Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ – Ekonomik dalgalanmalar üretimin anlamında çitçileri zor zamanlar içerisine sokuyor. Motorin fiyatlarının 60 TL bandını aşması, diğer bütün girdi maliyetlerinin artmasına karşın ürünler aynı oranda fiyat yükselişine geçmiyor. Bu sebeple üreticiler ekonomik koşulları ağır bir süreç içerisinde yaşıyor.
‘GEÇEN SEZON KURAKLIK SONRASINDA REKOLTE DÜŞTÜ, ARICILIĞI BIRAKMAYA YÖNELDİLER’
İzmir İli Arı Yetiştiriciler Birliği İkinci Başkanı Ramazan Keklik, geçtiğimiz sezonun değerlendirmesini yaparak, “Girdi masrafları çok yükseldi. Şeker, kovan maliyetleri arttı. Nakliye konusunda mazot fiyatları çok arttı. Arıcı çok zor durumda. Geçen yıl çamda da rekolte düşüktü, o da etkiledi. Geçen sene kurak geçtiği için çiçek konusunda da zorluklar yaşadık. Birçok arıcı günü kurtarma telaşında artık. Geçen sene kurak geçtiği için çok bal alamayıp arıcılığı bırakma niyetinde olan insan çok oldu” dedi.
‘TAŞKINLARDAN DOLAYI ZARAR GÖREN ARICILAR OLDU’
Bu kış mevsimindeki yoğun yağışları değerlendiren Keklik, “Bu sene de kış mevsiminde yoğun yağışlar dolayısıyla taşkınlar yaşandı. Karaburun, Seferihisar, Ödemiş bölgesinde küçük de olsa arı kayıpları meydana geldi, mağdur olanlar oldu. Yağmurlarla birlikte kuraklığın azalmasından sonra güzel olacağını düşünüyoruz. Çiçeklerin artması iyi yönde etkileyeceğini düşünüyoruz. Bahar yağmurları da güzel olursa hem çam hem çiçek konusunda iyi bir dönem bekliyoruz” diye konuştu.

‘GEÇEN SENE KOVAN BAŞI 5 KİLO BAL ALDIK, ARIYA ÇALIŞTIK’
Geçtiğimiz sezonun bal fiyatlarını değerlendiren Keklik, “Bal fiyatları çok dipte. Fiyatların bu derece düşük olması bizi çok zorluyor. Toptan teneke fiyatı 5 bin TL civarlarında. Kilograma vuruca 200 TL’ye bile gelmiyor. Kendi çalıştığımızı artık hesaba katmadan çalışıyoruz. Yevmiyem demiyoruz. Hem arıya çok az da kendimize, ortaya karışık çalışıyoruz. Bal olduğu zaman yine emek kurtarır, zarar etmeyiz. Birçok arıcı geçen sene kovan başı 5 kilo balı zor aldı. Kovan başı 5 kilo bal, arıya çalışmak demek. Masrafa çalışmak demek” ifadelerini kullandı.
‘ARININ UÇUP POLEN GETİRMESİNİ İZLEMEK ÇOK KEYİFLİ’
Üreticilerin son ana kadar umutları olduğundan bahseden Keklik, “Üreticiler yine başka yerlerden kısıp oraya veriyor, ‘acaba iyi olur mu’ diyor. Böyle bir umutla sezona giriyor. Üretici bir şekilde sürdürmeye çalışıyor. Başka millet olsa bu kadar sürdürüp ısrar eder mi bilmiyorum. Biz biraz inatçıyız. Arıcılığın çok güzel bir zevki var. Arının uçup polen getirmesini izlemek rahatlatıyor, bundan bir haz duyup zevk alıyor. Kazançlar biraz daha yüksek olsa, bal fiyatları biraz daha iyi olsa o zaman yaptığımız işten daha fazla keyif alacağız. Arıcının yüzü gülmüyor” diye konuştu.
‘ETİKETİ YANLIŞ BASTIK DİYE CEZA YEDİK, GLİKOZLU BALA DA AYNI CEZAYI KESİYORLAR’
Taklit ve tağşiş ürünler listesinde zeytinyağının ardından en çok bal geliyor. Büyük firmaların da ceza yediği taklit tağşiş listesine değinen Keklik, son olarak şunları söyledi:
Çam oranı biraz yüksek olan bal için çiçek balı etiketi vurduk diye ceza yedik. ‘Çam balına çiçek balı etiketi vurdunuz’ diye 90 bin TL ceza yedik. İçinde sahtekarlık yok, kalıntı yok, tağşiş yok. Sadece içeriğindeki oran yanlış diye ceza yedik. Biz böyle ceza yiyince belimiz bükülüyor. Büyük firmalara bu kadar verilen cezalar ödül gibi oluyor. Onlar için 90 bin TL yok hükmünde. İçinde bal olmayan glikoz şurubuna da 90 bin TL ceza veriyor. Ceza oranları ve çeşitlerine göre hatalar var. İçine bal koymadan kavanoza glikoz şurubu koyuyor yine aynı cezayı alıyor.




