Haberi yapan: Mehmet Baransu. (Aksiyon Dergisi ve Zaman Gazetesinde çalışmış, görevli olarak Taraf Gazetesine yerleştirilmiş, cemaatin uzun süre eğitip yetiştirdiği gazeteci.)’¶
Haberi Yayınlayan: Taraf Gazetesi. ( Başar Arslan- Savaş Arslan- Musiad- İlhan Soylu- Necati Baydemir-Haşim Bayram- Hasan Çağrıcı- Mürekkep Matbaacılık- Sawis Digital- Artıbir Reklam- Pusula Bilgiişlem- The Planet.com) Bu isim ve kuruluşları inceleyenler, Taraf Gazetesi ile Cemaatin kucak kucağa olduğunu çok net olarak görebilirler.
Cemaate mensup polisler ve Dış İstihbarat elemanlarının beraberce hazırladıkları senaryo gereği, ekleme yapılan CD’’ler, cemaatin elemanı olan gazeteciye verilir.
Cemaatin maddi olanaklarından devamlı olarak yargılanan gazete bu uydurma haberi yayınlar.
Haberi incelemeden, AKP yapısı gereği, olayı doğrular ve sahip çıkar.
AKP ne?İktidar Partisi.
Yani Türkiye’’de tek başına iktidarda olan AKP Hükümeti, kendi emrindeki Milli Ordusuna değil, Cemaatin Gazetecisi ve gazetesine inanıyor.
Bu arada ANAYASA MAHKEMESİ askeri suçların, askeri mahkemelerde görülmesi kararını ’“OYBİRLİĞİ’” ile verir.
Bu karara ilk komik yorum, incecik sesli AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ’’dan geldi. Bozdağ; ’“Anayasa Mahkemesinin bu kararı, Anayasa’’ya aykırıdır!’”dedi.
AKP’’nin peşine, eşleri AKP Milletvekili yapılan yazarlar, cemaat tarafından beslenen tarikat yazarları, Soros gibi vakıflar tarafından yemlenen yazarlar takılır.
Tekrar ediyorum, dünya’’da kendi Milli Ordusuna bu kadar düşman, kendi ordusundan bu kadar nefret eden AKP Hükümeti’’nden başka bir tek İRAN MOLLALAR Yönetimi var. Onlar da kendi generallerini ’“kafalarını keserek’” yok etmişlerdi.
Ama Atatürk Türkiye’’sinde böyle feci bir olay olmayacaktır.
Uydurma ve yalan haberlerle üretilen ’“BALYOZ’” en kısa zamanda bunların kafasına inecektir. Bu balyozu Türk Milleti ilk seçimde indirecektir. Çoğu gitti, azı kaldı.
BAŞIN SAĞOLSUN HABERAL HOCA’…
İnsanda sabır gücü olmasa, inanın bu ülkede insanın çatlaması an meselesidir.
Düşünün lütfen, Kandil’’den gelen eşkıyayı, eli kanlı katileri, Barzani’’nin piçlerini sınırda seyyar mahkeme ile karşılayacaksınız, ’“pişman değilim’” diye sizin hakiminize kafa tutan militanları, ’“kaçma tehlikesi olmadığı’” için serbest bırakacaksınız.
Öte yandan, Türkiye’’nin en önemli bilim adamını, Üniversite Rektörünü, binlerce insanı sağlığına kavuşturan bir Profesör Doktoru, on binlerce genci yetiştiren bir eğitim adamını üstelik hasta olmasına rağmen, hastanede tutuklu olarak yargılamaya devam edeceksiniz. Buna hangi vicdan dayanır?
Ocak ayının 21’’inde, Sayın YAŞAR ALİ HABERAL Hakkın Rahmetine kavuştu. Mekanı Cennet olsun.
Oğlu Mehmet Haberal tutuklu. Babasının cenazesine katılamayacak, babasını ’“kendi elleri’” ile toprağa veremeyecek.
Bir hayırlı evlada daha büyük bir ceza verilebilir mi?
Sadece bu olay dahi, yaşanan hukuk trajedisinin korkunçluğunu anlatmaya yeter de artar bile.
Sevgili Dostum Haberal Hoca; sakın kendini üzme, dik duruşuna, ’“Mustafa Kemal’’in Askeri’” gibi onurlu duruşuna devam et.
Allahın huzurunda ve kulların huzurunda da herkes biliyor ki, rahmetli baban senden razıdır ve seninle gurur duyardı.
Ne mutlu o babaya ki, senin gibi hayırlı evlat yetiştirmiş.
Başın sağ olsun.
Tüm aileye sabırlar dilerim.