden, üretim yapmaya devam ederek burada yaşamak istiyoruz. Bu topraklar bizim geçim kaynağımız. Bizi buradan koparmasınlar” diye konuştu.

‘BİRİLERİ ZENGİN OLACAK DİYE… ‘
Kemer Muhtarı Birol Bozalan da şunları söyledi:
“Burada gördüğünüz alanların tamamı kestane bahçesi. İleride Yılanlı, Dokuzlar, Çatak, Yeşildere, Cevizalan ve Üçkonak mahalleleri var. Bu mahallelerin temel geçim kaynağı bu dağlardaki kestane üretimidir. Bölgede 10 yıllık da var, 300 yıllık da kestane ağaçları bulunuyor. Yıllık ortalama 5 bin ton kestane üretiyor ve hem iç hem de dış pazara gönderiyoruz.
Son günlerde bu dağlar için bir maden ihalesi yapıldığını öğrendik. Toplam 1561 hektarlık alanın ihalesi, Ahlatçı adlı firmaya 160 milyon bedelle verilmiş. Ancak bu süreçten ne köylülerin ne de muhtarların haberi oldu.Adam elini kolunu sallaya sallaya gelip dağdan numune taş alıyor, götürüyor.
Biz burada maden olmasını istemiyoruz. İleride Kiraz var, Kiraz’ın içme suları komple bu dağlardan gidiyor. Bu dağdan gelen su Ödemiş ve Küçük Menderes’i besliyor. Biz halk olarak bu madeni istemiyoruz ve karşıyız. Biz buradan gittiğimiz zaman bizi kimse kabul etmez. Biz atadan, dededen kalan tarlalarımızı, anavatanımızı terk etmek istemiyoruz. Birileri zengin olacak diye bu kadar köylü bu ceremi çekemez.

160 MİLYON TL’LİK TEKLİF VERİLDİ
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG), 308’inci grup maden sahalarına yönelik ihale süreci kapsamında İzmir’deki 4 maden sahası için teklifler alındı.
Kiraz ilçesinde bulunan 1.561,61 hektarlık IV. Grup, “3524852” numaralı maden sahası için Ahlatcı Altın İşletmeleri A.Ş. 160 milyon TL, YSK Group Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. ise 150 milyon TL teklif sundu.
ALTIN VE DİĞER METALLER ARANABİLECEK
İhalenin kesinleşmesi halinde sahada altın, gümüş, platin, bakır, demir, krom, titan ve alüminyum gibi metalik madenlerin aranabileceği belirtildi. İhale sürecine ilişkin nihai karar MAPEG tarafından verilecek.
KARA PARA İDDİASI
Ahlatçı Holding bünyesinde yer alan şirket Ahmet Ahlatçı’ya ait. Yakın zamanda Ahlatçı Holdin için ‘kara para aklama’ iddiasıyla soruşturma başlatılmış ve Ahmet Ahlatçı’ya ise yurt dışına çıkış yasağı konduğu iddiaları basına yansımıştı.




