Buse AÇIKALIN/EGEDESONSÖZ- Son günlerde İZBAN istasyonlarında meydana gelen özel güvenlik görevlisine şiddet olayları büyüyor. En son Hilal İstasyonu’nda turnikelerden ücretsiz geçmek isteyen kişilerin güvenlik görevlisine saldırdığı görüntüler sosyal medyada büyük yankı uyandırmıştı.

İZBAN istasyonlarında güvenlik görevlilerine karşı artan şiddet olayları ile ilgili Egedesonsöz’e açıklamalarda bulunan DİSK Güvenlik-Sen Genel Başkanı Yusuf Küçük, İZBAN’da çalışan personel sayısının yetersizliğinden bahsederken güvenlik personelinin fiziki saldırılar karşısında kendisini koruyabilecek yeterli ekipmana sahip olmadığını belirtti. Küçük, aynı zamanda yasaların daha caydırıcı olması gerektiğine dikkat çekti.

Yusuf Küçük

“İZBAN’DA KADRO YETERSİZ”
İZBAN’da çalışan personel sayısının yetersiz olduğunu aktaran Küçük, “İşçilerin sadece vatandaşla yaşadığı sorunlar değil temelde işçilerin iş sağlığı ve güvenliği açısından da ciddi sorunlar var. Şu anda İZBAN’da kadro yetersiz. Öncelikle bu kadronun tamamlanması gerekiyor” dedi.

“KENDİLERİNİ KORUYABİLECEK EKİPMANLARI BULUNMUYOR”
Özel güvenlik işçilerinin fiziki saldırı karşısında kendilerini koruyabilecekleri materyalleri olmadığını ifade eden Küçük, “Özel güvenlik işçilerine baktığımız zaman, materyal olarak kendilerini en fazla koruyabilecekleri ekipman jop ya da biber gazı. Biber gazı da ancak valilikten izin alınmışsa ve kullanımıyla ilgili gerekli prosedürler tamamlanmışsa kullanılabiliyor. Onun dışında kullanabilecekleri bir materyal yok. Fiziki saldırı karşısında kendilerini koruyabilecek ekipmanları bulunmuyor” açıklamasında bulundu.

“İÇİ DOLDURULAMAYAN VE ALTI BOŞ BIRAKILAN DÜZENLEMEYLE DEVAM EDİYORUZ”
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’a dikkat çeken Küçük, güvenlik işçilerine yasa üzerinden bir statü kazandırılması gerektiğini ifade etti. Küçük, “5188 sayılı bir yasa çıkarılmış. Bu yasayla özel güvenlik işçilerine, 4A statüsünde çalışan olmalarına rağmen, “yardımcı kolluk kuvvetisiniz” deniliyor. Kendilerine karşı gerçekleştirilen bir saldırı durumunda saldırganın devlet memuruna mukavemet suçundan yargılanacağı ifade ediliyor. Özel güvenlik görevlilerinin de bir suç işlemesi halinde devlet memuru gibi yargılanacağı yönünde bir söylem geliştiriliyor. Ancak bugüne kadar güvenlik işçilerinin bu konuda emsal teşkil edecek çok fazla uygulaması yok. Dava açılmış ve kazanılmış gibi bir durum söz konusu değil. Saldırı durumlarında davalar yıllarca sürüyor. Yılların ardından verilen cezalar da para cezasına çevrilebiliyor. Burada öncelikle yasanın düzeltilmesi gerekiyor. Güvenlik işçilerine yasa üzerinden bir statü kazandırılması gerekiyor. Bizler, 4A statüsünde çalışan ve sözde bizi koruyan bir yasanın olduğunu düşündüğümüz ancak içi doldurulamayan ve altı boş bırakılan bir düzenlemeyle çalışmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

“SOSYAL HAKLARIMIZI ALAMIYORUZ, DOĞRU DÜZGÜN ÖRGÜTLENEMİYORUZ”
Öncelikli olarak yapısal sorunların çözülmesini işaret eden Küçük, “Sosyal haklarımızı alamıyoruz, doğru düzgün örgütlenemiyoruz. Grev hakkımız olmadığı için zaten sendikalarda da Türkiye’de çok fazla aktif bir çalışma yürütülmüyor. Güvenlik görevlilerinin durumu şu an vahim. Yapısal sorunları çözmek gerekiyor. Yoksa güvenlik önlemleri alınır. Alternatif güvenlik önlemleri de alınabilir. Personel sayısı artırılabilir. Ekstra devriye personelleri görevlendirilebilir. Sabit nokta görevleri dışında ek devriye görevleri oluşturulabilir. Bunlar ek önlemlerdir ancak yapısal olarak yasada caydırıcılık olması gerekiyor. Bu önlemler alınmadığı ve yasa düzenlenmediği sürece insanların can ve mal güvenliği konusunda ciddi kaygılarımız var” ifadelerini kullandı.

Kafe işletmecisine silahlı saldırı!
Kafe işletmecisine silahlı saldırı!
İçeriği Görüntüle

“MESLEKİ SAYGINLIĞI OLMAYAN BİR İŞ KOLUNDA ÇALIŞIYORUZ”

Toplumda özel güvenlik görevlilerine yönelik bakış açısının da değişmesi gerektiğini söyleyen Küçük, şöyle konuştu:

“Toplum olarak da şöyle bir bilinçaltımız var. Üniformalı bir çalışan gördüğümüz zaman onun devlet memuru olmadığını düşündüğümüz için özel güvenlik görevlisinin otoritesini küçümsüyoruz. Güvenlik görevlisi, “Dedektörden geçin, yasaklı objeleri bırakın” dediği zaman, “Sen kendini polis mi sanıyorsun? Burası havaalanı mı?” gibi söylemlerle karşılaşabiliyor. Fakat küçümsedikleri özel güvenlik işçileri herhangi bir kavga veya şiddet durumunda müdahaleye biraz geç kaldığında, bu kez “Nerede bu güvenlik? Güvenlik ne iş yapıyor?” şeklinde serzenişte bulunuluyor. İhtiyaç durumunda hesap sorulan, ihtiyaç olmadığı düşünülen zamanlarda ise mesleki saygınlığı olmayan bir iş kolunda çalışıyoruz”