EGEDESONSÖZ - UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti sınırlarında inşa edilen "Efes Karşılama Merkezi" projesine karşı tepkiler sürüyor. Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ve duyarlı yurttaşlar, 1. derece arkeolojik sit alanı olan Antik Koressos Limanı bölgesindeki inşaat çalışmalarının durdurulması için yargıya başvurdu. Proje sahasında 26 Haziran 2026 tarihinde yapılan bilirkişi keşfinin ardından inşaat faaliyetlerinin daha da hızlandığı belirtildi.
EGEÇEP tarafından yapılan açıklamada, "Geleceğe Miras - Sonsuz Efes" tabelaları ardında yürütülen projenin, doğayı ve tarihi geri dönülemez biçimde tahrip ettiği vurgulandı. Sahada gerçekleştirilen bilirkişi incelemesine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Basına ve Bütün İnsanlığa...
Efes!...
Kuruluşu MÖ 6600 yıllarına dayanan, taşıdığı üstün evrensel değerlerle, dört ana ayak üzerine oturan; Ayasuluk Tepesi, Artemis Tapınağı, Çukuriçi Höyük, Meryemana Evi ile birlikte 2015 yılından bu yana UNESCO Dünya Miras Listesine dahil edilen yanı başımızdaki antik kent...
Açığa çıkarılmış ya da henüz varlığı bile tespit edilmemiş potansiyel arkeolojik değerleri yerine, yılda 2,5 milyonu aşan ziyaretçi sayısı ile övünülen kalabalıklar içinde yapayalnız bir şehir...
"Efes'in dışında, Tampon Bölge", diyerek adeta değersizleştirilen, gerçekte 1. derece arkeolojik sit alanı olan, Artemis Tapınağı'ndan Efes Koressos kapısına uzanan kutsal yol üzerindeki Antik KoressosLimanı bölgesine, "Efes Antik Kenti Karşılama Merkezi yapacağız." diyerek, binlerce kamyon dolgu malzemesi dökülmüş, yer yer betonla kaplanmıştır.
Geleceğe Miras "Sonsuz Efes", yazan yüksek paravanların ardına gizlenmiş bu projeye karşı, Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Derneği ile insanlığın kültür varlığını korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak isteyen yurttaşlar tarafından dava açılmıştır.Sahada 26.06.2026 tarihinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sırasında gözlemlendiği üzere, koruma için hiçbir önlem alınmamış, doğal peyzaj hoyratça bozulmuş, flora ve fauna darmadağın edilmiştir.
Koressos limanı havzasında 2013 yılı jeoradar ve jeofizik araştırmaları sonucunda varlığı kesin olarak belirlenen taşınmaz kültür varlığı yapıların akıbeti ise meçhuldür. Proje sahasında bunlar olurken; "UNESCO Dünya Miras Alanları'nda temel kural, alanı hareketsiz bırakmak değil, kontrollü bir şekilde korunarak yönetilmesidir." denilmesi ise ayrı bir ironidir.
Proje alanında keşif ve bilirkişi incelemesi öncesinde yavaşladığı görülen inşai faaliyetler, incelemenin tamamlanmasıyla beton dökme işleri de dahil olmak üzere birden bire hızlanmıştır. Bu yoğun çalışma, meydana gelen tahribatların büyümesine, dava açılışında talep edilen yürütmenin durdurulması değerlendirilmesinin aylar sonrasına ertelenmesiyle de geri dönüşü olmayan yıkıma sebep olacaktır.
2014 yılında hazırlanan Efes Alan Yönetim Planında, karşılama merkezi olarak, arkeolojik buluntunun olmadığı jeoradar ve jeofizik araştırmalarıyla tespit edilen kentin batısında ve liman yakınında bir saha öngörülmüştür. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, Ziyaretçi Karşılama Merkezi projesini Yönetim Planında ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı'nda belirlenmiş alandan farklı bir alanda herhangi bir plan değişikliği yapmadan hayata geçirdiği, proje öncesinde ise KMED (Kültürel Miras Etki Değerlendirme Raporu) hazırlatmadığı anlaşılmaktadır.
Türkiye'nin de taraf olduğu UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunması Sözleşmesine göre; taraf devletler dünya mirasını etkileyebilecek herhangi bir eylem önerisini ele almadan önce UNESCO Dünya Miras Merkezi'ni önceden bilgilendirmekle yükümlüdür. Söz konusu bilgilendirme yükümlülüğü dünya miras varlığının sınırları içerisinde, tampon bölgesinde veya geniş bağlamında bulunan ve varlığın üstün evrensel değerini etkilemesi beklenebilecek herhangi bir eylem önerisi için geçerlidir. Bu bildirimin yapıldığına dair dava dosyasına herhangi bir belge sunulmamıştır.Bugün Efes Antik Kentinin kesin sınırlarını çizmek, hangi noktasından hangi değerin ortaya çıkacağını; ölçüm, jeoradar, jeofizik, arkeolojik sondaj ve hatta kazı yapmadan söylemek mümkün müdür?
Efes Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmekte olan Musalar Lahdi 1978 yılında Efes Müzesi arkeologlarından Suzan Bayhan tarafından yürütülen kazılarda, duvarları freskli bir oda mezar içerisinde ortaya çıkarılmıştır. Bu olağanüstü eserin bulunduğu alanda bugün Efes Karşılama Merkezi inşaatı yükselmektedir.
Sayısı belirlenemeyen eşsiz eserlerden biri de, Efes Karşılama Merkezi inşaatının sadece 15 metre uzağındaki muhteşem Helenistik kent surlarının hemen içinde, Koressos Kapısı'nın çok yakınında, Vedius Gimnazyumu'nda bulunan Nehir Tanrısı Kaystros, yani Küçük Menderes'tir. Antik Yunan veAnadolu mitolojisinde sularının bölgeye sağladığı bereketiyle kutsal yaşam kaynağı olarak görülen Kaystros'un mermerden yapılmış bu heykeli İzmir Tarih ve Sanat Müzesi'nde sergilenmektedir.
1920'lerin sonlarında, özellikle kazı başkanı Josef Keil döneminde Avusturya Kazı Ekibi Vedius Gimnasyumu kazısını yapmış, batısını ve kuzeyini nekropol olarak tanımlamıştır. Vedius Gimnasyumu doğusunda yer alan Koressos kapısının kuzeye açılan konumu, Artemis Tapınağı'na uzanan kutsal yol ve klasik antik kent şehir yerleşimi düşünülünce bu bölgenin nekropol olması beklenen bir durumdur.
Bu nedenlerle sözkonusu jeofizik- jeoradar (GPR) ölçüm sonuçları dava dosyasına mutlaka konulmalı ya da yeni bir GPR ölçüsü alınarak sonuçları paylaşılmalıdır.
Efes Antik Kenti, yayıldığı bütün alanlarda; geçmiş zamanlardan katman katman biriktirdiği bilgiyi, binlerce yıl koynunda sakladığı eserleri, kendisini gören, dinleyen, anlayan ve koruyan bütün insanlıkla bilgece paylaşmaya devam edecektir.
EGE ÇEVRE VE KÜLTÜR PLATFORMU (EGEÇEP)




