EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında ülke ve kent gündemine ilişkin konuları değerlendirdi.

Programda Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlamalarıyla gözaltına alınması ve serbest bırakılması ile ilgili süreç ele alındı.

Tutuklanan Bozbey’in savcılık ifadesi ortaya çıktı
Tutuklanan Bozbey’in savcılık ifadesi ortaya çıktı
İçeriği Görüntüle

Yaldız Yapar

MÜFETTİŞ UYARDI, KAMU ZARARI MÜDÜR TARAFINDAN ÖDENDİ
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile bağlantısı olduğu öne sürülen Aslıhan Aksoy’un Bornova Belediyesi bünyesinde işe alındığı, fiilen görev yapmadığı halde maaş aldığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturma ilgili detayları aktaran Ümit Yaldız “Uşak operasyonu yapıldığı günün sabahında Bornova Belediyesi’ne İçişleri Bakanlığı müfettişi geliyor. Müfettiş 24 saat geçmeden geliyor. Adeta İzmir’de hazır bekliyordu. Batı komple CHP’li olduğu için Ankara’dan gelip gitmek devlet açısından masraflı oluyordur. Geliyor, inceliyor ve bu işin sorumlusunun Halkla İlişkiler Müdürü İlyas Aydınalp’ın olduğunu söylüyor. Halkla İlişkiler Müdürü ise, ‘bir kalp krizi geçirdiğini, sonrasında bu konu ile ilgili yeterince dikkat etmediğini ve bundan kaynaklı bir problem yaşadığını’ söylüyor ve işin sorumlusunun da kendisi olduğunu kabul ediyor. İçişleri Bakanı müfettişi 520 bin civarında bir rakamı öderse bunun iyi niyet olarak göreceğini ifade ediyor. Bunun üzerine İlyas Aydınalp, 3 Mart’ta müfettişin raporu doğrultusunda bu parayı ödüyor. Ortada 4-5 ay kayıt dışı çalışmış bir personel var. Bunun yarattığı kamu zararı ilgili müdür tarafından ödenmiş. Buna istinaden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması kapsamında 3 çalışan ama bu çalışanlardan bir tanesi kayıt dışı çalışan kişiyi sürekli arayan, işe neden gelmediğini soran biri. Pervin Hanım ise Aslıhan Aksoy’un ‘beni neden sürekli arıyor’ diye Uşak Belediye Başkanına şikayet ettiği kişi. Ömer Eşki de polis tarafından emniyete ifade vermek üzere davet ediliyor. Ömer Eşki, polis merkezinden içeri adımı attığı anda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tüm basın mensuplarına, Ömer Eşki’nin gözaltına alındığıyla ilgili bilgi notuyla karşılaştık. Taraflı tarafsız avukatlarla da konuştuk. Bir belediyeye operasyon yapılır ama kamu zararı bile ödenmişti” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2026 04 10 At 005217-1

SGK RAPORUNDA ÖMER EŞKİ’Yİ TUTUKLAYACAK HİÇBİR İŞLEM YOK
Fatih Yapar, gözaltı işlemine dayanak olan SGK raporuna dikkat çekerek “İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasında, ‘SGK uzmanlarının hazırladığı rapora istinaden’ diyor. Bu bilirkişi raporu demek. ‘Biz bunu gerekçe tutarak işlem yaptık’ diyor. Gözaltı işlemi uygulamasını SGK uzmanının raporuna dayandırmış. Maaş SGK’yı ilgilendiren bir durum değil. Maaşı mali anlamda belediye kasasından çıkmış bir kamu zararı olarak değerlendirirsiniz. SGK raporunda hanımefendinin sağlık harcamalarıyla ilgili bir değerlendirme var. Hanımefendi, Bornova Belediyesi’nde çalıştığı dönemde 19 bin liralık sağlık fatura değerlendirmesi ve 4 bin lira faizi var. Asıl hikaye Uşak Belediyesi’nde çalıştığı 1,5 yıllık süreçte. Uşak SGK İl Müdürlüğü o dosyasına bakacak. Ancak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı açıklamada, SGK raporunda Bornova Belediyesi’nin Personel A.Ş şirketinden bahsediyor. Hanımefendinin işe giriş kaydının bulunduğu bir sicil numarası var. Bununda temsilcisi Bornova Belediyesi’nin Personel A.Ş şirketi. Ömer Eşki, bu şirkette ne yönetim kurulu başkanı ne bir yönetim kurulu başkan vekili. Bazı şirketlerde başkanlar, yönetim kurulu başkanı da olabilir. Ömer Eşki burada da yok. SGK’nın uzman raporunda Ömer Eşki’yi ilgilendiren bir bölüm yok. Başsavcılık, SGK uzman raporunu göstererek evrakta sahtecilikten işlem yaptım diyor. Burada da tezat durum var. Emniyetteki süreçlerde ne bir SGK raporu konulmuş ne doğru düzgün bir değerlendirme yapılmış. SGK bu raporu hazırladıktan sonra savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. 1 gün sonra savcılık harekete geçti. Savcılık evrak saklama gibi bir durumla karşı karşıya. SGK raporu ile ilgili değerlendirmeyle ifadeye çağırıyorsunuz. SGK raporunda Ömer Eşki’yi tutuklayacak hiçbir işlem yok. O raporda Bornova Belediyesi’nin Personel A.Ş şirketinden bahsediyor, başkan orada yok. Türk Ceza Kanunun 217. Maddesinde halka gerçeği olmayan bilgiyi alenen yaymak diye bir tanımlamayla ilgili bir madde var. Ben bunun farkında olduğum için çok fazla bir şey söylemiyorum” ifadelerini kullandı.

