İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU), kentte azalan su kaynakları nedeniyle 6 Ağustos 2025'te 13 ilçede 23.00 ile 05.00 saatleri arasında düzenli planlı su kesintileri başlatmış, 3 günde bir yapılan kesintiler 9 Eylül'den itibaren 2 günde, 10 Aralık'tan itibaren ise her gün olacak şekilde uygulanmıştı. Uygulama 6 Şubat 2026'da sona ermişti.

Kuraklık nedeniyle 2025 yılı sonunda su miktarı kritik seviyelere gerileyen kentteki barajlar, ocak, şubat, mart aylarında etkili olan ve nisan ayının başında da devam eden yağışlardan nasibini aldı.

Tahtalı'da doluluk yüzde 0,14'e gerilemişti

İzmir'de içme suyu ihtiyacının karşılanmasında en önemli kaynaklardan olan ve 1 Ocak 2026'da yüzde 0,14 olarak ölçülen Tahtalı'da doluluk, İZSU'nun 8 Nisan verilerine göre yüzde 52'ye ulaştı.

Doluluk geçen yıl 8 Nisan'da ise yüzde 15 olarak ölçülmüştü.

Normalde su altında kalan ve kuraklıkla birlikte kalıntıları gün yüzüne çıkan eski Bulgurca köyü, cami kalıntısı, eski köprü ve yapılar, doluluğun yüzde 52'ye ulaşmasıyla tekrar suya gömüldü.

- "Yüzde 60'lara yaklaşan bir rakam görmemiz olası"

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi Havza Amenajmanı Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, 2026'nın önceki yıllara kıyasla daha yağışlı geçtiğini belirterek, yılın 3 ayındaki yağışların beklentilerinin üzerinde olduğunu söyledi.

Nisanda da mevsim normallerinin üzerinde yağış beklendiğini anlatan Özkan, yaşanan durumun geçici bir rahatlama sağladığını ancak kuraklık koşullarını kökten çözmediğini, bu nedenle su tasarrufunun bir alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Özkan, İzmir'de kurak dönemin mayıstan sonra başladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bu yağışlar devam ettiği sürece, özellikle mayısın 2. haftasına kadar barajda bir artış görmemiz söz konusu. Yüzde 50'leri zaten geçtik, yüzde 60'lara yaklaşan bir rakam görmemiz çok olası ama tehlike henüz geçmiş değil. Yağışların giderek azaldığı ama sıcaklık etkisiyle birlikte buharlaşmanın arttığı bir döneme giriyoruz. Dolayısıyla suyu biriktirebildiğimiz kadar, ne kadar biriktirebilirsek geleceğimizi de o kadar güvence altına almış olacağız aslında."