Atalarımız imanın şartları beş altıncısı ise ' haddini bilmek demiş'. Dünkü basında on yedi yaşında bir çocuğumuz sayın R.T.Erdoğan' a facebook üzerinden hakaretten mahkum olduğu haberleri vardı.. Bu mahkumiyet kararı, Başbakanın şikayeti olmaksızın verilmiş.
Bu olay, toplumumuzda gittikçe gelişen tahammülsüzlüğün bir göstergesi. Bu kadar genç yaşta, bir ülke başbakanına mahkumiyet alacak kadar hakaret etmeyi anlamakta zorluk çekilir. Genelde delikanlılık çağının başlangıcında akranlarla boy ölçüşülür, büyüklerle dalaşılmaz.
Bir kimseyi siyasi yönden tenkit etmek doğal bir hak. Ama bu hak belirli sınırlamalar ile kullanılabilir. Tenkit etmek için donanım, ve konu hakkında bilgili olmak gerekir. Yoksa bazılarının yaptığı gibi, aç telefonu hakaret et, küfür et, geç bilgisayar başına hakaret yağdır ve rahatla mantığı çok yanlıştır.
Vakti ile benim bir telefon sapığım vardı. Gece yarısından sonra telefon eder kendisine gelen yüklü bir telefon faturası, geciken bir mektubunu, trenlerdeki gecikmeleri, uçak biletlerinin pahallılığını bahane eder ileri geri konuşur, hakaretlerini küfürle sonlandırırdı. Telefonlardan, kendisinin ruh sağlığı bozuk, 25-30 yaşlarında en az orta eğitim almış olduğunu intibaını almıştım. Ruh sağlığından şüphe duyduğum bu kimseyi şikayet etmedim. Emindim ki bu kimse Ulaştırma Bakanlığının çalışmasından haberi yoktu, aklınca tenkit ediyor, küfrediyor ve rahatlıyordu.
Yıllardır, yazılı basında düzenli, düzensiz yazılar yazıyorum. İnternetin yaygınlaşması ile, telefon sapıkları yerine 'internet sapıkları ortaya çıktı. Hiçbir donanımı olmayan konulardan habersiz olmasına rağmen, aklınca tenkit ediyor. Tenkitlerin bazılarına gözüm takıldığında bunları aczin ve zavallılığın örnekleri olduğunu görüyorum. Bir kimsenin bir başkasının her yazdığına cevap vermesi için ya onun kadar donanımlı olması veya siyasi hasım olması veya internet sapığı olması gerekir diye düşünüyorum. On yıldır siyaset dışında olduğuma göre, siyasi hasım olma ihtimali kalmıyor. Geriye kalan ihtimalleri bu internet sapıkları düşünebilirmi bilemiyorum. Bu ve bunun benzeri olaylar, toplumumuzda haddi bilmemezliğin arttığını ve hoş görünün giderek azaldığını gösteriyor. Eğitim sistemimize hoş görü telkinlerini ve vecizelerini koymalıyız diye düşünürüm.