BUCA BELEDİYE BAŞKANI GÖRKEM DUMAN İFADEYE ÇAĞRILABİLİR

Buca Belediyesi’nde de benzeri bir sürecin savcılık tarafından işletildiğini aktaran Gazeteci Yapar şunları söyledi:

Aynı durum Buca’da geçerli. SGK’nın Buca Belediyesi’ndeki yaptığı işlem var. 20 kişinin üzerinde bankamatik personel. SGK, ‘sen adamın işe girişini yapmışsın, işe girişle ilgili SGK prim borcunu ödüyorsun. Bu işe gelmiyor’ diyor. Bunu SGK sahte sigortalılık kapsamında bir tanımlamayla değerlendiriyor. ‘Bu kişi yarın hastanelerden faydalanacak, benim SGK olarak bütçemden Sağlık Bakanlığı’na bedel ödeyeceğim diyor’. Bu işlem gerçekleşmedi diye bir çalışma yapıyor. Emniyete gelen bir ihbar üzerinden, Buca Belediyesi’nde de çalışma var. Ömer Eşki’yi gözaltına alan sistem Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ı da ifadeye çağırabilir. Onu da gözaltına alabilir, onu da savcılık tarafından tutuklamaya sevk edebilirsiniz.

Dönelim bankamatik memuru meselesine. Nerede bankamatik memuru yok? Yıllardır bildiğimiz bir şey bu. Bakanlıklarda, Sağlık İl Müdürlüğü’nde, adliyede, turizmde, MEB’de de var. Büyükşehir’de de vardı. Bankamatik memuru tanımı geniş bir tanım. Bir adama görev verip, müdür yapmışsınızdır. Görevden aldıktan sonra işe gelmesini beklemezsiniz. AK Partili belediye yok mu? Emin ol Aliağa Belediyesi’nde de vardır, Menemen’de de vardır. Bundan önceki AK Partili olan belediyeler, Menderes, Torbalı, Kemalpaşa, Kınık, Selçuk, Kiraz, buralarda da vardı. İşe giriş kaydı olan herkes sabah 8’de kart basıp, yüz mü okutuyordu. Bu niye suç oldu ki?

BİRÇOK AK PARTİLİ HUKUKÇUYLA GÖRÜŞTÜM, ONLAR DA BORNOVALILAR KADAR ŞAŞKINDI
Ümit Yaldız, gözaltı ve tutuklama istemi işlemlerinin hukuki tartışmaları beraberinde getirebileceğini belirterek “Bornova’da 2 bin 500 kişinin içinde bir kişinin gözden kaçması, bir biçimde işe gelmediği halde maaş alması bir kusurdur, yanlıştır, hatadır. Belki bir suçtur. Ancak kabahati maddi olarak üstlenilmiş bir konudan dolayı bir belediye başkanını neredeyse tutuklamak hukuken Türkiye’ye level atlatırdı. Artık Türkiye’de tutuklanmanın ne kadar kolay olduğunu, kimsenin hukuki anlamda güven içinde olmayacağını görürdük. Gördüğüm kadarıyla adalet mekanizmasında hala hukukun temel ilkelerine inanan bir yapı yaşıyor. Dün birçok AK Partili hukukçuyla görüştüm. Onlar da Bornovalılar kadar şaşkındı. Başka bir şey mi var diye bakıldı. Ancak yok, tek personel. Bu bir ders olmalı” dedi.

