Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, JW Marriott Hotel'de Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni'nde konuştu.
Ekonomiye ilişkin önemli mesajlar veren Erdoğan, son 49 ayın en düşük enflasyon verisine ulaşıldığını ve Merkez Bankası rezervlerinin artığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
Ülkemizin en önemli uluslararası başarılarından bir tanesine imza atan Türkiye Müteahhitler Birliği’nin siz değerli üyelerine teşekkür ediyorum. Türk müteahhitleri, güçlü mühendislik birikimimizi, güvenilirliğimizi dünyanın farklı ülkelerine taşıyor.
Türk inşaat şirketleri son yıllarda dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başarmıştır.
Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurtdışı faaliyetleri başarıdan başarıya çıkarak bugün hepimizi gururlandıran bir seviyeye ulaşmıştır.
Dünyanın 138 ülkesinde 12816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız.
Dünyanın en büyük uluslararası müteahhitlik firması listesinde yer alan 250 firmanın 45’i Türk firmalar oldu. İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş ikisi ilk 50 arasında yer almıştır.
45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir 20,8 milyar doları buldu.
Teknik müşavirlik şirketlerimiz 3127 adet uluslararası proje üstlendiler. Projelerin değeri 3,7 milyar doları aştı.
Bu gurur tablosundan ötürü teknik müşavirlik firmalarımızı ve sektörümüzü de canı gönülden tebrik ediyorum. Küresel ölçekte elde edilen bu başarılar mevcut ekonomik konjünktürde çok daha anlamlı hale geliyor.
"2025 REKORLAR KIRDIĞIMIZ BİR YIL OLMUŞTUR"
2025 yılı ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız dengelerin tekrar yerine oturduğu enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur. Enflasyon yüzde 30,89 son 49 ayın en düşük seviyesine indi.
Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankanızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı.
2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri geçen hafta itibari ile 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. İşsizlik oranımız son 31 aydır tek hane seyrini koruyor.
Ekonomide bu olumlu görünüm ticaret performansımıza da yansımaktadır.
Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273.4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır. 2025 yılında ihracatımız bir önceki yıla kıyasla net 11.7 milyar dolar artış göstermiştir. Hizmetler ihracatında da hamdolsun hedeflerimizin ötesine geçtik. 2024 yılında 115 milyar dolar olan hizmet ihracatı hedefimizi 117.2 milyar dolarla geride bırakmıştık. 2025 yılında 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefimize yıllıklandırılmış olarak eylül ayında ulaştık.
"TÜRKİYE KENDİNE BENZEYEN EKONOMİLERDEN KALICI BİÇİMDE POZİTİF YÖNDE AYRIŞACAK"
Enflasyon düştükçe, mali disiplini sürdürdükçe cari fazlaya doğru emin adımlarla ilerledikçe ve en önemlisi reformlarımızı birer birer hayata geçirdikçe Türkiye kendine benzeyen ekonomilerden kalıcı biçimde pozitif yönde ayrışacaktır.
Bu sayede büyüme birilerinin iddialarının aksine sadece belirli kesimlerle sınırlı kalmayacak çalışanın üretenin yatırımcının gençlerin kadınların emeklilerin kısacası 86 milyonun refahına doğrudan yansıyacaktır.
Değerli misafirler çok kıymetli kardeşlerim; bu verileri öylesine rakamlar olarak görmek başta şu an burada bulunan siz kardeşlerime ve ihracatçılarınıza karşı büyük bir haksızlık olacaktır. Gerek ihracatta gerek yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde yakaladığınız bu ivmenin gerisinde 23 yıllık büyük bir emek var.
Sadece ekonomide değil. Siyasi alanda uluslararası ilişkiler alanında ve daha benzer bir çok alanda ciddi ilerlemeler kaydettik. Ülkemiz için de istikrar ve güveni sağlamlaştırırken dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık. Türkiye’nin ekonomiden ticarete her alanda güçlenmesi için sizlerle birlikte uzun yolculuklara çıktık kıtalar açtık daha önce hiç ayak basılmamış yerlere iş dünyamız daha adeta çıkarma yaptık.
Suriye'nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak.
Suriye istikrara ve güvene kavuştukça bunun olumlu etkilerini başta biz olmak üzere tüm komşu ülkeler doğrudan hissedecek.
Zulmün etkileri silindikçe, Türkiye'nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgarlar esecek; bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz. İşte 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken Suriye’de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldı.
Suriye ekonomisi uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattı. Altı yüz bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara’nın yayımladığı son kararname ile Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garanti altına alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz.
Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz, paralel ordu olmaz. Kürt kardeşlerimden rica ediyorum bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin. Fitneyi fesadı ayrışmayı körüklemeye çalışanlara itibar etmeyin.
2 yanlış bir doğru etmeyeceği gibi 3 yanlış da bir doğru etmez. Suriye'de 10 Mart mutabakatına uyulmayacak büyük hata yapıldı. 4 Ocak'taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak'ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının çok önemsiyoruz. Aklın yolu vicdanın yolu birdir. Suriye için en doğru yol da bellidir."





