CHP İzmir İl Başkanı Bedri Serter'i kıyı köşede kalmış bir ilçede yaşıyor olsam da yakından izlemeye çalışıyorum. Daha görevi teslim alışının üzerinden kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen iyi bir duruş sergiliyor başkan. Bir defa insanları önemsemeyi, dinlemeyi, onlara dokunmayı iyi başarıyor. Kasıntılı, kibirli bir adam değil. Egoları yok. Yüzü güleç. Pozitif enerji salıyor etraftan bakanlara. Temsil kabiliyeti yerinde. Farklı bir alanda da olsa yöneticilik yeteneklerini artırarak gelmiş bu makama dek. Şimdi bunun yararını görüyor Serter, tabii CHP'de. Serter'in bu olumlu özellikleri il yönetimini oluşturan bir çok isme de pozitif olarak yansıyor. Yönetim Serter'in iş başı yapmasıyla yeni bir sinerji kazandı. Yönetimin önemli isimleri olarak tanınan özellikle Osman Peri, Savaş Akıncı, Bahattin Özdemir, Metin Atmaca, Banu Özdemir, Şirin Akgül, Ali Karabay gibi bir çok yönetici il başkanının orkestra şefliği altında adeta arı gibi çalışıyorlar. Bir bakıyorsunuz filanca ilçede toplantı ve ziyaretteler, bir bakıyorsunuz şu yerde bir kültür- sanat etkinliği veya bir eylemin içindeler. Örgütlerle, üyelerle ve geniş seçmen kitleleriyle diolog kanallarını daima açık tutan bu yöneticilerde il başkanının performansını karşılıklı olarak olumlu yönde etkiliyorlar.
Geçen hafta yerel basın emekçisi bir dostum uzun uzun övdü il başkanını.
Yaşadığı bir sorun nedeniyle il başkanını cep telefonundan arıyor arkadaşım. Yanıt alamıyor. İki saat kadar sonra arkadaşımın cebi çalıyor. Bakıyor ki arayan il başkanı Bedri Serter. Kendisini tanıtıp arkadaşımın telefonuna hemen yanıt veremediği için özür diliyor. Arkadaşımda kendini tanıtıp yaşadığı sorunu kendisine aktarıyor. İl başkanı Serter soruna yakın ilgi göstererek hemen olaya sebep olan partililerini uyaracağını ifade etmesinin ardından arkadaşımıza yaşadığı ilçe ile ilgili bir çok soru sorarak o ilçenin siyasal fotoğrafını çekmeye çalışıp uzun uzun sohbet ediyor. Kendisini aradığı için gazeteci dostuma teşekkür eden il başkanı arkadaşımızı il merkezine davet ediyor ve her zaman kendisini aramasından mutlu olacağını söylüyor. Tabi meslektaşım bu konuşmanın ardından önemsenmekten, bir il başkanı tarafından aranmış olmaktan duyduğu mutluluğu şimdi bir çok yerde anlatarak il başkanı Serter'in imajına olumlu katkı yapıyor.
İşte bu olay benim için başkan Serter'e karşı sempatimi artıran sebeplerden bir tanesi. Diğerlerine gelince; Serter CHP Genel Merkezi tarafından atanmış bir il başkanı olmasına rağmen bu atanma kararıyla yetinmeyip benim yazılarımda sık sık dile getirdiğim ve talep ettiğim yedek üyelerin hemen göreve çağrılması eylemini de yerine getirdi. Bu üyelerin katıldığı toplantıda kendisi hakkında oylama istedi ve bu oylama yapıldıktan sonra iç huzuru ve tam yetkiyle koltuğa oturdu. Bu demokrat bir tavır ve örgüt iradesine saygıyı gösteren çok olumlu bir örnektir. Koltuğuna birlik ve beraberliği zedelemeden oturan il başkanı Serter o günden bu yana da demokrat tavrını sergilemeye devam ediyor.
Bu demokrat tavır Menderes eski belediye başkanı Ergun Özgün'e telefon açmasında da kendini gösterdi. Bayraklı ilçesinden disiplin nedeniyle partiden ayrıştırılan isimlere randevu vererek il merkezinde onlarla görüşmesiyle de devam etti bu demokrat tavır. Bu partiyi büyütmeye, genel seçimlerde daha fazla oy alınmasına olumlu katkı yapacak bir davranış biçimidir. Özellikle başkan Ergun Özgün ile görüşülmesi, onun yeniden partiye kazandırılması akıllıca bir düşünce ve eylem olacaktır. Kim ne derse desin Özgün, halen kendisini CHP'li hisseden, kendisini böyle tanımlayan, partinin felsefesi ve ilkeleriyle siyasal yaşamını sürdürmeye çalışan bir sosyal demokrattır. SODEP ve SHP'den başlamak üzere CHP'ye ilçesinde önemli kazanımlar sağlamıştır. İl başkanı en kısa sürede ilçesinde üç dönem üst üste seçim kazanan ve başarılı hizmetlere imza atan Ergun Özgün'ü parti üyeliğini tazelemeye davet etmelidir.

Yerel seçim sürecinde kalbi kırılıp partiden ruhen olmasa da bedenen ayrılan bir çok isim var. Bu isimlerin gönlü alınıp yeniden partiye kazandırılmaları bir gereklilik olduğu kadar akılcılıktır da. Mesela Güzelbahçe ilçesinden Ertan Avkıran, Aliağa ilçesinden Hakkı Ülkü kaybedilecek isimler değillerdir. Bu isimler ilçelerinde sevilen , sayılan , sözü dinlenen sosyal demokratlardır. Varlıkları partiye güç katar. Onlarda inanıyorum ki CHP ilke ve etiğiyle yaşamaya devam ediyorlar. Onlarda halen kendilerini tıpkı Ergun Özgün gibi CHP'li olarak tanımlıyorlar ve kalpleri CHP ile birlikte atıyor bu siyasetçilerin. İl başkanı Serter barışma, gönül alma, hakkı teslim etme turlarına hız kesmeden devam etmelidir. Çünkü hedef ve sorun ortadadır. Birleşmek ve kazanmak zorunda CHP bu kez.