BU SORUŞTURMANIN İZMİR’DE OLMASININ ANLAMINI, ŞİFRELERİNİ ÇÖZMEK LAZIM

Yaldız şunları söyledi:

Görünen o ki, CHP’lilerin toplu iğne başı kadar hata yapma lüksleri yok. Pire deve yapılıyor. AK Partili her yapıda bankamatik vardı Seçim dönemlerinde dönemin AK Partili belediyelerinden maaş alan kişilerin AK parti seçim bürolarında çalıştığını biliyoruz. Bu siyasetin doğasında ne yazım ki var. Siyaset alanında bunlar görece bir biçimde görmezden gelinirdi. Uşak Belediye Başkanının tartışmalı noktada olması meseleyi bir parça büyüttü. Bornova meselesinde bir husus da şu oldu. Bu soruşturma zaten İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılmadı mı? Dün İzmir’de gözaltına alınan Aslıhan Aksoy, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından gözaltına alınıp bırakıldı. Orada da Bornova Belediyesi’nden maaş alıp çalışmadığıyla ilgili madde vardı. Tüm Türkiye oradan öğrendi. Bu soruşturmanın İzmir’de olmasının anlamını, şifrelerini çözmek lazım”

ADALET MEKANİZMASI İZMİR ADLİYESİ’NDE BU OPERASYONU YAPANLARA BAKACAKTIR
Gazeteci Fatih Yapar Adalet Bakanlığı’ndaki değişim ve adliyelerde yaşanan atama süreçlerine dikkat çekerek “Adliyede tam taşlar yerine oturmadı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ile başlayan değişim rüzgarı var. Bu rüzgardan etkilenecek iller değerlendirmesinde İzmir’de geçiyor. Bu değişiklik olma ihtimaline karşılık hareketlilik var. Adalet mekanizması İzmir Adliyesi’nde bu operasyonu yapanlara bakacaktır. Soruşturma değerlendirmesi yaparken yürütülen bir işlem var. İzmir ayrı bir dosya açmış. Bunun ne anlama geldiğini mutlaka değerlendiriyorlardır. Bana göre taşlar yerine oturmadığı için süreç değerlendirmesi olabilir. İzmir ayrı bir dosya açtığı zaman, ‘CHP’li belediyelere siyasi baskı ve saikle operasyon mu yapılıyor? Bir yerlere mesaj mı gönderilmeye çalışılıyor veya yargıyı baskı altına mı almaya çalışıyor?’ sorularını AK Partili üst düzey yetkililer de soruyor. Onlar da kendi açısından yargı siyasallaştı, yargıda problem mi var? Baskı altında mı acaba diye değerlendirmeler yapılıyor. İzmirliler de buna böyle bakacak. Belediye başkanı siyaseten mi alındı, yoksa hukuken mi alındı?” değerlendirmesini yaptı.

ÖKÜZÜN ALTINDA BUZAĞI ARADILAR

Ümit Yaldız şunları söyledi:

“Aslıhan Aksoy konusu gereksiz uzadı. İzmir gündemine hiç girmemesi gereken bir konuydu. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından gözaltına alındı ve serbest bırakıldı. Mesele sadece Bornova Belediyesi’nde çalışıyor olması değildi. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın aldığı araçlar vs buna rağmen İstanbul Cumhuriyet Savcılığı serbest bıraktı. Sadece çalışıyor olmaktan tutuklansaydı bir garabet ortaya çıkardı. İstanbul’un serbest bıraktığı kişinin İzmir’de tutuklanıyor olması değişik gelirdi.

Bu ülke hepimizin. Partiler bugün var yarın yok. Bu siyasi kavgalar 2 gün sonra biter. Dünyadaki savaşlar bitiyor. Bu kadarına gerek yok. Pirenin deve yapılmasına, adalet mekanizmasıyla bu kadar oynanmasına gerek yok. Dün ben adliye önünde bulundum. Binlerce insan, 40 tane muhtar vardı. Bornova’nın 35-40 muhtarı gelmiş. Dernek olarak gelmişler. Belki başkanın gafletini de eleştiriyorlar ama yapılan da orantısız güç kullanımı. Gece yarılarına kadar kaygıyla beklediler. Öküzün altında buzağı aradılar. Adalet mülkün temeli. Başka Türkiye yok. Hepimiz aynı gemideyiz. Adaletin kantarı bir gün herkesi tartar. Yarınlara derin hesaplar bırakmayalım. Etrafımız ateş çemberi. Nereden kaç milyon mültecinin gireceği belli değil. Hangi düşmanın bize saldıracağı belli değil. BOP’un son ayağının Türkiye olacağı konuşuluyor. Biz içerde birbirimizin gırtlağına çökmeye çalışıyoruz. Siyaseten sen-ben kavgasını artık azaltmamız, mümkünse bitirmemiz lazım”