Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ - AK Parti İzmir İl Başkanlığı, Kaya Termal Otel’de iftar ve bayramlaşma programı gerçekleştirdi. Vefa İftarı ve Bayramlaşma Programı’na Son Başbakan Binali Yıldırım, TBMM AK Parti Grup Başkanı Abudullah Güler, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Önceki dönem Gençlik ve İzmir Milletvekilli Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, AK Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Mahmut Atilla Kaya, Şebnem Bursalı, Yaşar Kırkpınar, önceki dönem Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, önceki dönem Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, AK Parti Ege Bölge Koordinatörü Mustafa Esgin, AK Parti İzmir İl Koordinatörü Zafer Işık, önceki dönem İl Başkanları, önceki dönem Milletvekilleri, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, MHP İzmir Milletvekili Tamer, Osmanağaoğlu, Sivil Toplum Kuruluşları, iş insanları ve teşkilat mensupları katıldı.
YILDIRIM’DAN NASRETTİN HOCA HİKAYESİ
Son olarak sahneye çıkan Yıldırım, konuşmasına başlamadan önce iftar duası okudu. İftar duasının ardından konuşmaya başlayan Yıldırım, Nasrettin Hoca hikayesi okudu. Yıldırım, “Hoca Nasrettin’den bir hikayeyle giriş yapmak istiyorum. Cemaat toplanmış Hoca Efendi’ye; “Ramazan gidiyor bizden memnun mu?” diye sormuşlar. Hoca, “Tabi ki memnun kalmıştır, yoksa her yıl 10 gün önce gelir mi?” demiş. Bunun üzerine cemaat, “Ama hocam biz böyle bereketli, mübarek bir ayın gitmesinden üzüntü duyuyoruz” demiş. Hoca ise; üzüntünüzün farkındayım, yoksa gittikten sonra 3 gün bayram yapmazdınız” diye konuştu.
‘ÇEVREMİZİ KUŞATAN SAVAŞLAR VAR’
Yıldırım, bölgede yaşanan çatışmaları değerlendirerek, “Yarın son Ramazan orucunu tutacağız ve bayrama ulaşacağız. Ramazan barış, kardeşlik, dayanışma ayı. Ramazan’da tabi ki bütün İslam aleminin, insanlığın huzuru, refahı, barışı en büyük temennimiz ama ne yazık ki yaşanan sahadaki gerçeklik farklı. Türkiye’yi kuşatan çevrelerde savaşlar ve istikrarsızlıklar var. Ne yazık ki bu aylarda günahsız insanlar hayatını kaybediyor. Bunun ne insanlığa ne de dünya barışına faydası yok. Bu belirsizlik içinde liderimiz Erdoğan riyasetinde bu savaşlardan ve karmaşadan milletimizi uzak tutmak için çok büyük gayretle çalışıyor. Bölgede akan kanın durması yine burada sorumluluk Türkiye’ye düşüyor” dedi.
‘KRİZ YOK, BELİRSİZLİK VAR’
Yıldırım, çevredeki savaş sebebiyle kriz değil belirsizlik olduğunu belirterek, “Benim bu günlerde Türk Devletleri Teşkilatı Aksakal görevim var, kadim Türk coğrafyasında yaptığımız çalışma ve görüşmelerde şahit olduğumuz bir gerçek var. O bölgede yaşayan Türk devletleri ve kardeşlerimizin gözü kulağı Türkiye’de. Türkiye’nin bölge için ve hatta dünya barışı için önemli rolü olduğunu oralara gidince daha iyi anlıyoruz. İstikrarsızlığın kol gezdiği yıllarda ne yazık ki Türkiye edilgen bir ülkeydi. Sözü dinlenen bir ülke değildi. Şimdi dünya bir belirsizlik sürecinden geçiyor. Kriz demiyorum. Krizler yönetilebilir ama belirsizliği yönetme şansınız yok. Elinizde hiçbir parametre yok. Bir saatin neye gebe olduğunu bilmiyoruz. Bu zor şartlar altında Cumhur İttifakı olarak ortaya koyduğumuz irade ile güçlü bir şekilde ülkemizin ve milletimizin selameti için, bölgenin selameti için var gücüyle çalışıyoruz” diye konuştu.
‘İZMİR-İSTANBUL OTOYOLU OLMASA NASIL GİDECEKTİK, HAYAL EDEMİYORUM’
Yıldırım son olarak şunları söyledi:
Geçmişi beraber yaşadık. Son 25 yılda nereden nereye geldiğini dost düşman herkes biliyor. Türkiye fersah fersah yol aldı. Bugün Türkiye ulaşımda dünya 39’uncu sırasından 9’uncu sıraya yükseldi. Yolları böldük hayatları birleştirdik. Milleti birleştirdik. Dünyanın en büyük projelerini 25 yıl içinde milletimize kazandırdık. İzmir-İstanbul eskiden otoyol olmasa, Osmangazi Köprüsü olmasa nasıl gidecektik? Bunu hayal bile edemiyorum. İzmir için yaptıklarımızı sayacak değil. Aktif siyasi yaşamımın yarısından fazlası İzmir’de geçti. Birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızın bir çoğu bu masada.



