Ak Parti İzmir teşkilatıyla ilgili olarak son 3 haftadır yazmıyorum.
Genel Seçim sürecinin kendine özgü hassasiyetleri var… Milletvekili Adaylarının performansını izlemek, sağlıklı değerlendirme yapabilmek için biraz zamana gereksinim duymuştum.
Bu süre doldu.
Bana göre, Ak Parti İzmir'de iyi bir rüzgar yakaladı.
Ulaştırma Eski Bakanı Binalı Yıldırım ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın İzmir'den aday gösterilmesi teşkilatta güven duygusu ve heyecan yarattı.
Yerel seçimlerde CHP'den aldığı ağır yenilgiyle büyük bir travma yaşayan, onlarca gruba, parçaya bölünen teşkilat beklenmedik biçimde canlandı.
Ak Parti'nin Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) geçen seçimlere oranla daha profesyonel, kentin sosyal ve kültürel dokusuyla uyumlu haberleri servise koyuyorlar.
Partinin Milletvekili Adaylarından İlknur Denizli'yle ilgili haberlere rastlayamıyoruz. Onu nedenlerini özel olarak araştıracağım…
Teşkilattaki tek sıkıntı her zaman olduğu gibi Karadeniz lobisi olarak görülüyor. Bu lobinin 'dışlayıcı, ötekileştirici' etkisinden şikayet ediliyor.
Ulaştırma Eski Bakanı Binalı Yıldırım'ın 'ben ağrılıyım, dedelerim oradan Erzincan'a gelmiş' demesi Doğu kökenli vatandaşlarda hafifte olsa siyasi bir esinti yarattı.
İzmir Kürtleri 'Seçilebilir noktada' bir adaylarının olmamasını hala içlerine sindiremediler. Ak Parti'nin en önemli parçası olan İzmir'in varoşlarını dün dolaştım, muhtarlarıyla, kanaat önderleriyle görüştüm.
'Yerel seçimlerde zaten dışlanmıştık, Genelde tamamen kenara atıldık' diyenler çoğunlukta.
İzmir Kürtlerinin Ak Parti'den beklentileri CHP'den çok yüksektir. 150 milletvekili aday adayının 56'sı doğu kökenliydi. CHP'de de (seçilebilir sırada) Kürt kökenli aday bulunmuyor. Ancak aynı tepki bu partiye yansımıyor.
CHP Çeşme Belediye Başkanı E. Albay Faik Tütüncüoğlu'nun 40 dolayındaki Kürt evini yıkması, CHP Parti teşkilatının da bu yıkıma seyirci kalması, Ergenekon sanıklarını Milletvekili Adayı göstermesi, Ulusalcı söylemlerdeki ısrarı, Kürtleri BDP'nin bağımsız adaylarına doğru sürükleyeceğe benziyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın Çeşme'deki yıkıma tepkisi Kürt mahallerinde konuşulan konular arasında.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) nin 1. Bölge Milletvekili Adayı Mehmet Tanhan ile 2.Bölge Milletvekili Adayı Erdal Avcı'nın bu ortamdan yararlanarak yüksek oranda oy alacaklarını tahmin ediyorum. Özellikle Mehmet Tanhan'nın seçilmesi sürpriz olmaz.
Mehmet Tanhan, oldukça eski bir siyasetçi ve Mardin'li. Kısa bir dönem Nusaybin Belediye Başkanlığı görevini de yürüttü.
Tunceli kökenli olan 2. bölge adayı Erdal Avcı ise özellikle Çiğli, Menemen ve Bergama'daki Kürt kökenli vatandaşların ve Aleviler'in oylarına güveniyor. Hemşerileri arasında seviliyor.
Her iki adayın en zayıf yanı ise seçim bütçelerinin hiç olmamasıdır. Peş para harcayamadan, yazılı ve görsel medyadan uzak, sözlü propaganda ile işi götürüyorlar.
Oysa Cumhuriyet Güçbirliği'nin 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Doğu Perinçek, (İşci Partisi Genel Başkanı) cezaevinde olmasına rağmen yüzlerce üniversite öğrencisini örgütleyerek, sokak-sokak çalışmalarını yürütüyor. Oldukça etkili bir propaganda yaptırıyor.
12 Haziran Genel seçimlerinde Numan Kurtulmuş'un Halkın Sesi Parti'si Ak Parti küskünlerinin yeni adresi olacak. Ak Parti'nin siyasetten büyük bir şımarma içinde olduğunu, yüzde 50'lik oy oranının onu daha ulaşılamaz, erişilemez, eleştirilemez bir güce kavuşturacağı fikrini öne sürenlerin oranı oldukça yüksek.
Bunu söyleyen Ak Parti'liler, stratejik anlamda Halkın Sesi Parti'sini güçlendirmenin ' tatlı uyarı olacağını' düşünüyorlar.
CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır, deneyimli bir siyasetçi, Hasan Tahsin'le birlikte hazırladığımız 'Farklı Yorum' programının geçen haftaki konuğuydu. İzmir'de 23 milletvekilinden 18'ini çıkarmalarının sürpriz olamayacağını söyledi. Kanal 35'teki bu konuşmasına ilginç tepkiler aldım.
CHP 'Ancak 14 vekil alabilir, kendini bu sonuca hazırlamalı' diyenler çoğunlukta.
Şimdi bütün hesaplar MHP üzerinden yapılıyor. MHP barajın altında kalırsa, CHP ve Ak Parti'ye tek kelime ile ' siyasi piyango' vurmuş olacak.
Yaşamı boyunca MHP'ye oy vermemiş biri olarak, Türk siyasetinden bu önemli yıldızın kaymasını istemem. MHP'siz siyasetin büyük bir esiklik olacağını düşünüyorum.
Vizyonerler, filozoflar, siyasetçiler, matematikçiler ufkumuzun ana taşıyıcılarıdır. Hafta sonu Şirince'ye gittim. Prof. Dr. Ali Nesin'le 2 saati aşan bir söyleşi yaptım, Matematik Köyünü gezdik, Babası Aziz Nesin'le de bir röportajım olmuştu. Baba ile oğul arasındaki fark; Ali hocanın, evrensel referansları bütün ezberlerimizi bozuyor.
Söyleşiyi yakında yayınlayacağım, en çarpıcı sözü şuydu:
'Ben Allaha inanmam ancak Ak Parti'yi beğeniyorum, referandumda evet oyu verdim, (Türkiye'ye şeriat geleceğine, ülkenin geriye gideceğine asla inanmıyorum. Askerler de artık darbe yapamaz'