Bu yıl ne yağmur, ne kar yağdı ne de soğuk oldu. Bütün bir kış boyunca yağış olmadığı için ne barajlar doldu, ne de tarlalar doydu. Sıcaklıklar hala mevsim normallerinin 10-11 derece üzerinde seyrediyor.
Bunun üzerine de ülkede bir telaş hasıl oldu.
Bu yıl çiftçinin de, kentlinin de işi zor görülüyor. Meyveler aldandı, erken çiçek açtı, kuraklık ve yüksek seyreden sıcaklık Türkiye'nin yarısının doğal bitki örtüsünü kaybetmesine neden oldu.
Üstelik küresel iklim değişikliği nedeniyle eski yağışlar belki de hayal olacak. İzmir'de yaşayan çocuklar meşhur kırk ikindi yağmurlarını belki de bundan böyle sadece kitaplardan okuyacaklar.
Kimin hatası? Köylünün mü, işçinin mi, memurun mu, yoksa zengin ülkelerdeki büyük tröstlerin mi?
Bunun etkisi esas tarıma yansıyacak. Yapılan araştırmalar son 50 yılda sıcak dalgaların tarım ürünlerinde azalmaya neden olduğunu ortaya koyuyor. Küresel ısınma ile mücadele edilmezse ve dünyanın ısınması bu hızla sürerse…
2050 yılına kadar buğday ve soya üretiminin yüzde 30 oranında düşeceği söyleniyor. Daha şimdiden kuraklık nedeniyle, Türkiye'nin tahıl üretimi yüzde 25-30 oranında düştü bile.
Reading Üniversitesinden araştırmacı Ed Hawkins'e göre; son 50 yılda tarımsal üretimde sulama ve gübreleme ile yaratılan artış, artık azalma eğiliminde. Sera gazlarının azaltılması halinde, buğdayda 2050 yılında kadar beklenen yüzde 20 azalmanın, 2100'e kadar uzayacağı ortaya çıkıyor.
Türkiye'ye gelince…
T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Araştırma Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 'Türkiye'nin 2011-2012 Tarım Yılı Kuraklık Analizi''başlıklı çalışması bir süre önce yayınlandı.
Çalışmada; Türkiye'nin düzensiz bir yağış rejimine sahip olduğu ve yağışlardaki değişkenliklerin anlamlı bir seyir izlemediği, şiddeti değişmekle birlikte zaman zaman kuraklık riskiyle karşı karşıya kaldığı bilgisine yer verildi.
Rapor, meteorolojik faktörlerin, 2011-2012 tarımını özellikle orta ve doğu bölgelerde olumsuz etkilediğini gösteriyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve MGM işbirliği ile 2005 yılından beri yürütülen FAO destekli 'Ürün İzleme ve Verim Tahmini' projesinde elde edilen '2012 Türkiye Buğday Verim Tahmini' sonuçları da bu durumu net olarak ortaya koyuyor.
Türkiye'nin 2011-2012 tarım yılı buğday verimlerine bakıldığında…
Özellikle orta ve doğu kesimlerde yüzde 33'e varan düşüşler görülüyor. O zamanlar batı bölgelerinde verimsel anlamda tehlike görülmezken, bu yıl ayni sorun bu bölgeler için de geçerli.
Türkiye, kuraklığın sürekli olarak tehdit oluşturduğu yarı kurak bir kuşakta yer alıyor. Geçmiş dönemlerde özellikle doğal koşulların etkisine açık bir yapıda olan bitkisel üretimde kuraklık nedeniyle büyük dalgalanmalar oluşmuş. Ancak bu sorun günümüzde doğal koşulların değil, küresel iklim değişikliğinin etkisinde.
Hele giderek daha hissedilecek olan iklim değişikliğinin, gerekli önlemler alınmadığı takdirde, bu sıkıntıları daha da arttıracağından korkuluyor.