Bu KENT A.Ş. sorunu Nasrettin Hoca hikayesine döndü.
Hatırlarsınız; Hani iki mağdurdan biri Hocaya haklılığını anlatmış, ’“haklısın’” demiş.’¶ Diğeri anlatmış, Hoca; ’“sende haklısın demiş.’” Yani bu işte herkes kendisine göre haklı.
Daha önce sorunun diğer taraflarını dinlemiş bu konuda birkaç yorum yazısı yazmıştım.
Örneğin bir tarafa göre; Karşıyaka Belediyesi bir taraftan işçi çıkarırken diğer taraftan, taşeron işçisi almıştı. Bu iddiayı ortaya atanlar kendilerine göre haklıydılar.
****
Bu sorunun diğer tarafı olan Karşıyaka Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çalışkan’’ın düzenlediği basın toplantısına katıldım. Gazete sütunlarına yansıyan haberde de okuyacağınız gibi, haklı nedenlerini bir bir sıraladı Hüseyin Çalışkan.
’“Karşıyaka’’yı bölen CHP ya da Cevat Durak değil, bölen AKP’’dir. AKP’’nin yanlış politikası yüzünden bugün işçilerimiz mağdurdur’”
’“Sen solcuyum diyeceksin sonra; CHP’’nin Genel Başkanına hakaret edeceksin. Genel Başkanına hakaret eden bir işçiyi hangi CHP’’li Başkan işe alacak?’” diye konuşan Çalışkan, ’“30 Nisan öncesi 2120 çalışanımız varken şimdi, 1247 kişi çalışanımız var’” diyerek haklı nedenlerini sıraladı.
Çalışkan’’a göre; işini kaybedenlerin sayısı, 873 kişiydi. Yani sadece KENT A.Ş. işçileri değildi mağdur olan. CHP’’nin İzmir’’deki başarısını gölge düşürmek isteyenler vardı.
****
Yaşanan bu gelişmelerin diğer bir siyasi yönü, sol kendi içindeki sıkıntılar ve iç hesaplaşma istekleriydi. Mustafa Sarıgül ile DİSK birlikteliğinden söz ederek, bu hareketin sadece Karşıyaka’’ya karşı değil CHP’’ye karşı bir tavır olduğunu vurguladı Hüseyin Çalışkan. Çalışkan kendine göre haklı olabilirdi.
Ben Çalışkan’’ın bu görüşüne katıldığımı söyleyemem.
Neden?
’“10 Aralık Hareketi’’nin bir devamı’” ya da ’“unutulmaya başlayan 10 Aralık Hareketi’’ne yeni bir heyecan kazandırılmak isteniyor. SHP ile birleşerek yeni yapılanma hazırlıkları var. Bunun içinde İzmir pilot bölge seçildi’” demiş olsaydı. ’“Belki’” diyebilirdim. DİSK ’– Sarıgül siyasi birlikteliği bana pek inandırıcı gelmedi.
***
Bana göre basın toplantısının en can alıcı noktası; DİSK Ege Bölge Temsilcisi Azad Fazla’’nın KENT A.Ş mağduru 120 işçiye Büyükşehir’’e alınma sözü vermiş olmasıydı. Yani Hüseyin Çalışkan’’a göre; Azad Fazla işçileri toplayıp, ’“Ben 120 kişiyi Büyükşehir’’e aldıracağım, önce eylem sonra Büyükşehir’’de iş’” denerek bir söz verilmişti.
İşte burada sorulacak soru şudur; bu iddia mıdır?Yoksa gerçekten ortada Azad Fazla tarafından işçilere verilmiş böyle bir söz var mıdır?
Hüseyin Çalışkan’’ın sözlerinden yola çıkarak;
Eğer 120 kişilik bir liste çalışması yapılmış ise; CHP’’li Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’’nun böyle bir liste hazırlanmasından haberi var mıdır? Sorusunu sormak gerekir.
Bence bu sorunun yanıtını Aziz Kocaoğlu haklı olarak; ’“ Böyle bir liste çalışmasından haberim yok’” diye verecektir.
Eğer İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’’nun haberi olmadan böyle bir liste yapılıp işçilere, ’“önce eylem sonra iş sözü’” iddiası doğru ise;
O zaman KENT A.Ş sorunu içinden çıkılmaz daha da dev sorunlar yumağını beraberinde getirecektir.
Bunun dışında, CHP için önümüzdeki günlerde parti içi daha büyük tehlikenin ilk sinyalleri, kongreleri öncesi oluşacak ittifakların ilk çatırtısı olacaktır.