Size günümüzün en önemli üç küresel sorununu sayın desem, birçoğunuz savaşlar, küresel iklim değişikliği ile açlık der.
Savaşlar emperyalist ülkelerin güç politikalarını devam ettirmek için halklar arasına soktukları nifakın sonucu. Zavallı insanlar haberleri olmadan, Irak'ta, Suriye'de, Afrika'da hiç öğrenemedikleri politikalar uğruna katlediliyorlar.
Açlığa gelince…
Gerçekten suçlu sıradan insanlar mı? Halbuki onlar yıllarca yer altı ve yer üstü zenginlikleri sömürülmüş, açlıklarını giderecek bir topan ekmeğe dahi muhtaç edilmişler.
O zaman suçlu kim? İnsanlığın ortak malı olan ve çocuklara tertemiz bırakmamız gereken zenginlikleri talan edenler mi?
Gelecekte su ve gıda sıkıntısına neden olacak olan küresel iklim değişikline…
Gelişmemiş ülkeler neden olmazken, sıkıntıyı bu ülkelerdeki dar gelirliler çekiyor. İklim değiştikçe, tabiat intikamını alıyor ve bundan en çok, gelişmemiş ülkelerdeki dar gelirliler etkileniyor. Bu onlara daha çok açlık, yıkım ve ölüm olarak dönüyor.
Halbuki bu durum birçok gelişmiş ülkenin umurunda bile değil. Yani küresel ısınma ve iklim değişikliği bugün sadece Almanya'nın umurundaymış gibi görünüyor.
Almanya nükleer enerjinin yerine yenilenebilir enerjiyi koyarak, bu konuda ciddi olduğunu 50. Münih Güvenlik Konferansında bile dile getirerek ispatlıyor ve bunu bir güvenlik sorunu olarak algıladığını dünyaya gösteriyor.
Yani Almanya'nın enerji devrimi nükleerden çıkışı, Türkiye'nin ki ise nükleere girişi tarif ediyor.
Dikkat ediniz lütfen…
İnternational Energy Outluk'un 2010'da yayınladığı rapora göre; dünya enerji tüketimi 2035 yılına kadar yüzde 49 oranında artacak. O zamana kadar fosil kaynaklı yakıtların oranı sadece yüzde 5 azalırken, yenilenebilir enerjide yüzde 4, nükleerde yüzde 1'lik bir artış olacak.
Olaya iyimser açıdan bakıldığında yüzde 49 artışa karşın fosilde yüzde 5, nükleerde yüzde 1 azalış gibi görünüyor.
Halbuki iklim değişikliklerini en aza indirmek için her yıl toplanan iklim konferanslarında…
Küresel ısınmayı ortalama 2 derecenin altında tutacak sera gazı salınımlarının sınırlandırılması amaçlanıyor. Bunun gerçekleşme olasılığı bana göre sıfır.
Ülkeler gelecek planlarını yenilenebilir enerjiden yana yapmazlarsa…insanlığın yok olmasına tanık olacaklar. Paranın yenmeyeceğini o zaman öğrenecekler ama iş işten geçmiş olacak.
O gün geldiğinde yine yoksullar mı uçlu olacak?