Önce İzmir Büyükşehir Belediyesi tanzim satış mağazaları açtı, dar gelirli vatandaş faydalansın diye!’¶
İş tutunca da nerede park bulduysa oraya tanzim satış mağazasının şubesini açtı.
Zamanla büyüdüler. Zincir mağazalar halkası oldular.
Belediye mağazası olunca, ruhsat problemi de halloldu.
*
Borsa’’ya girdi büyük prim yaptı.
Büyüdü, olgunlaştı, gelinlik çağa geldi, bu sırada damat arayışları başladı.
Yabancı kısmet çıktı, parayı basıp aldılar.
Yerli malı satıyorlardı önceleri, üreticiye de zamanında ödeme yapıyorlardı. Uygun fiyattan satıyorlardı.
Sonra;
Sonra ne mi oldu?
Satılan malların yarısı yabancı ülkelerden getirilmeye başlandı, raf bedeli astronomik rakamlara çıkarıldı. Üreticilere geç ödeme yapıldığından iflas edenler oldu.
**
Çünkü! vicdan, insaf yoktu. Sadece ticaret, kar ve kazanç vardı.
Haksız rekabet almış başını gidiyor.
Üç kalem ucuz, geriye kalan mallar Allah ne verdiyse.
Kasapları bitirdiler, etin okkasını 30-TL yaptılar.
Bakkallar, zücaciyeciler, fırınlar, butikler, tatlıcılar vs. tüm esnaf kurban oldu, en önemlisi istihdam yaratan yerli üretici de yok oldu.
Unutmadan! Üniversite bahçeleri bir gecede büyük mağaza ve alışveriş merkezi oldu, ruhsatsız, kanunsuz, alışveriş merkezleri sonra nasıl olduysa ruhsat’’a bağlandı.
Peki, neden yabancı sermaye ülkemizde perakende sektöründe?
Çünkü ülkemizde AVM’’lerin bir yasası yok.
Nasıl çalışırsan çalış;
Saat yok,
Tatil günü yok,
Ne satarsan sat,
Lastik sat,
Ekmek sat,
Kurbanlık koyun sat,
Her şey serbest’…
Ee bir de milyonlarca gençten oluşan tüketici bir toplum var.
Daha ne olsun.