Bugün 5 Mayıs. Günbatımına doğru yavaş yavaş sokaklar kalabalıklaşmaya, tenekelerde ateşler yakılmaya başlayacak. Çocukken evimizin önünde yakılan ateşlerden hiç düşmeden atlardım. Bu akşam da yıllar sonra tekrar deneyeceğim’…

***

Hıdırellez ile kısa bir araştırma yaptım. Bakın ne ilginç adetlerimiz varmış meğer.
Hıdırellez sözü, insanlara iyilik yapmakla görevli, kutsal varlıklar olduğuna inanılan, Hızır ve İlyas adlarında iki arkadaşla ilgilidir.

Söylentiye göre: Hızır da İlyas da insanları ve doğayı çok seven, iyilik yapmaktan, paylaşmaktan ve paylaştırmaktan hoşlanan, yardımsever iki arkadaştır.
Hızır-İlyas söylemi, halk arasında uzun yıllardır süren kullanımın sonucu Hıdırellez şeklini almıştır.

-Hıdırellez'in her yıl 5 Mayıs günü ikindiden sonra başladığına, 6 Mayıs günü ikindi zamanı bittiğine inanılır.

-5 Mayıs günü akşamı, gül dallarına paralar asılır. (Eskiden kese içine para dikilip gül dibine gömülürmüş.) Ya da açık cüzdan bırakılır. Böylelikle bolluk ve berekete ulaşmak, varlıklı kişiler olmak düşlenir. Asılan paralar ya da cüzdanlar 6 Mayıs sabah erkenden geri toplanır.

-Evdeki her kişi için yedi fasulye ya da yedi nohut ekilir, gelebilecek kötülüklerin bunlara gelmesi dilenir.

-5 Mayıs akşamı evlenme çağına gelmiş kızlara bulaşık yıkattırılmaz.

-Hıdırellez günü, erkenden kalkılıp kapılar açılır. Genç kızlar için hazırlanan sandıklar açılır. Açılır ki eve bereket dolsun, genç kız da iyi bir evlilik yapsın.

-Hıdırellez günü, doğa ve insan sevgisi çok önemlidir; çünkü Hızır ve İlyas, insanları, doğayı, iyiliği ve cömertliği seven, bereketin simgesi olan, kutsallıklarına inanılan dinsel varlıklardır.

-Hıdırellez günü, hiçbir yeşil dalından koparılmaz.

Anadolu'nun birçok yöresinde Hıdırellez gecesi dilenen dileklerin gerçekleşeceğine, hastaların iyileşeceğine, uğursuzlukların sona ereceğine, sorunlara çözüm bulunacağına, kısmetlerin açılacağına ve bereketin artacağına ilişkin yaygın bir inanış vardır. Bu nedenle de 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece kırmızı bir bez içine madeni paralar konarak gül dalına asılır. Sabah erkenden yerinden alınıp cüzdana yerleştirilir. Ev sahibi olmak isteyenler, dört yol ağzına ya da bir gül dalının dibine, kibrit kutusu, hamur vb. şeylerle ev benzeri maketler yaparlar ve ertesi gün erkenden geri alırlar.
Durun daha bitmedi:

Evlenmek isteyen kişiler gelin/damat maketi yapar ve gül dalına asarlarsa evlenecekleri kişiyi düşlerinde göreceklerine inanılır. Aynı amaçla tuzlu yiyecekler yiyip su içmeden yatmak gelenektendir. Düşlerinde kendilerine altın tastan su verecek kişinin evlenecekleri kişi olduğuna inanılır.
Anadolu'nun birçok yöresinde 5 Mayıs gecesi, kapının önüne süt dolu bir tas konulur, bu süt yoğurda dönüşürse evin bereketinin artacağına, evdekilerin şansının açılacağına inanılır. Yalnız, uğurun bozulmaması için kimsenin bu konuda birbirine soru sormaması gerekir.

Aynı amaçla, boyları eşit iki yeşil soğandan birine beyaz; diğerine siyah iplik bağlanır. Ertesi gün bakıldığında beyaz iplik bağlı olan daha çok büyümüşse o yılın uğurlu geçeceğine yok eğer siyah iplikli daha çok büyümüş ise yılın çileli geçeceğine inanılır.
Evde buket gül var, dallarından bu gecelik yararlanmayı düşünüyorum doğrusu :)